Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 10 Ocak 2005 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Umuda yolculuk

Filistinli ozan Derviş'in deyişiyle, Filistin ile İsrail, büyük hayaller yerine 'küçük umutlar'ın peşinde koşabilecek kadar gerçekçi olurlarsa barış kapıyı çalabilir

Filistin'de seçim var - 3
RAMALLAH
Arap dünyasının ilk demokratik seçiminde sürpriz yok. 69 yaşındaki Mahmud Abbas, Filistin Özerk Yönetimi Başkanı seçildi ve Arafat'ın halefi olarak onun koltuğuna oturmaya hazırlanıyor.
Böylece, belki kolay olan gerçekleşti Filistin'de. Şimdi asıl bundan sonra güç olan, soru işaretleriyle dolu yeni bir dönem açılıyor. Ama bütün zorluklara rağmen Filistin'de iyimser rüzgârlar esiyor. Geleceğe dönük olumlu beklentiler besleniyor.
Son kamuoyu yoklamalarına göre, Filistin kamuoyunun yüzde 80'i ateşkes istiyor; İsrail'le müzakere istiyor; Yahudilerle uzlaşma istiyor. Filistin Siyasal Araştırmalar Merkezi Başkanı Halil Şikaki, geçen cumartesi sabahı kendisiyle sohbet ederken, "Beklentiler aynen böyle; Mahmud Abbas bunun için seçiliyor" dedi.
Şu da söylenebilir:
Seçimle birlikte barış açısından yeni bir umut yolculuğuna çıkıyor Filistin insanı. Filistinli ozan Mahmud Derviş'in deyişiyle, her iki taraf da, yani Filistin ile İsrail büyük hayaller yerine 'küçük umutlar'ın peşinde koşabilecek kadar gerçekçi davranırlarsa, barış süreci yeniden kapıyı çalabilir.

İki devlete mahkûmlar
Belki bu yeni süreçte, artık her iki taraf da yeterince acı çektiklerinin farkına varır. Belki her iki taraf da birbirlerinin 'meşru acıları'nı artık hissetmeye, anlamaya başlar. Bunlar olabilirse, böylece her iki taraf da elbirliğiyle barış yolunu açar diye düşünüyorum.
Biliyorum hiç de kolay değil.
Ama insanların kafasında bu var.
Filistinli olsun, İsrailli olsun, çekip başka bir diyara gidemeyeceklerini bildikleri için, eninde sonunda yan yana iki ayrı devlet halinde yaşamaya mahkûm olduklarını bildikleri için, çaresiz, ite kaka barış yolunu açacaklar.
Bunun bilincindeler.
14 yıl hapis yatmış.
1980 ile 1994 arasını İsrail hapishanesinde geçirmiş. Adı, Kaddura Faris. 43 yaşında. Halen devlet bakanı olarak hükümet üyesi. Dün öğle vakti İçişleri Bakanlığı'ndaki makam odasında kendisiyle sohbet ederken, "İsrail zindanına ilk düştüğüm zaman Yahudilerden çok fena nefret ediyordum" diye söze girdikten sonra şöyle devam ediyor:
"Ama şimdi farklı bakıyorum. Hapiste geçirdiğim yıllarda çok okudum, çok düşündüm. İsrail basınını izledim. Kitaplarını okudum. İbranice öğrendim. Bütün İsraillilerin kötü olmadığını gördüm. Benim gibi insan olduklarını gördüm. Onlarla barış konusunda anlaşabileceğimi anladım. İşgale karşı mücadele edecektik. Bir İsrail askerini öldürebilirdim. Çünkü o bir işgalciydi. Ama aynı zamanda diyalog arayacaktık."

