Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 02 Ocak 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yol haritası!


Türkiye'de geçen yılı, 2004'ü özetlemek... Ekonomide enflasyon tek haneye indi. Ekonominin ve toplumun temellerini kemiren enflasyon canavarı otuz yılın sonunda havlu atmış oldu.
Ekonomik büyümede rekor kırıldı. Faizler düştü. Borsa yükseldi. İhracat çok iyi gitti. Ve liradan altı sıfır atıldı.
Erdoğan hükümetinin, geçirdiği bir yerel seçime rağmen mali disiplin ve IMF programı konusundaki kararlılığı 2004'teki ekonomik başarıyı getirdi.
Öte yandan 2004 özellikle Avrupa Birliği'yle ilişkiler açısından bir sessiz devrim niteliği taşıdı. Hükümetin demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları alanındaki reformcu adımları Türkiye'nin önünü açtı.
17 Aralık böylece Türkiye'nin modernleşme tarihinde bir dönüm noktası oldu. Üyelik müzakereleri için AB'den alınan tarih, Atatürk'ün hedef gösterdiği çağdaş uygarlık yolundaki büyük yürüyüşe devam kararıydı aynı zamanda...
Tarih deyince Kıbrıs unutulmasın.
Eğer Kuzey Kıbrıs'taki barış hareketi olmasaydı, Türkiye'nin 17 Aralık eşiğini aşması mümkün olamazdı. AB'den nefret edenler bu gerçeği gayet iyi bildikleri için, AB yolunun üstüne Kıbrıs'ta çözümsüzlüğü koydular.
Ama başaramadılar.
Bir yandan barış hareketi, öte yandan Erdoğan hükümetinin Kıbrıs'la ilgili çözümsüzlük en iyi çözümdür siyasetini bir yana bırakmaktaki kararlılığı, 2004'ün nisan ayında Kuzey Kıbrıs'taki referandum sandığından 'yüzde 65 evet'i çıkardı.
Bu yüzde 65, Kıbrıs Türklerinin Denktaşgilleri reddetmesi idi. Türkiye'ye müzakere tarihi yolunun açılmasıydı.
2004, bu nedenlerle başarılı geçti.
Hükümet geçer not aldı.
Artı notları fazlasıyla ağır bastı.
2005 ne olacak?
Yol haritası çok açık.
Ekonomide, IMF ile yapılan üç yıllık yeni anlaşma hangi politikaların izlenmesi gerektiğini gösteriyor. Türkiye'nin gecikmiş bazı yapısal değişim reformları hâlâ gündemde. Bunların başında sosyal güvenlik reformu var. Özelleştirmenin hızlandırılması var.
Erdoğan hükümeti geçen iki yıldaki gibi IMF programını yine kararlılıkla sürdürürse, doğrudan yabancı sermaye yatırımları sonunda Türkiye'ye de akmaya başlar. Bir başka deyişle, insanımızın aş ve iş sorunu gerçekten çözülme rayına oturur.
Yol haritasında ikinci ayak malum, AB'dir.
Artık Türkiye'nin elinde ete kemiğe bürünmüş, somut bir modernleşme projesi var. Ekonomiden çevreye, idari yapıdan yargıya, balıkçılıktan tavukçuluğa, insan haklarından hayvan haklarına kadar her alanda standartların nasıl çağdaş düzeye çıkarılacağına dair hedefler artık Türkiye'nin önünde...
Neyin nasıl yapılacağı biliniyor.
Tabii kolay olmayacak.
Ama hangi ülke için kolay oldu ki? Şöyle bir düşünün Avrupa'nın son yüz yıllık, son elli yıllık tarihini, hatta 1989'da Berlin Duvarı'nın yıkılmasından sonra geçen yılları...
Önemli olan değişim iradesi.
Türkiye son yıllarda bunu göstermeye başladı. 2004 bu bakımdan belirleyici bir yıl oldu. Ama belirleyici yıllar, hiç kuşkunuz olmasın, devam edecek.
Bir noktaya mim koyun:
Kıbrıs'tan gözünüzü ayırmayın.
Kuzey Kıbrıs'ta barış hareketi çok önemli. Türkiye'nin Avrupa yolunu kesmek isteyenler, tıpkı geçen yılki referandum öncesinde olduğu gibi yine Kuzey Kıbrıs'ta barış hareketini zayıflatmaya, bölmeye çalışacaklar.
Bunun için hem şubat ayındaki milletvekili seçimlerinde, hem nisandaki cumhurbaşkanı seçimlerinde Denktaşgilleri sahneye çıkarmak için ellerinden geleni yapacaklar.
Kuzey Kıbrıs'taki barış hareketi, Kıbrıs Türkleri için de, Türkiye için de yaşamsaldır. Bu açıdan ABD ile AB'nin de ayağını denk alması gerekiyor, eğer Kıbrıs'ta çözümle gerçekten ilgiliyseler...
Özetle:
Türkiye iyi bir 2004 geçirdi.
İyi bir 2005 geçirmemesi için de neden yok. Çünkü yol haritası belli. Sapma olmazsa, Türkiye daha iyiye gider.

h.cemal@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Kurnazlık, zekâ, akıl; yahut kılzanruk, âkez, lıka...
21. yüzyıl 5'inci yaşına basarken; saydamlıkt...
Melih AŞIK
Polis mektubu
Aşağıdaki mektup, İzmir polisi imzasıyla geld...
Fikret BİLA
Paralel uçuş...
Türkiye, 2004 yılında siyasi gündemini AB'den...
Hasan CEMAL
Yol haritası!
Türkiye'de geçen yılı, 2004'ü özetlemek... ...
Can DÜNDAR
Yılbaşı âdetinin kökenleri
Tarihte kayıtlı en eski yılbaşı festivali ner...
Abbas GÜÇLÜ
Ertuğrul Özkök
Hürriyet'in Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Öz...
Derya SAZAK
25 kuruş
Yeni Türk Lirası (YTL) ile birlikte, 1960'lar...
Meral TAMER
Hoşgeldin YTL
Yeni yılın henüz ilk saatleri... Yerli ve ...
Ece TEMELKURAN
Kaç veriyorsun bu yıla?
Bu yaşıma rağmen, "yetişkinlerin hayatı" konu...
Osman ULAGAY
2005'te şansımız açık olsun
Son yıllarda yaşadığım en yoğun bilgi ve duyg...
Güngör URAS
Gönül Yarası
Bugün sayın okuyucularıma "Gönül Yarası" ismi...
Serpil YILMAZ
Fazıl Say çaldı, Azeri Bakan şarkı söyledi
Azerbaycan Kültür Bakanlığı ve Azerbaycan - T...

© 2004 Milliyet