Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 07 Ocak 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"AB sürecinde belki de Avrupa'yı biz ikna edeceğiz"

Boğaziçi Üniversitesi Münazara Takımı destek bulabilirse, mart ayında Avrupa Şampiyonası'na katılacak. Gençler "Önümüzdeki 10-15 yıl içinde girsek de girmesek de AB ile müzakereler yapacağız. Onlarla tartışabilecek insan kaynağına ihtiyaç olacak" diyor

ÖZKAN GÜVEN

Münazara, "Bir konu üzerinde, belli kural ve yöntemlere uyularak yapılan tartışma" olarak tanımlanıyor. Münazara Avrupa ve ABD'de önemli bir yer tutuyor. İngiltere'deki üniversitelerde yapılan münazaraları Avam Kamarası ve sivil toplum kuruluşları da takip ediyor. Parlamentolarda, ele alınan münazara konularına ilişkin yasa tasarıları hazırlanıyor. Türkiye'de ise münazara kültürü henüz emekleme döneminde. Boğaziçi Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü'nün kurduğu münazara takımı da bu kültürü geliştirmeye çalışan gençlerden oluşuyor. Nisa Genç, Pemra Narlı, Özgür Bozçağa ve Mert Önen mart ayında İrlanda'nın Cork kentinde yapılacak Avrupa Üniversitelerarası Münazara Şampiyonası'na katılmak için destek bekliyor.

Yılda kaç turnuvaya katılıyorsunuz?
Nisa Genç: Avrupa, İstanbul, Türkiye şampiyonaları var. Avrupa'da her ay neredeyse bir turnuva var. Ancak biz yılda dört-beş tanesine katılabiliyoruz. Bunların ikisi uluslararası nitelikte oluyor. İngiltere'de her hafta üniversitelerarası bir turnuva var. Oralara gitmemiz maddi açıdan bizim için çok zor. Ama bizim şu anki imkanlarımızla katılabildiğimiz turnuva sayısı dört ya da beş.

Diğerlerine neden katılamıyorsunuz?
Mert Önen: Dünya Şampiyonası birkaç yıldır Güney Afrika, Singapur gibi uzak yerlerde yapılıyor. Avrupa Şampiyonası 18-22 Mart'ta yapılacak ve biz buna katılmak istiyoruz. Ancak uçaklar bedava götürmüyor, oteller parasız değil. Birkaç bin dolara ihtiyacımız var. Ancak sponsor bulursak katılacağız.

"Münazaracı iyi yalan söyler, iyi kandırır diye bir şey yok"
Münazaralarda iyi bir tartışmacı olmanın püf noktaları var mı?
Mert Ö.: Öncelikle gündemi iyi takip etmek gerek. Bunun yanında o kişinin kendini iyi ifade edebilmesi ve bu yeteneğini geliştirmesi gerekiyor. Bu iş laf ebeliği değildir. Bir şeyi nasıl söylediğiniz kadar ne söylediğiniz de önemlidir.

Pemra Narlı: İngiltere'de münazaranın çıkışı 200 yıl öncesine dayanıyor. Büyük paralar yatırılıyor bu işe. Belki biraz abartacağım ama İngiltere'de politikada iyi bir münazaracı değilseniz size kız bile vermezler. Münazara yapan öğrencilere maaş bile bağlanıyor. Çünkü münazaranın gelecek olduğunu düşünüyorlar. Şirketler elemanlarının münazaracı olmalarını istiyor. Bizim istediğimiz Türkiye'de bu noktaya gelebilmek.

Siz çok iyi bir münazaracısınız diyelim. Gazeteci, bankacı veya siyasetçi oldunuz. Size ait olmayan bir fikri savunmak zorunda kalabilirsiniz. Şeytanın avukatlığına girmiyor mu bu?
Özgür Bozçağa: Hayır, şeytanın avukatlığını yapmıyoruz. Bir münazaracı ile anlaşan şirket onu çift taraflı, hızlı düşünebilme ve karar verme yeteneğinden dolayı işe alır.

Mert Ö.: Münazaracı iyi yalan söyler, iyi kandırır diye bir şey yok. Zaten siz yalan söylüyorsanız, bu bir gün ortaya çıkarsa sizin güvenilirliğiniz çökecektir. Münazara yapan insanlar sözel, iletişim kabiliyetleri gelişmiş, analitik düşünce yapısını çok iyi kullanan insanlar oluyor.

