Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 03 Ocak 2005 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bu kayak asfaltta yapılıyor

Muhammed Kızılarslan ve Esra Güneş ülkemizin sayılı tekerlekli kayak sporcularından. Türkiye'de bu spora özel pistler olmadığı için antrenmanlarını gerektiğinde otobanlarda yapıyorlar. Ama buna rağmen Kızılarslan dünya şampiyonasında birinci, Güneş ise üçüncü oldu

ÖZKAN GÜVEN


Aracınızla otobanda giderken ellerinde demir çubuklar, ayaklarında tekerlekli kayak ayakkabılarıyla saatte 60 kilometre hız yapan birilerini görebilirsiniz. Sakin olun, onlar tekerlekli kayak sporcuları. Bu sporculardan 18 yaşındaki Muhammed Kızılarslan ve Esra Güneş tesis yokluğu nedeniyle antrenmanlarını otoparklarda, parklarda ve otobanlarda yapsalar da büyük başarılara imza attılar. Kızılarslan İtalya'da geçtiğimiz Eylül'de 2004'te düzenlenen dünya şampiyonasında birinci oldu, Güneş ise üçüncü. Şimdilerde her ikisi de 12 Ocak'ta Avusturya'da yapılacak üniversitelerarası kayak turnuvasına hazırlanıyor.

Bu spora nasıl başladınız?
Muhammed Kızılarslan: Ankara Lisesi ikinci sınıf öğrencisiyim. Daha önce bu sporu ablam üniversitede okurken yapıyordu. Tanışmam onun sayesinde oldu diyebilirim. Kış kayağıyla başladım ve daha sonra bu sporu asfaltta yapmaya başladım. Ankara Büyükşehir Belediyesi Kayak Takımı'nda bu sporları yapmaya devam ediyorum.

Esra Güneş: 18 yaşındayım. Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümü'nde okuyorum. 6 yıl önce tekerlekli kayak elemelerine katılmıştım ve bu yolda ilerlemeyi sürdürüyorum.

Bu sporun nasıl bir tehlikesi var?
Muhammed K.: Bunu karda değil asfaltta yapıyoruz. Ve yollarda son derece süratli gidiyoruz. Düşünün 60 kilometre hızla gidiyorsunuz. Freniniz olmadığı için istediğiniz an duramıyorsunuz. O hızla bir virajı alamayıp düştüğünüz zaman yara bere içinde kalabilirsiniz.

"Trafik polisi kayak ayakkabılarımı çıkarttı"
Başlarda çok düşüp kalkmışsınızdır, öyle değil mi?
Muhammed K.: Bir keresinde Göksu Parkı'nda antrenman yaparken kontrolümü kaybedip toprak yola girdim. Her yer diken doluymuş ve ben de bunların üzerine düştüm. Arkadaşlarım saatlerce oramdan buramdan diken çıkardı. Bayağı canım yanmıştı.

Esra G.: 2003'te Hollanda'da yapılan dünya kupasına katılmıştım. Yarışma sırasında bir ara üçüncü durumdaydım. Önümdeki ikincinin peşine takılmış, onu geçme telaşına düşmüştüm. Birden tekerin içine küçük bir taş parçası girdi. Ne olduğunu anlayamadan iki metre sürüklendim.

Nerelerde hazırlanıyorsunuz?
Muhammed K.: Tekerlekli kayak yapmak için trafiğe kapalı bir alan olması gerekiyor. Avrupa'da özel yapım pistler kullanılıyor. Bizim böyle bir lüksümüz yok. Ankara'daki Atatürk Kültür Merkezi'nde düz bir arazi ve geniş asfalt alanı vardı. Orayı kullanmak istemiştik ama Kültür Bakanlığı bize izin vermemişti. Kapalı otoparkta bir yıl antrenman yaptık. Bu çalışmalarla Esra ilk kez dünya üçüncüsü oldu. Bu biraz yankı bulunca orayı kullanmamıza izin çıktı. Farklı şekillerde yarışlar gerçekleşiyor. İniş ve çıkışlar için düz arazi yeterli gelmediği için Göksu Parkı'nın içine 2,5 kilometrelik asfalt ve uygun bir zemin yaptılar. Tırmanış yarışlarında Eskişehir yolunda başlayan ve İncek'te biten bir otoban keşfettik. Belli bir süredir orayı tırmanış yarışları için antrenman sahası olarak kullanıyoruz.

Bu çok tehlikeli değil mi?
Esra G.: Zaten İtalya'da bu yıl derece aldığımız yarışmalara hazırlanırken sürekli otobandaydık. Ama otobanın ortasında koşmuyorduk. Yolun kenarlarını kullanıyorduk. Başka çaremiz yoktu. Bir gün iki kız bir erkek otobana çıkmıştık. Geride kalmıştım, arkadaşlarım benden bir hayli ilerdeydi. Trafik polisine yakalandım. Yasak olduğu için kayak ayakkabılarımı çıkarttı. Yürümek zorunda kaldım o kadar yolu.

Muhammed K.: Otobanda koşarken laf atanları söylememe gerek yok. Kamyoncuların araçlarından sarkıp bana "Sen ne iş yaparsın?" diye kaç kere sorduğunu hatırlamıyorum bile. İtalya'ya bu şekilde hazırlandık ama yine de dereceye girdik.

"Bir antrenmanda 6 bin kalori yakılıyor"
Ebru Çetin (Antrenör)
Bu sporu yapmak için iyi bir koşucu olmanız gerek. Sporcularımız günde dört saat antrenman yapıyor. Bir yarışta veya antrenmanda yaklaşık 6 bin kalori harcıyorlar. Yakılan bu kalori karşısında vücudu destekleyen besinlerin alınması gerekiyor. Karbonhidrat ağırlıklı besleniyorlar. Elbette vitamin ve mineraller de alıyorlar. Uyku düzeni çok önemli. Her akşam 22.30'da mutlaka yatakta olup sabah erken kalkıyorlar.
Formula 1 yarışlarında arabalar ne kadar önemliyse bu sporda da malzemeler o kadar önemli. Bu sporda sizin arabanız kayaklarınızdır. Son derece iyi bakımdan geçirilir. Bu spor karda yapılan kayağın asfaltta yapılan şekli. Aynı malzemeler, aynı teknikler kullanılıyor. Sadece kayaklarda biraz farklılık var. Kış kayağında altı plastik olan malzemeler kullanılıyor. Bizimki 53 santimetre uzunluğunda bir demir, her iki ucunda 100 milimetre çapında iki tekerlekten meydana gelen bir malzeme. Hedeflerimizi büyütmeye çalışıyoruz. Her yıl önemli turnuvalara katılıyoruz.


CUMARTESİ
Kadınlar oryantale erkekler sirtakiye
"Dekorcuydum oyuncu oldum"
Bu kayak asfaltta yapılıyor
Taht için kuyruk var
Ayılma kokteylleri
Yeni yılın ilk kahvaltısı
Soğuk ve karlı bir hafta bizi bekliyor
"İlk" gün
ALTI NOKTA KÖRLER VAKFI





DONATELLA PİATTİ
Sarıkız'ın Anıları
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2004 Milliyet