Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 11 Ocak 2005 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çocuğunuz nerede çalışsın istersiniz?


Sosyal statüsü ne olursa olsun tüm anne babalar için en değerli varlık çocuklarıdır. Her şeyin en iyisini onlar için isterler. Yemez yedirir, giymez giydirirler.
Ebeveynlerin çocuklara olan ilgisi ülkemizde diğer ülkelerle kıyaslandığında çok daha yoğun. Hangi anne babaya sorsanız sorun, çocukları en iyi okullarda okusun, en gözde meslekleri edinsin, en iyi işlerde çalışsın ister. Olur ya da olmaz ama onların gönlünde hep en iyisi yatar.
Hayal kırıklıklarının büyük olması da bu yüzden. Benim oğlum doktor, mühendis, hâkim olacak ninnileriyle büyütülen çocuklar, ileri de hiçbir şey olamayınca, suçu kendinde değil, hep başkalarında ya da sistemde arıyor.
Çıta yüksek, beklentiler sınırsız olunca, elde edilenler ne kadar iyi olsa da tatmin düzeyi hep düşük kalıyor. Üzerinde hiç durulmuyor ama gençlerimizin en önemli sorunlarından biri bu.
Mutsuzlar ama neden mutsuz olduklarının kendileri de farkında değiller. En iyi üniversitelerde öğrenim görenler de böyle, en iyi işlerde çalışanlar da. Bir eksiklik var ama ne bilmiyoruz mazeretinin arkasına saklanarak, akıllarınca vaziyeti kurtarıyorlar.
Batı üniversitelerinde sosyal sorumluluk projelerine çok önem veriliyor. Bizde de yavaş yavaş yaygınlaşmaya başladı. Çok iyi olanaklara sahip öğrenciler, olanağı çok kısıtlı kitlelere yönelik projeler yaparak ya da en zor işlerde çalışarak, toplumun sorunlarıyla iç içe olma olanağı yakalıyorlar. Mezun olduklarında da bizimkiler gibi varoşlara ya da Güneydoğu illerinden birine gittiklerinde uzaylı konumuna düşmüyorlar.
Biz anne babalar, hayattan kopuk insanların yetişmesinde en önemli müsebbiplerdeniz. Çocuklarımıza her şeyin en iyisini sunarak onlara iyilik yaptığımızı sanıyoruz. Oysa onlara en büyük kötülüğü, iyilik olsun diye hep bizler yapıyoruz.
Bu konuya şu haber getirdi. İsterseniz haberi önce birlikte okuyalım:
Başlık: Fakir çocuklara İngilizce öğretecek
ABD Başkanı George Bush'un kızı Jenna, Washington'da dar gelirli ailelerin çocuklarına eğitim veren Elsie Whitlow Stokes adlı bir devlet okulunda İngilizce öğretmenliği yapacak. Washington Post gazetesinin haberine göre ilkbaharda Texas Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünü bitiren ve babasının seçim kampanyasına aktif olarak destek veren Jenna, kariyer planlamasını fakir çocuklarına yönelik gerçekleştirdi. Jenna artık, Beyaz Saray'da değil, Washington'da Columbia bölgesinde yaşayacak...
Haber bu minvalde gidiyor. Hatırlarsanız, bir önceki Başkan Clinton'un kızı da hamburgercide staj yapmıştı. Alman Başbakan'ın kardeşi ise bir fabrikada işçi olarak çalışıyor.
Siyasetçilere uzanmaya hiç gerek yok. Kendi yakınlarımıza bir göz atalım. Hak etse de etmese de çocuklarımız için hep en iyisini istemiyor muyuz? O işin altından kalkar mı, o mesleği sever mi diye hiç düşünüyor muyuz? Hep kendi yapamadıklarımızı onlar yapsın istiyoruz. Biz çektik onlar çekmesin diye tüm olumsuzlukların uzağında tutuyoruz. Sonuçta da büyük hayal kırıklıkları yaşanıyor..
Farklı çizgide olanlar yok mu, elbette var. Hayatı tanıması için öğrencilere madalyonun öteki yüzünü de gösteren okullar ve aileler yok mu, tabii ki bulmak mümkün. Ama neden daha fazla olmasın ki...
Özetin özeti: Çocuklarımız için en iyisi istemeye devam edelim ama hayattan kopmalarına da kesinlikle müsaade etmeyelim. Akvaryumun dışında da bir dünyanın olduğunu onlara göstermeliyiz ki ayakları üzerinde daha sağlam durabilsinler...

aguclu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Milliyetçilik ve Araplar
HATAY uzun müddet Suriye'nin iştahını kabartt...
Melih AŞIK
Latife Hanım...
Atatürk'ün eşi Latife Hanım'ın günlük ve mekt...
Fikret BİLA
Baykal: Kımıl zararlısıyla uğraşıyoruz
CHP lideri Deniz Baykal, kurultaya gidiş nede...
Hasan CEMAL
Filistin'de seçim var (4)
Filistin'de Mahmud Abbas'ın başkanlık seçimle...
Güneri CIVAOĞLU
Maya
CHP'nin "tüzük gerçeğini" iyi görmek gerek. S...
Can DÜNDAR
Gençlerin çığlığı
Tarih: 26 Aralık 2004
Abbas GÜÇLÜ
Çocuğunuz nerede çalışsın istersiniz?
Sosyal statüsü ne olursa olsun tüm anne babal...
Sami KOHEN
Ortadoğu'da yeni bir başlangıç
Filistin lideri Mahmud Abbas için işin nispet...
Mehmet Y. YILMAZ
İstanbul sembol eksikliği mi yaşıyor ki?
Arkadaşımız Mehmet Demirkaya'nın cumartesi gü...
Hasan PULUR
"Sahapsız memleket!"
İbret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?" lafı ge...
Derya SAZAK
CHP'nin açmazı
Zülfü Livaneli'nin Radikal'de Neşe Düzel ile ...
Meral TAMER
İlaç devleri, yolunacak kaz arıyor
AB'den müzakere tarihi almamızın hemen ertesi...
Güngör URAS
Döviz açığını özel sektör borçlanarak kapatıyor
Döviz açığımız giderek büyüyor. Fakat açık bü...
Serpil YILMAZ
'Tevhid -i Tedrisat tartışılmalı'
Herkes dini örgütlenme yapabilir. Bu söz AKP'...
M. Ali BİRAND
Fettullah Gülen bizi neden korkutuyor?
Fethullah Gülen, yıllardır toplumun bir çok k...

© 2004 Milliyet