Cezaevinde görüşme
Kaddura Faris, Filistin hareketinde önemli bir siyaset adamı. El Fetih'in Genç Muhafızlar denilen kanadından. Önemi, anlaşılan, İsrail hapishanesindeki İntifada lideri Mervan Barguti'nin çok yakın dava arkadaşı olmasından da kaynaklanıyor.
Birlikte hapis yatmışlar.
Bu yakınlarda İsrail'in izniyle cezaevine giderek Mervan Barguti'yle görüşen ender kişilerden biri. Daha önemlisi, bu ziyareti sırasında Mahmud Abbas karşısında aday olmaması konusunda Barguti'yi ikna etmiş...
Bu konuyu açınca şöyle diyor:
"Mervan'ı vazgeçirmek için gitmedim. Oturduk, bütün senaryoları konuştuk. Bizim kuşak için başkanlığın henüz erken olduğuna karar verdik. Mahmud Abbas'a bir fırsat verilmesi için mutabık kaldık. Mahmud Abbas'ın elini güçlendirmek için İsrail Mervan'ı serbest bırakır mı? Yakın gelecekte bırakacaklarını sanmıyorum. Ama bir gün nasıl olsa özgürlüğüne kavuşacak Mervan..."
Mervan Barguti'nin liderliğini yaptığı Genç Muhafızlar ya da Jön Türkler'in Mahmud Abbas'tan beklentileri sır değil. Filistin'in en köklü, en güçlü örgütü El Fetih'te, parlamentoda ve devlet yönetiminde çok daha etkili pay almak istiyorlar. Yaşlı takımın artık bir kenara çekilmesini talep ediyorlar. Bu açıdan iki kritik tarih var önlerinde:
(1) 17 Temmuz'da yapılması beklenen milletvekili seçimleri. (2) Ağustos ayı için planlanan El Fetih büyük kongresi. Bu iki tarih konusunda şöyle diyor Kaddura Faris:
"Milletvekili aday listeleri nasıl hazırlanacak? Eskisi gibi, yani Arafat zamanında olduğu gibi kapalı kapılar arkasında mı? Yoksa demokratik olarak mı? Eski usül giderse, bizler ayrı listeyle gireriz seçimlere... Yine El Fetih kongresi demokratik olacak mı? Ya eskiler yine bildiklerini okursa mı diye soruyorsunuz. Kendileri bilir! Sonucuna katlanırlar. Ama bu iki konuda Mahmud Abbas dengeleri korumak zorunda..."
Kısacası:
Mahmud Abbas'ı, Filistin'in yeni Reis'ini çok çetin görevler bekliyor. El Fetih içinde genç-yaşlı dengesi, Hamas ve İslami Cihat'la ateşkes, yani şiddete son, güvenlik güçlerinin reorganizasyonu vesaire...
Kaddura Faris, önce İsrail diyor. İsrail eğer şiddeti durdurursa, en çok bir ay içinde Hamas ve İslami Cihat'ın ateşkese razı edilebileceğini söylüyor. "Ateşkes konusunda El Fetih, Hamas ve İslami Cihat anlaştıktan sonra öteki silahlı grupların ikna edilmesi güç olmaz" diye ekliyor.
Yine El Fetih'in genç kanadından, El Halil milletvekili Muhammed Hurani de, "Filistin tarafında ateşkes için tek bir önkoşul var: İsrail'in şiddeti durdurması... Bununla her şey kolaylaşır. Halkta büyük bir iyimserlik var" diyor.

'Tarihi dönüm noktası'
Gerek Hurani gerek Faris, Mervan Barguti'nin liderliğindeki Filistin hareketinde geleceği temsil ediyorlar. Bu nedenle Filistin'deki siyaset satrancının önemli taşları arasında ikisi de.
Nitekim Faris'in yanına biz girerken, George Bush karşısında başkanlık seçimini kaybeden Demokrat Senatör John Kerry çıkıyordu. Şam'dan doğruca Filistin'e gelen Kerry ayaküstü şöyle dedi:
"Büyük bir umut, büyük bir beklenti dalgası kabarmış durumda. Tarihi bir dönüm noktasındayız. Amerika'nın, Avrupa'nın, İslam dünyasının, Filistin ve İsrail'in, herkesin üzerine düşeni yerine getirmesi lazım barış için..."
İnşallah.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Avrupa'da İslam tartışması
KEMAL Derviş Fransız Le Figaro'da çıkan yazıs...
Çetin ALTAN
Abazan müdür
UZUN yıllar doğu ilçelerinde dolaştıktan sonr...
Hasan CEMAL
Umuda yolculuk
Arap dünyasının ilk demokratik seçiminde sürp...
Yasemin CONGAR
Abbas mı, Şaron mu, Bush mu?
Soruyu böyle sormak, Ortadoğu'nun kaderini bu...
Faik ÖZTRAK
Büyümeyi sürdürmenin zorluğu
Geçtiğimiz yılın kasım ayı sonunda bir yıllık...
Hasan PULUR
Hastalık, teşekkür ve hayal...
BEHÇET Necatigil der ki:
Ece TEMELKURAN
Neler oluyor?
Hürriyet Pazar eki, röportajı doğal olarak ko...
Yaman TÖRÜNER
Finansal Hizmetler Yasası
Finansal Hizmetler Kanunu Tasarısı, Bankacılı...
Osman ULAGAY
İş bitmedi Babacan gitmemeli
Çeyrek yüzyıllık gazetecilik yaşamımda en iyi...
Güngör URAS
SEKA 27 Ocak'ta kapatılıyor
SEKA Türk halkına kâğıt yapan, daha da önemli...
Serpil YILMAZ
İsrail ile enerjik bir dönem!
Botaş'ın (Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ) ...

© 2004 Milliyet