|
Hastalık, teşekkür ve hayal...
BEHÇET Necatigil der ki:
"Hastalıklar haram eder hayatı
Yaşarken ölüm."
Bu şiiri ilk okuduğumuzda, on sekiz yaşında filan olmalıyız. Şiiri beğensek de, sevsek de, ezberlesek de, anlamını ancak bu yaşa gelince anlıyoruz. On sekiz yaşında hastalıkların hayatı haram ettiğini anlamak mümkün mü, yaşanmadan anlaşılmıyor ki!
Rahmetli babamızın hasta yatağında bize yazdırdığı bir beyit vardı:
"Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi"
O, bir nefesin değerini, zamanında anlayabilsek...
***
HASTALIĞIMIZ sırasında ilgilerini esirgemeyen, başta eşsiz okurlarımıza, arkadaş ve dostlarımıza, meslektaşlarımıza teşekkür etmekle, acaba minnet borcumuzu ödeyebilir miyiz?..
***
İNSAN bazı şeylerin ne kadar yanlış olduğunu ancak başına bir şey gelince anlıyor, bir çift söz de olabilir...
Sanki insanı, bir güç sallar, silkeler, kendine gel der.
***
KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat da, bir çift sözüyle bizi silkeledi. Geçmişimizi ne kadar yanlış, boş işlerle, sloganlarla doldurduğumuzu, eskilerin deyimiyle, abesle iştigal ettiğimizi gösterdi. Adeta okkalı bir tokat attı...
Bakın ne dedi:
"Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bağımsız olacağını düşünmek, bir hayaldir."
Arkadan örnek de verdi:
"Bütün Türkleri bir araya toplayacak Turan hayali gibi!"
Demek, bizlerin yıllarca meydanlara dolup "Bağımsız Kıbrıs" diye bağırmamız bir hayalmiş...
Neydi o günler...
"Kıbrıs Türk'tür, Türk kalacaktır!" diye haykırmamız bir hayalmiş...
"Kıbrıs Türk'tür, Türk kalacaktır!" diye kafa tutmamız, "Ya taksim, ya ölüm!" diye sözde meydan okuyuşumuz...
Hepsi hayalmiş, hayal!
1974 Kıbrıs Çıkarması ve şehitler!
Onlarda mı hayal?
***
NE güzel şarkıdır o şarkı, yanılmıyorsak Rakım Elkutlu'nun şarkısı:
"Hayal içinde geçti ömrü derbederim,
Bakıp bakıp da, şimdi o maziye ah ederim!"
***
HAYALİN sınırı yoktur ki!
Çocukluğumuz, gençliğimiz "Türk olmasa yazılacak ne vardı?" hayaliyle geçmedi mi?
"Bir Türk cihana bedeldir!" hayal değil miydi?
Demokrasiye geçerken "Yeter, söz milletindir" afişi hayalden başka neydi ki?
Menderes'in nurlu ufuklar" hayali, gelip "Kopsun bu kuyruklar"a tosladığında hayal gördüğümüzü acaba anlamış mıydık?
***
"27 Mayıs" darbesi, 1961 Anayasası, demokratik haklar, sosyal demokrasi hayalden öte geçebildi mi?
Demirel'in "Yollar yürümekle aşınmaz" fetvası, ya da "Dün dündür" ilkesi bize hayalden başka ne verdi ki!
***
"BU düzen değişmelidir!"le ortaya çıkan Ecevit'in "ortanın solu" ilkesi "Ne ezen, ne ezilen, insanca, hakça bir düzen" sloganı hayalden öte geçebildi mi?
***
YA şimdi?
"Türkiye laiktir, laik kalacaktır!" lafı da, acaba bir hayal mi?
***
KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat'a bir teşekkür borcumuz var...
"Kıbrıs'ın bağımsızlığı hayaldir" diyerek Türkleri hayal âleminden, çekip aldı, aklı olanın aklını başına getirdi...
Sanırız "hayalperest Türkler" yerine, "gerçekçi" Rumlarla çok daha iyi anlaşır.
***
BİR ömrü, hayale feda edenler de, Yahya Kemal'in "İnsan, bu âlemde, hayal ettiği müddetçe yaşar" dizisiyle teselli bulurlar.
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|