Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 31 Aralık 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İlklerin yılı 2004


Bugün dünya ve Türk ekonomisinde "ilk defa" ve "en" kelimelerini oldukça sık kullandığımız bir yılın son günü.
2004 yılında dünya ekonomisinde son 30 yıldaki en yüksek büyüme hızına ulaşılacağı hemen hemen kesinleşmiş gibi. Tamamlamakta olduğumuz yılda mali piyasalarda istikrarsızlık beklentileri ve risk algılamaları Asya krizinden bu yana en düşük seviyesine gerilemiş durumda. Uluslararası petrol fiyatlarındaki hızlı artışa rağmen, bir miktar yavaşlasa da, büyümenin önümüzdeki yıl da sürmesi bekleniyor.
Ancak büyümenin yanında dünya ekonomisindeki dengesizliklerin de uzun zamandan beri ilk defa ürkütücü boyutlara ulaştığı dikkati çekiyor. Bunun en önemli göstergesi de cari açık veren ülkelerin açıklarının toplamının dünya hasılasının yüzde 3'üne ulaşması. Bu gelişme bir yandan dış ticarette, diğer yandan uluslararası finans piyasalarında riskleri artırıyor. Bu açığın önemli bir kısmının tek başına ABD ekonomisinden kaynaklanması da ayrı bir endişe kaynağı. Çünkü ABD son yıllarda küresel büyümenin en önemli itici gücü durumunda. ABD ekonomisinde yaşanan sürdürülemez dengesizlikler, küresel büyümenin diğer bir itici gücü olan Çin ekonomisindeki yavaşlama ve AB'deki büyüyememe sorunuyla birleştiğinde dünya büyümesinde beklentilerin üzerinde bir yavaşlama riski var. Bu gerçekleşirse geçtiğimiz yıl hiçbir kritik gelişmeyi görmeyen ve adeta körlük sınırına gelen piyasalarda risk algılamalarının artmasından ve sermaye hareketlerinde ani dalgalanmalardan endişe ediliyor. Ülkelerin ekonomi politikalarını sıkı bir şekilde koordine edememeleri halinde bu durumun bir krizle sonuçlanabileceği giderek daha fazla dillendiriliyor. Bütün bunlar önümüzdeki yılın küresel ekonomi açısından pek de rahat geçmeyebileceğini gösteriyor.
Türk ekonomisi de 2004 yılında hem ilk defa üç yıl üst üste kesintisiz bir büyümeyi gerçekleştiriyor hem de krizi izlemeyen bir yılda oldukça yüksek bir büyüme hızına ulaşıyor. Yine 2004 yılında ilk defa enflasyon tek haneli rakamlara iniyor. Yine bu yıl kamu kesimi faiz dışı fazlasının yıllar itibariyle en yüksek seviyesine ulaşması bekleniyor.
Ancak yine ilk defa gerek tutar olarak gerek GSMH'ye oran olarak Türk ekonomisi bu boyutlarda cari açık veriyor. İlk defa büyüme ve istihdam arasındaki ilişki bu kadar gevşiyor. İlk defa TL bu kadar değerleniyor. Türkiye ABden müzakerelere başlama tarihi alıyor ama AB ilk defa bir ülkeyle müzakere sürecini bu kadar farklı belirliyor.
2004 yılında dünyada siyasi karar mekanizmalarını oluşturanlar da aynen mali piyasalar gibi iyi ilkleri abartılı bir şekilde değerlendirirken, oluşan dengesizlikleri görmemeyi tercih ediyorlar. Oysa ekonomideki dengesizliklerle mali piyasalarda oluşan köpükler arasında çok büyük fark yok. Her ikisine de müdahalede geciktikçe uçağın yere çakılma olasılığı artıyor.
Türkiye de bu konuda bir istisna teşkil etmiyor. Uzun süredir ertelenen yapısal reformlarda herhangi bir ilerleme yok. Yasalara yapılan ve çok da saydam olmayan eklerle belediye borçlarının, yükü Hazine üzerinde kalacak şekilde tahkimine, TEKEL'in gene yakmak için kalitesiz tütünü almaya başlamasına veya IMF'ye sosyal güvenlik kuruluşlarının açıklarını belli bir seviyede tutmak için verilen taahhüde rağmen, emekli maaşlarına ek zam verilmesine imkan tanıyan düzenlemeler peş peşe gündeme geliyor.
İthalatın yerli üretimi kovmaya başladığını, üretimin talepten daha hızlı daraldığını görmek isteyen yok. Tarım kesimindeki fiyatların dolar cinsinden dünya fiyatlarının üstünde seyretmesine rağmen, neden çiftçinin geçinemediğini veya işsizliğin neden gerilemediğini inceleyen yok. Kısa vadeli sermayenin hızlı girişinin ekonomide yarattığı aşırı rekabet baskısı yanında, küresel ekonomide biriken riskler ve içerideki programdan sapmalarla birlikte yol açtığı kırılganlık görülmüyor.
Ekonomi politikası yapıcılarının ekonomide biriken riskleri piyasalardan sonra görmelerinin yarattığı sorunlar hafızalarımızda çok taze. Umarım 2005'te hükümetin gözündeki perde piyasa oyuncularından önce kalkar. Bu umutla okurlarımın yeni yılını kutluyorum.

foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Yeni dünya, yeni yıl
TSUNAMİ felaketi 2004 yılına damgasını vurdu....
Çetin ALTAN
2004'ün son gününde...
BUNDAN 60 yılı aşkın bir süre önce, henüz lis...
Melih AŞIK
Deney komedisi!
Ankara'da 3 büyük dişçilik fakültesinin deka...
Fikret BİLA
Yeni yıl...
Bugün 2004 yılını da geride bırakıyoruz, büyü...
Hasan CEMAL
Yılın son günü!
İnsanın ne çok kavgası var! Hayat boyu süren,...
Güneri CIVAOĞLU
de facto
Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, "bir sonr...
Abbas GÜÇLÜ
YÖK, hükümeti pes ettirdi
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, milyonlarc...
Hurşit GÜNEŞ
2004 nasıl geçti?
Baştan belirtelim biraz gazla, biraz da gerçe...
Sami KOHEN
Türkiye'nin "yeni imaj yılı"...
BU gece yarısı geride bırakacağımız 2004'ü, T...
Mehmet Y. YILMAZ
Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler!
Çocukluk yıllarımın okumaktan hiç vazgeçemedi...
Meliha OKUR
Malki'nin ortağı Erkohen sahnede
Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu'nda kişi ve kur...
Faik ÖZTRAK
İlklerin yılı 2004
Bugün dünya ve Türk ekonomisinde "ilk defa" v...
Derya SAZAK
Asya'ya yardım eli
Güney Asya'daki felaketin yaralarını sarabilm...
Meral TAMER
Hem çok çalışıp, hem de çok eğleneceğiniz bir 2005
Geçen yıl tam bugün bakın ne yazmışım: "Geçen...
Ece TEMELKURAN
Çocuklar öldürülmeyecek: Başka yolu yok!
Ben de bu çocuğun peşini bırakmıyorum arkadaş...
Güngör URAS
İyiliklerin meyvesi (henüz) toplanmadı
Türkiye'de iyi şeyler oluyor. Yapısal bir değ...
M. Ali BİRAND
Nefis bir yıl geçirdik...
Şöyle bir düşünün... Bundan önce (fazla abart...

© 2004 Milliyet