|
 |
|
|
EGS'nin kurtuluşu İpekyolu olabilir
Satır Arası / Deniz Sipahi
Bu sütunlardan birçok kez yazdım. Türkiye'de hukuk öylesine geç adalet dağıtıyor ki; iş işten geçmiş oluyor. Yüzlerce örnek sayabilirim; yıkılan hayatları, tamir edilemeyen kalpleri anlatabilirim. Vatandaş bugün mahmeye gitmeye çekiniyor.
Çünkü sonucun üç yılda mı, beş yılda mı, on yılda mı çıkacağı konusunda bir fikri yok.
Biliyorsunuz; İzmir'de ortaya çıkan çok ortaklı şirketler başlangıçta çok başarılı oldular.
Hatta bu model Türkiye'ye örnek oldu, üniversitelerde okutuldu.
Bunların arasında en başarılısı Kipa'ydı. Kipa, hem konjonktürü yakalamış, hem de doğru sektöre yatırım yapmış oldu.
Sonuçta Kipa ortakları karlı çıktılar.
EGS, tekstil sektörünün gelişmesinde, KOBİ'lerin dış ticaretle tanışmasında önemli bir misyon üstlendi.
Bu sayede birçok firma daha rekabetçi konuma geldi.
Ama EGS'nin sonu Kipa gibi olmadı.
Öylesine büyük bir hayal kırıklığı oldu ki, bu çöküş olabilecek çok ortaklı girişimlerin önünü de tıkamış oldu.
Diyeceksiniz ki; EGS ile adaletin gecikmesi arasında ne bağlantı var.
* * *
Anlatalım.
Belki EGS'nin mevduat bankacılığına, perakende gibi birçok ilgi alanı dışında işe girmesi doğru değildi.
Belki kötü yönetildiği için gel gitler yaşadı.
Her şeye rağmen EGS, bu sonu görmeyebilirdi.
Çünkü İpekyolu Serbest Şehir gibi projeler hayata geçebilseydi, kaynaklar bu yönde kullanılacak, EGS'nin vizyonu da çok farklı gelişecekti.
Anayasa Mahkemesi tam üç yıldır elinde tuttuğu "Serbest Şehir" dosyasını geçen hafta içinde karara bağladı.
Üç yıl da Danıştay'da sürünen dosya sonucunda en başa dönülmüş oldu. Yani EGS'nin projesinin doğruluğu, yatırımın Türkiye'ye zarar getirmeyeceği aksine büyük yararlar sağlayacağı kararı alındı.
* * *
Tam altı yıl sonra...
Buna bir de hazırlık sürecini ekleyin; yedi, sekiz yıl...
İtirazlar...
Yürütmeyi durdurma talepleri...
Bilirkişi raporları...
Tekrar görüşmeler...
Yine kararlar...
Tekrar itirazlar...
Tekrar raporlar...
* * *
Anlamak, kavramak mümkün mü?
Türkiye neleri kaybettiğinin farkında mı?
Yabancı firmalar İpekyolu projesine bugünkü haliyle 80 ile 280 milyon dolar arasında fiyat biçiyorlar.
Büyük fiziki yatırımlar daha yapılmadan biçilen bu fiyat, planlanan yatırımların gerçekleşmesi halinde nerelere çıkar siz düşünün.
Hepimiz Dubai'yi örnek gösteriyoruz; İsrail'in serbest bölgelerdeki başarılarından bahsediyoruz.
ABD'daki Silikon Vadisi'nin hayallerini kuruyoruz.
Peki bunları nasıl yapacağız?
Eğer Serbest Şehir projesi yol almış olsaydı, EGS kaynaklarını buraya aktarır gereksiz birçok işe girişmezdi.
TMSF'nin önünde imza aşamasında olan EGS dosyası, Danıştay'ın vereceği nihai kararla daha rahat imzalanabilir.
Başkan Ahmet Ertürk'ün işini kolaylaştıran, kamuoyuna karşı güvence vereceği İpekyolu projesi; EGS'nin de önünü açabilir. Baştan beri iddia ediyorum.
EGS doğru modeldir.
Yanlış olan kötü yönetimdir.
EGS'nin devamında İzmir için, Türkiye için, tekstil sektörü için fayda görüyorum.
UNIVERSIADE için ne yapıyoruz?
2005 İzmir için gerçekten çok önemli. UNIVERSIADE için geri sayım başladı. Sekiz ay sonra İzmir, Türkiye'nin en büyük organizasyonunu gerçekleştirecek.
Gerçeği söylemeliyim.
İzmir'de bu heyecanı hissetmiyorum. Dünyanın birçok yerinde bu tür etkinlikler için yıllar öncesinden hazırlıklar yapılıyor. Eminim bizde çoğu insanın haberi bile yoktur. Neden İzmir'in önemli merkezleri Üniversite Oyunları'nı hatırlatan simgelerle süslenmez?
İnsanlar evinde işine giderken, işinden evine dönerken bu heyecanı günde birkaç kez hissetmez? İyi niyetli çalışmalar yapıldığını, bu işin hiç de kolay olmadığını biliyorum. Ama sekiz ay gelip geçer.
İzmir'in 2005'in tamamını bir festival olarak kabul etmesi gerekir. Böyle bir fırsat bir daha ne zaman ele geçer.
2005 GÜZEL OLSUN
Bizi ne mutlu eder?
İzmir 2004'te de sporda istediği başarıyı yakalayamadı.
Böyle giderse yakalayamayacak da...
Tabii insanlar başarı deyince; hemen futbolda şampiyonluğu algıladığı için diğer spor dallarındaki çıkışlar pek dikkate alınmıyor.
İzmir bence tam tersini yapmalı.
Baskette, voleybolda, yelkende, teniste şampiyonluklar yakalasak daha iyi olmaz mı?
Örneğin Pınar Karşıyaka'nın şampiyonluğu bizi tatmin etmez mi? Arkas Saint Joseph'in zirveye çıkması yeterli gelmez mi?
Genç bir tenisçiyi, yelkenciyi içimizden çıkarabilsek bizi mutlu etmez mi? Şahsen ben çok daha mutlu olurum.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|