|
 |
|
|
Geleneksel anketimizde Sarı-Lacivertli kulüp zirveye çıktı
Fenerbahçe ambargosu
Türkiye'nin en eski anketi olma özelliğini koruyan 51. Yılın Sporcusu'nda, 2004 Atina Ollimpiyatları ikincisi boksörümüz Atagün Yalçınkaya mutlu sona ulaştı. Diğer kategorilerde de Fenerbahçe'nin farkı ortaya çıktı
O da Fenerbahçeli
MİLLİYET'in 51.Geleneksel Yılın Sporcusu Anketi'nde tarihi bir ilk gerçekleşti ve Fenerbahçe tüm kategorilerde zirveye damgasını vurdu. Atina Olimpiyatı'nda fırtına gibi esen ve güçlü rakipleri teker teker devirerek finale kadar çıkan, finalde Kübalı rakibine yenilerek gümüş madalyada kalan Sarı - Lacivertli kulübün boksörü Atagün Yalçınkaya Yılın Sporcusu seçiminde ipi açık farkla göğüsledi. Fenerbahçe'nin ambargo koyduğu geleneksel ankette kulüp başkanı Aziz Yıldırım, Hollandalı yıldızı Van Hooijdok, Teknik Direktörü Christoph Daum ve Sarı-Lacivertli ekip zirveye adını yazdırdı.
En genç madalyalı
OKURLARIMIZ, ufak tefek cüssesine rağmen çelik gibi bileği ve mangal gibi yüreğiyle rakiplerine ringi dar eden, Atina Olimpiyatı'nda elde ettiği büyük başarıyla Malik Beyleroğlu'ndan sonra Türk boksunun ikinci gümüş adamı olarak tarihe geçen Atagün Yalçınkaya'ya oy yağdırdı. Milliyet Okurları, Türk gibi kuvvetli sözünü dosta düşmana kanıtlarcasına muhteşem maçlar çıkaran, başarısıyla Dünya boksunun efsane ve unutulmaz ismi Muhammed Ali'nin 17 yaşında olimpiyat finaline çıkabilme unvanına ortak olan Yalçınkaya'yı kürsünün en üst basamağına oturttu.
YILIN FUTBOLCUSU
1. Van Hooijdonk (Fenerbahçe)
2. Fatih Tekke (Trabzonspor)
3. Zafer Biryol (Konyaspor)
YILIN SPORCUSU
1. Atagün YALÇINKAYA (Boks)
2. Mehmet OKUR (Basketbol)
3. Halil MUTLU (Halter)
4. Eşref APAK (Atletizm)
5. Elvan ABEYLEGESSE (Atletizm)
YILIN TAKIMI
1. Fenerbahçe
2. Halter Milli Takımı
3. İşitme Engelliler Güreş Takımı
YILIN SPOR ADAMI
1. Aziz YILDIRIM (Fenerbahçe)
2. Turgay DEMİREL (Basketbol)
3. Oktay AKTAŞ (İşitme Engelliler)
YILIN ANTRENÖRÜ
1. Christoph DAUM (Fenerbahçe)
2. Aykut KOCAMAN (İstanbul-Malatya)
3. Ziya DOĞAN (Trabzonspor)
DÜNYADA YILIN SPORCUSU
1. Michael SCHUMACHER (Formula 1)
2. Lance ARMSTRONG (Bisiklet)
3. Thierry HENRY (Futbol)
HİZMET ÖDÜLÜ
MEHMET ALİ ŞAHİN - (Spordan Sorumlu Devlet Bakanı)
TÜRK sporunda devrim niteliğindeki yasal düzenlemelerin yapılmasına sorumlu bakan olarak öncülük etti. Sponsorluk, özerklik ve şiddeti önleme konularındaki kanunlar, sporda çağdaşlık ve fair - play ilkelerinin ülkede yerleşmesi için önemli adımlar oldu. Şahin, çalışkan devlet adamlığı ve spora her alanda hizmet felsefesiyle bu ödüle hak kazandı.
NAMIK SEVİK ÖDÜLÜ
COŞKUN ÖZARI
TÜRK Spor Yazarlığının unutulmaz ismi, merhum müdürümüz Namık Sevik adına hazırlanan ödül, bu kez bir başka ustaya, futbolumuzun efsane ismi Coşkun Özarı'ya gidiyor. Başarılarla dolu futbolculuk kariyerinin ardından Türk futboluna uzun yıllar teknik adam olarak hizmet veren Özarı, ilkelerinden taviz vermeden Fanatik Gazetesi'nde spor yazarlığı yapıyor ve yorumlarıyla futbolumuza ışık tutuyor.
ONUR ÖDÜLÜ
KORHAN YAMAÇ
BİR bacağını teröre kaptırmış Güneydoğu gazisi olarak Milliyet'in 1997'de yapılan 43.Yılın Sporcusu Töreni'nde onur ödülünü almak için podyuma çıktığında, ayakta alkışlanmıştı. Aradan yedi yıl geçti. Atina'daki Paralimpik Oyunları'nda atıcılıkta bir altın, bir bronz madalyayı boynuna taktığında bir kez daha ağlattı bizi Korhan Yamaç. Ve Milliyet de ona, bu onurlu yolda ikinci ödülünü verdi.
ÖZEL ÖDÜL
SEMİH SAYGINER-V.GÜNEŞ SİGORTA
BİRİ yeşil çuha üzerinde toplara hükmederken, diğeri filede Avrupa'nın zirvesine çıktı. Bilardoda tüm dünyaya ustalığını kabul ettiren Semih Saygıner, 2004'te de şampiyonluk serisini sürdürdü. Vakıfbank Güneş Sigorta bayan voleybol takımı da Avrupa Top Teams Kupası'nı müzesine götürerek, takım sporlarında yüzümüzü güldüren tek Türk ekibi oldu.
ŞÜKRAN ÖDÜLÜ
TEVFİK LAV
TÜRK futbolunun yeni kuşak çalıştırıcıları arasında kendine özel bir yer edinmiş, yükselen bir değeriydi. İnsani yönüyle de sevilen, takdir edilen bir teknik adamdı. Binbir zorluk içinde geçirdiği yıllar Tevfik Lav'ı olgunlaştırmış, yaşam felsefesini değiştirmiş içini sevgiyle doldurmuştu. Ta ki o elim trafik kazasına dek. Yüreğimizi dağlayan beklenmedik bir vedaydı aramızdan ayrılışı. Vakitsiz gitti. Yarım kaldı, eksik bıraktı.
|
|
|

|