"Semra hanım iyi bir münazaracı değil çünkü dinlemeye kapalı biri"
Münazara turnuvalarında ilginç konular geliyordur önünüze...
Nisa G.: Türkiye'deki turnuvalarda "Korsan halkın hakkıdır", "Ahlak çirkinin intikamıdır" gibi konular geliyor. Avrupa'daki turnuvalarda ise konuların çok tartışılır ve iki tarafa da eşit uzaklıkla olmasına dikkat ediliyor. Eşcinsel evliliklerin yasalaşması, genetiği değiştirilmiş ürünler, Türkiye'nin AB'ye girmesi konuları çıkıyor.

Türkiye'nin AB'ye girme sürecinde münazaracılara da ihtiyaç duyulacak mı?
Mert Ö.: Elbette. Önümüzdeki 10-15 yıl içinde AB ile müzakereler yapacağız. Onlarla tartışabilecek insan kaynağına ihtiyaç olacak. Bunu ekonomi bilen, genel kültürü olan, çok iyi dil bilen ve çok iyi tartışabilen insanla yapacak. Şu anda 20 yaşında üniversitede olan bizler o süreçte zaten iş hayatımızın en hızlı yükseliş dönemlerinde olacağız. Belki de Avrupa'yı biz ikna edeceğiz.

17 Aralık'ta müzakere tarihi alınmaya çalışırken işin ilginç yanı Türkiye'nin gündemi Semra hanımdı. Reyting rekorları kırmıştı. Sizlere göre Semra hanım da iyi bir münazaracı mı?
Nisa G.: Semra hanım hakkında muhtemelen sosyolojik araştırmalar yapılacaktır ama bana göre o iyi bir münazaracı olamaz. Düşüncelerini çok iyi bir şekilde ortaya koyabilir ama dinlemeye kapalı biri. Hatta ona bakıp bir insan nasıl münazaracı olamaz diye ders bile verilebilir.

"Arkadaşlarımız, ailelerimiz bizimle tartışmıyor bile artık"
Bu konuda Türkiye'nin en iyileri kimler?
Mert Ö.: İyi, etkili konuşanlar var. Ama münazara çerçevesinde değerlendirdiğinizde böyle birileri yok.

Yurtdışında model aldığınız birileri vardır...
Pemra N.: Politik görüşlerini sevmesek de Tony Blair ve John Kerry çok iyi münazaracılar.

Günlük yaşamınızda çevrenizdeki insanları ikna etme kabiliyetiniz yüksektir herhalde.
Nisa G.: İyi yönü, evet ikna yeteneğimiz çok kuvvetli. Kötü yönü ise artıları eksileri değerlendire değerlendire bazen kendimizi kaybolmuş hissedebiliyoruz.

Mert Ö.: Arkadaşlarımız, ailelerimiz bizimle tartışmıyor bile artık. Tartışırken biri bir şey söylüyor, diğeri "Ya abi ne uğraşıyorsun, adam münazaracı" deyip kısa kesiyor.

Münazara nasıl yapılıyor?
İkişer kişilik dört takım bir araya geliyor. Kura ile takımların savunacakları, öne sürecekleri pozisyonlar belirleniyor. Konu belirlendikten sonra takımlar 15 dakika boyunca hazırlık yapıyor. Sıra ile konuşan her münazaracının yedi dakikalık bir süresi var. Amaç o fikri en iyi şekilde savunmak. Konuşmacı konuşma yaptığı sırada diğerlerine itiraz hakkı verebiliyor.
Maçtan sonra jüri performansına göre sıralamayı belirliyor.

PAZAR
"Rahatsızlık veren çiftler hemen elenir"
"Trump'ın kopyası olmam beklenmiyor"
Balıkçılar karaya çıktı
"AB sürecinde belki de Avrupa'yı biz ikna edeceğiz"
"Boğaz Köprüsü'ne de tırmanmamı istediler"
"Yemeği fazla kaçırınca suyu artırıp karbonhidratı azaltın"
Türkiye'nin ilk DJ'i hâlâ gecelerde...
Eski dost geri geldi
Lezzet kitapları
Pastaneden restorana...
"Beni şimdilik yalnız mahalledekiler tanıyor"
"Duvara Karşı", Bush'a karşı, "efendi"ce Oscarlı, "G.O.R.A."lı bir yıl
Soğuk kış günlerinde sıcak çikolata ve kahve keyfi
Acil durumda mantık!
"Derya-deniz" İzmir
Anadolu Demiryolları'ndan günümüze
Bu yıl da geçen yıl gibi geçse bana yeter
Dünyayı onlarla dolaşmıştık





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer

© 2004 Milliyet