Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 31 Aralık 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İyiliklerin meyvesi (henüz) toplanmadı


Türkiye'de iyi şeyler oluyor. Yapısal bir değişim gerçekleşiyor. Ama bu iyiliklerin meyvesi henüz toplanamadığı için, sokaktaki insanın mutsuzluğu devam ediyor. Enflasyonla ilgili gelişmeler, bunun en çarpıcı örneği. Türkiye yıllarca yüzde 60 - yüzde 70 gibi ağır enflasyon şartlarında yaşadı. Ciddi bir çabayla enflasyon yüzde 10'un altına çekildi. Ama bu, sıkı para ve maliye politikası sayesinde oldu. Sıkı para ve maliye politikası demek, insanların reel gelirinin artmaması demektir. Piyasada durgunluk, işsizlik demektir. Geliri artmayan, iş bulamayan halka, dükkanını siftahsız açan esnafa, "Neden mutlu değilsiniz? Enflasyon düştü. Daha ne istiyorsunuz?" diye sorgu sual edilemez.
Öte yanda enflasyonun düşmesi demek, ekonominin önünün açılması, faizlerin aşağı çekilmesi demektir. Faiz oranları aşağıya çekilince Hazine'nin borç yükü azalır, hükümete iş yapması için bütçeden daha fazla para kalır. Özel sektör yatırımları artar. Bunlar önümüzdeki yıllar daha hızlı büyümesye imkân verir.
2004'te, Türkiye'nin önümüzdeki yıllarını olumlu etkileyecek daha başka gelişmeler de oldu. IMF ile üç yıllık bir anlaşma, önümüzdeki üç yılda döviz krizleriyle karşılaşması tehlikesini bir ölçüde azaltacak. AB'den, şarta bağlı olsa da müzakerelere başlama tarihi alınması, ülkenin dış itibarını artıracak. Halk, bunların olumlu etkilerini 2005 içinde "gelir artışı" olarak göremeyeceğinden, önemini değerlendiremeyecektir. Ama bunlar olmasaydı, 2005 daha kötü şartlarla karşı karşıya kalacaktık.

Sorun da var, çözüm de var
Bütçe açığı ve döviz açığı ülkenin temel sorunudur. Halkımız bunları kendi sorunu gibi görmüyor ama, bu iki sorunun faturasını sonunda halkımız, fakirlik, işsizlik olarak ödüyor... Bütçe açığı küçülüyor. Bunun yararını uzun dönemde gene halk görecek. Döviz açığı büyük. 2005 yılında da küçülemeyecek. Ama bu konuda bir şansımız var. Döviz açığı "borç doğurmayan" yollardan kapanıyor. Az da olsa yabancı sermaye girişi, portföy yatırımları, özel sektörün kredili mal alımları ve kaynağı belli olmayan döviz girişi sayesinde, kamunun dışarıda büyük rakamlarda kredi aramasına gerek kalmıyor.
Tekrarda yarar var. Bu olumlu gelişmeleri halkımız fark edemiyor ama, olumsuz gelişmeler gündemden düşmüyor. Tasarruf açığımız devam ediyor. Bu açığı kapatmak için dış kaynağa bağlılığımız artıyor. Piyasada TL'ye geçiş sağlanamadı. Yabancı paranın mevduattaki ve diğer parasal varlıklardaki payı yüzde 50'lerde. Reel sektörün yatırım ve üretimi kredilendirilemiyor. Vergi yükü dolaylı vergi ödeyenlerin sırtında. Gelir dağılımında bozulma devam ediyor. İşsizlik sorununda kısa sürede çözüm olasılığı yok gibi... Eğitim ve sağlık politikalarında kargaşa devam ediyor. Adalet sisteminde düzelme işaretleri görülmüyor.
Şunu kabul edelim ki, hükümet iyi niyet ile riski göze alarak, yılların birikimi sorunları çözme arayışını sürdürüyor. Yapısal değişimin yükünü, halka yüklediği faturayı görmemeye imkan yok ama, hükümetin yapısal değişim ve uzun vadeli kalkınma ve gelişmenin yolunu açma gayretlerini de takdir etmemek kadirbilmezlik olur... 2004 yılında olan bitenlerin iyilerini terazinin bir kefesine, kötülerini öbür kefesine koyarsak, "iyiler" ağır basar. 2005 yılı (inşallah) daha da iyi olur.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yeni dünya, yeni yıl
TSUNAMİ felaketi 2004 yılına damgasını vurdu....
Çetin ALTAN
2004'ün son gününde...
BUNDAN 60 yılı aşkın bir süre önce, henüz lis...
Melih AŞIK
Deney komedisi!
Ankara'da 3 büyük dişçilik fakültesinin deka...
Fikret BİLA
Yeni yıl...
Bugün 2004 yılını da geride bırakıyoruz, büyü...
Hasan CEMAL
Yılın son günü!
İnsanın ne çok kavgası var! Hayat boyu süren,...
Güneri CIVAOĞLU
de facto
Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, "bir sonr...
Abbas GÜÇLÜ
YÖK, hükümeti pes ettirdi
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, milyonlarc...
Hurşit GÜNEŞ
2004 nasıl geçti?
Baştan belirtelim biraz gazla, biraz da gerçe...
Sami KOHEN
Türkiye'nin "yeni imaj yılı"...
BU gece yarısı geride bırakacağımız 2004'ü, T...
Mehmet Y. YILMAZ
Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler!
Çocukluk yıllarımın okumaktan hiç vazgeçemedi...
Meliha OKUR
Malki'nin ortağı Erkohen sahnede
Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu'nda kişi ve kur...
Faik ÖZTRAK
İlklerin yılı 2004
Bugün dünya ve Türk ekonomisinde "ilk defa" v...
Derya SAZAK
Asya'ya yardım eli
Güney Asya'daki felaketin yaralarını sarabilm...
Meral TAMER
Hem çok çalışıp, hem de çok eğleneceğiniz bir 2005
Geçen yıl tam bugün bakın ne yazmışım: "Geçen...
Ece TEMELKURAN
Çocuklar öldürülmeyecek: Başka yolu yok!
Ben de bu çocuğun peşini bırakmıyorum arkadaş...
Güngör URAS
İyiliklerin meyvesi (henüz) toplanmadı
Türkiye'de iyi şeyler oluyor. Yapısal bir değ...
M. Ali BİRAND
Nefis bir yıl geçirdik...
Şöyle bir düşünün... Bundan önce (fazla abart...

© 2004 Milliyet