|
 |
|
|
İhraç talebi reddedilince, Baykal kurultay çağrısı yaptı
Sarıgül depremi
CHP Disiplin Kurulu, Sarıgül'ün ihraç edilmesi talebini 7'ye karşı 8 oyla reddetti. Karar, yönetimde soğuk duş etkisi yarattı. Deniz Baykal, ay sonuna kadar olağanüstü kurultaya gitmeyi kararlaştırdı
Ezelhan Üstünkaya - Ankara
CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK), Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK) Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün kesin ihraç talebini, sürpriz bir kararla 7'ye karşı 8 oyla reddetti. Karar, Sarıgül'ün ihracına kesin gözüyle bakan parti yönetiminde soğuk duş etkisi yarattı. Daha önce Sarıgül'ü, "magazinden ibaret saydığı" mesajını veren CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, beklemediği bu karar üzerine ay sonuna kadar olağanüstü seçimli kurultaya gitme kararı aldı.
CHP YDK, MYK'nın, rüşvet karşılığı ruhsat vermekle suçlanan Sarıgül'e ilişkin ihraç talebini görüşmek üzere dün toplandı. Genel merkeze "06 CHP 356" plakalı araçla gelen Sarıgül, "2 ay sonra genel başkanım. Yapılacak ilk seçimde de 356 milletvekili ile CHP'yi iktidara taşıyacağım" dedi. Sarıgül'e, CHP milletvekilleri Hasan Aydın (İstanbul) ile Turan Tüysüz (Şanlıurfa) de eşlik etti.
YDK'da yaklaşık bir saatlik savunma yapan Sarıgül, Baykal'ın talimatı ile CHP milletvekilleri tarafından hazırlanan rapordaki yolsuzluk iddialarına 30 sayfalık raporla yanıt verdi. İddiaları "iftira" diye reddeden Sarıgül, kendisine "siyasi linç" yapıldığını savundu.
Rapordaki iddiaların, 2003 yılı ortasında kendisine yönelik suikast hazırlığının polise ihbar edilmesiyle başladığını öne süren Sarıgül, suikast girişiminin faillerine ilişkin yargılamaların halen İstanbul 13 ve 14. ağır ceza mahkemelerinde sürdüğünü belirtti.
Sarıgül, yolsuzluk iddialarının kaynağında bulunan İstanbul - Maslak'taki Garanti Bankası binasına ilişkin şunları kaydetti:
"Garanti Bankası'nın iskân belgesi vardır. Belge, belediye imar müdürlüğünün arşivinde 86 - 5417 numaralı işlem dosyasında bulunmaktadır. Mülkiye müfettişi, incelemesinde bu belgeyi gözden kaçırmıştır. Belgenin imha edildiği ya da müfettişin incelemesinden kaçırıldığı iddiaları gerçeğe ve mantığa aykırıdır. İnşaata benden önceki dönemde kaçak olarak başlanmış, benim dönemimde kaçak inşai faaliyetlerini imar mevzuatına uygun hale getirmişlerdir."
Sarıgül, Eczacıbaşı - İş Bankası Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'nın binalarına ilişkin iddialar konusunda, "İlk ruhsat, benden önce 1998'de verilmiştir" dedi.
'Baykal heyecanlı'
Sarıgül, muhalif milletvekilleriyle, Bağımsız Mardin Milletvekili Muharrem Doğan'a ait Royal Otel'de buluştu. Başbakan sloganları ile karşılanan Sarıgül, hakkındaki kararı, "CHP'nin iktidar yolu açılmıştır" diye değerlendirdi. Sarıgül, Baykal'ın CHP'nin muhalefetteki son kurultayını yapacağını belirterek, "Baykal'ın çağrısı geç kalmıştır. Ama bu çağrı partimizin önünü açacaktır. Kurultayda Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı da seçilecektir" dedi. Baykal'ın olağanüstü kurultaya ilişkin yazılı açıklamasında, "Tarihin hiçbir döneminde CHP'nin hiçbir organında rüşvetle karar satın alındığının bir örneği yoktur" ifadesinin yer aldığının anımsatılması üzerine Sarıgül, "Sayın Genel Başkan çok heyecanlı. Sanırım bu heyecanla konuşmuş" diye konuştu.
TEPKİLER
'Demokrasi şamarı'
Sarıgül'e destek veren muhaliflerden CHP İstanbul milletvekili Hasan Aydın, kararı, "Bizim için sürpriz olmadı. Bugün YDK kutsi bir görev yaptı. Biz her şeye hazırız. 29 ya da 30 Ocak, farketmez, kongreden bir gün sonra CHP'nin yeni yönetimi olacak. Önümüzdeki seçimde de CHP iktidara gelecek" diye değerlendirdi.
Yönetimin salon aramaya başladığını söyleyen Aydın, "Kongreyi basına kapalı yapmak isteyecekler ama buna artık bu saatten sonra güçleri yetmez. YDK üyelerini de Baykal seçti. 15 üyeyi tutamayan bin 300 delegeyi nasıl tutacak?" dedi.
'Artık oturmasın'
Bir zamanlar Baykal'ın sağ kolu olan eski Genel Sekreter Adnan Keskin de artık Baykal'ın koltuğunda oturmaması gerektiğini söyleyerek, "Bu karar, Baykal'ın komplo teorileriyle siyaset yapamayacağını ortaya çıkardı. Demokrasi şamarı Baykal'ın suratına inmiştir" diye konuştu.
ANALİZ
Retçi kurul üyelerini Baykal seçmişti
Baykal, haziran ayında toplamayı planladığı kurultayda partiyi muhaliflerden temizlemeyi amaçlıyordu. Ancak partide yaşanan Sarıgülcü - Baykalcı ayrışmasının, Yüksek Disiplin Kurulu'na (YDK) da yansıması, yönetimin hesaplarını değiştirdi. Baykal'ın, aslında kendisinin seçtirdiği YDK üyelerinin sürpriz kararı nedeniyle ocak ayında "baskın kurultaya" gitme kararı, "magazin" diye nitelediği Sarıgül'ü, "destekçileri daha da artmadan hazırlıksız yakalama isteğine" dayanıyor.
Sayıları 28'i bulan muhalif milletvekilleri ile hareket eden Sarıgül ile Baykal cephesinde hesaplar artık delegeler üzerinde yoğunlaşacak. CHP'nin 1293 kişilik delege yapısında ağırlığı İstanbul ve Ankara il örgütleri paylaşıyor.
Ankara delegesi üzerinde CHP Genel Sekreteri Önder Sav, İstanbul delegesi üzerinde de Baykal'a yakın İstanbul İl Başkanı Şinasi Öktem ile Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen'in etkisi bulunuyor. Sarıgül'ü destekleyen İstanbul Milletvekili Ahmet Güryüz Ketenci ise, İstanbul örgütündeki muhalifleri örgütlemeye çalışıyor.
Sarıgül'ün, mitingleri öncesinde düzenli bilgi verdiği partinin ikinci adamı Önder Sav'ı yakın markaja alması bekleniyor. Kurultay, Baykal, Sarıgül ve muhalif milletvekillerinin siyasi gelecekleri için hayati önem taşıyor.
|
|
|

|