Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 02 Ocak 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kaç veriyorsun bu yıla?

Kendi kendinize bir not verin 2004 yılı için. Hatta sevgilinizle, eşinizle, arkadaşınızla bu not durumunu iyice değerlendirin. Siz ne veriyorsanız, bir puan da ben veriyorum üzerine


Bu yaşıma rağmen, "yetişkinlerin hayatı" konusundaki bilgim enayilik derecesinde sınırlıdır. Şirketler nasıl işler, iş ilişkileri nasıl kurulur, rüşvet nasıl verilir, vergi nasıl bir olaydır, bir ev, bir araba nasıl satın alınır gibi ve benzeri konular benim için hâlâ "büyüklerin" olayıdır, son derece bilinemezdir: Dünya işlerinde bilinmezcilik! Faturaların otomatik ödemeye bağlanması konusu bile benim için yakın zamana kadar esrarını koruyordu. Arsa almak misal, son derece komik gelir misal. Yeryüzünün minnacık bir kısmına sahip olmak, ona sahip olmak için banka kredisi almak, debelenmek filan... Bilmiyorum, size komik gelmiyorsa neden komik geldiğini anlatamam. Niye uzattım ben lafı şimdi bu kadar? Şundan: Bu genel çerçeve içinde şirketlerdeki hayat da bana, eskiden "Uzay Yolu" dizisinde kahramanlarımız çeşitli gezegenlere giderlerdi ya, o gezegenlerden biri gibi geliyor.
Oksijen seviyesini ölçtünüz mü Mistır Spak?
Normal solunumumuzu sürdürebileceğimiz düzeyde Kaptan Körk.
Böyle yani. Fakat bu gezegenlere arada sırada, serüvenlerin birinde uğradığımda da yeni şeyler öğreniyorum. Muhtemelen çalışan, normal insanlara ilginç gelmeyen şeyler ben "Atılgan uzay gemisinden" indiğim için müthiş enteresan geliyor. Misal yıllık değerlendirme raporları:
"İş gezegeninde, yıl sonunda yıllık değerlendirme raporları yazılıyormuş Kaptan Körk!"
Neyse... Ben bu yıllık değerlendirme raporlarından hiç görmedim. Muhtemelen benim aklımdan geçtiği kadar eğlenceli de değildir diye tahmin ediyorum. Misal, tanıdığım biri bir haftadır bu raporlardan birini yazıyor. Bir kere merak ediyorum, bütün yıl yaptığı şeyleri nasıl aklında tutuyor? Neye göre değerlendiriyor? Ama sonunda kendisine herhalde bir not veriyor diye tahmin ediyorum. Bu sebepten işte o gezgenden öğrendiğim şeyi kendi gezegenime taşıyor ve kendime not veriyorum. 2004 yılı için kendime...

Nevi şahsına münhasır bir "başarı"
Dur bakim: 8 veriyorum!
8! 7,5'tan 8 ama. Kanaat notuyla yani. Doğal olarak kendim için kanaat notum var. Genel
olarak notumu, bu yıl fazla depresif olduğum için ve televizyona, gazeteye çok çıktığım için kırdım. Yazdığım kitapların tanıtımı için fazla ortada göründüğüm için notumu 7'ye düşürdüm. Sonra da buna mecbur kaldığım için kanaat notu ekledim kendime: "Ajda Pekkan'lıkta Mecburi Hizmet" diyebiliriz bu duruma. Bir de tabii başarısız bir sigara bırakma girişimi oldu. O da biraz düşürdü notu. Velhasıl "Yıl Sonu Değerlendirme Raporu" konusunda biraz karmaşık olmakla birlikte iyi bir hesap sistemi geliştirdim. Şöyle ki...
Şimdi bu değerlendirme sisteminde başarı, para, terfi, ilişkilerde skor yok. Bu hesaplamada
önemli olan şey ne kadar kendin gibi davrandın, ne kadar istediğin gibi bir insan olabildin, ne kadar tamah edip erdemlerinden uzaklaştın, buna bakılıyor. İnsanlara ne kadar iyilik yaptın, kendine ne kadar iyi davrandın, bunlara bakılıyor. Daha iyi, daha akıllı, daha derin bir insan olmak için ne gibi girişimlerde bulundun, buralara not veriliyor. Bu durumda siz de kendi sisteminizi geliştirebiliyor, kimsenin dışarıdan izleyemeyeceği "başarılarınızı" tespit edebiliyorsunuz. Ayrıntılarını kimsenin bilmesine gerek yok. Yanlışlarınızı, hangi derslerden kaldığınızı da sadece siz biliyorsunuz. Son derece kendi kendinize bir rapor yani.

Benden size kanaat notu
Şimdi siz kendinize bir not verin 2004 yılı için. Hatta oturun sevgilinizle, eşinizle, arkadaşınızla filan bu not durumunu iyice bir değerlendirin. Siz ne veriyorsanız, bir puan da ben veriyorum üzerine. Benden size kafadan kanaat notu yani. Çünkü zor bir yıldı bu. Bu ülkede zor bir yıl daha geçti. Bu ülkede yaşadığınız için siz zaten çoktan hak ettiniz kanaat notunu. Hadi bakalım o zaman: İyi yıllar! 10'luk, tam puanlık, yıldızlı pekiyili bir yıl diliyorum size!

ecetem@hotmail.com








Çetin ALTAN
Kurnazlık, zekâ, akıl; yahut kılzanruk, âkez, lıka...
21. yüzyıl 5'inci yaşına basarken; saydamlıkt...
Melih AŞIK
Polis mektubu
Aşağıdaki mektup, İzmir polisi imzasıyla geld...
Fikret BİLA
Paralel uçuş...
Türkiye, 2004 yılında siyasi gündemini AB'den...
Hasan CEMAL
Yol haritası!
Türkiye'de geçen yılı, 2004'ü özetlemek... ...
Can DÜNDAR
Yılbaşı âdetinin kökenleri
Tarihte kayıtlı en eski yılbaşı festivali ner...
Abbas GÜÇLÜ
Ertuğrul Özkök
Hürriyet'in Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Öz...
Derya SAZAK
25 kuruş
Yeni Türk Lirası (YTL) ile birlikte, 1960'lar...
Meral TAMER
Hoşgeldin YTL
Yeni yılın henüz ilk saatleri... Yerli ve ...
Ece TEMELKURAN
Kaç veriyorsun bu yıla?
Bu yaşıma rağmen, "yetişkinlerin hayatı" konu...
Osman ULAGAY
2005'te şansımız açık olsun
Son yıllarda yaşadığım en yoğun bilgi ve duyg...
Güngör URAS
Gönül Yarası
Bugün sayın okuyucularıma "Gönül Yarası" ismi...
Serpil YILMAZ
Fazıl Say çaldı, Azeri Bakan şarkı söyledi
Azerbaycan Kültür Bakanlığı ve Azerbaycan - T...

© 2004 Milliyet