Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 14 Ocak 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Domatesin kilosu altından pahalıymış!

Çiftçi dayı, üstün verim almak için kilosu 10 bin dolar olan ithal kısır hibrit tohum kullanmak zorunda. Bu nedenle her yıl 100 milyon dolarlık kısır sebze tohumu ithal ediyoruz. İthal domates tohumu altından pahalı

BÜLENT YARDIMCI

Hep duyuyorum, 'domates tohumu altından pahalı' diye... Sordum soruşturdum, ithal ve kaçak gelen sebze tohumları için her yıl 100 milyon dolar ödediğimizi öğrendim. Tarım Bakanlığı sitesinden domates tohumunun kilosunun 20 milyar lira, Ekonomi Muhabirleri Derneği'nin (EMD) yayınladığı bülteninden bir kilo altın fiyatının 17 milyar lira olduğunu öğrenince şaşırdım ve bu şaşkınlığımı siz okurlarımla paylaşmak istedim.

Ziraat mühendislerimiz işsiz
F1 hibrit patlıcan ve domates tohumları ürettiğini öğrendiğim Bursa Tohumculuk firmasını aradım. Firma yetkilisi Ziraat Yüksek Mühendisi Mehmet Özkale'ye "Hibrit tohum nedir? Tarım ve Köyişleri Bakanlığında 115 bin kişi çalışıyor. 70 tane üniversitemiz, 30 tane ziraat fakültemiz, 50 tane tarım araştırma enstitümüz, 10 bin işsiz ziraat mühendisimiz var. Niye tohum ithal ediyoruz?" diye sordum ve şu cevabı aldım: "Türkiye'de tahminen, seralarda 1500 kg, açık saha sırık yetiştiriciliğinde 250 kg açık saha sofralık domates yetiştiriciliğinde 750 kg, salatalık domates için de 1500 kg hibrit domates tohumu kullanıyoruz. Bu tip tohumlar İsrail, Hollanda, Fransa ve ABD'den geliyor. Türkiye domates üretiminde dünyada Çin, ABD ve İtalya ile birlikte ilk 4'te yer almaktadır. Ancak Türkiye bu işin tohum teknolojisinde geri kalarak İsrail, Hollanda, ABD'ye müşteri olmuştur ve onların pazarı olarak kalacağa benziyor."
Maalesef üzülerek hatırlatmalıyım ki Türkiye sadece tohum konusunda değil her konuda kendi teknolojisini üretmekte geç kaldı. Bindiğimiz otomobiller, trenler, metrolar, uçaklar, en basitinden kolumuzdaki saatler, kafamızı yıkadığımız şampuanlar... Bunların hangisi bir Türk düşünce ürünü? Çok fonksiyonlu bir cep telefonu içindeki yonga ne kadar teknik bir konu ise bir tohum ıslah teknolojisi de aynı şey.
Yüksek verimli, hastalıklara dayanıklı, kaliteli tohumları geliştirmek için büyük yatırımlara, laboratuvarlara çok iyi eğitim almış gen mühendislerine ihtiyaç vardır. Olay o kadar basite indirgenemez. Türkiye de binlerce saat satıcısı ve tamircisi var. Ama maalesef bir tanesi çıkıp Türk kafasının ürünü bir saat mekanizması tasarımı yapamıyor. Aslında yapabilir ama yurtdışından daha ucuza satın alma imkânı, böyle girişimleri engelliyor. Çünkü küreselleşen dünyada hem iyisini hem de ucuzunu üretmek gerekiyor.

Cazibe merkezi
72 milyon nüfusu ile Türkiye, dünyada ne kadar tohum şirketi varsa hepsinin cazibe merkezi olmuş. Yılda 250 kg patlıcan hibriti ve 120 kg domates hibriti üretebilme kapasitesine ulaşan şirketimiz, bu dünya devleri ile rekabet ederek büyümekte. Ülkemizin domates tohumuna ödediği döviz takriben 40 milyon dolar. Bu da, Türkiye nin 90 milyar dolarlık genel ithalatının içinde ufak bir rakam teşkil ediyor.

10 gram tohum 12 ton domates
10 gram tohumla bin metrekare sera dikilir ve en az. 12 ton verim alınır. Domatesin kilosunu 500 bin liradan satsanız, dekara 6 milyar getirisi olur. Bunun için tohumuna sadece 200 - 300 milyon lira harcanacaktır. O kadar da olsun artık; Ahh! Matbaa Avrupa'dan Türkiye'ye 250 sene sonra gelmemiş olsaydı belki de ülkemiz teknolojide bu geriliği yaşamayacaktı... Ancak cumhuriyetle beraber, hele son senelerde çok iyi eğitim gören genç nesillerimiz bizler için bir ümit kaynağı durumundadır.

Islah çalışması basiret ister
Özkale şirketiyle ilgili şu bilgileri veriyor: "1986 yılında kurulan şirketimiz, Bursa Yenişehir de 15 dekar serada araştırma yapıp Bursa, Balıkesir ve Eskişehir de 3 bin dekar arazide hibrit f1 sebze tohum üretiyor. Domates, biber, patlıcan, marul, ıspanak, bezelye, fasulye, kabak vb. sebze tohumları üretmekteyiz. Yıllık 130 tona ulaşan geniş bir ürün yelpazemiz var."
Bursa Tohumculuk, tamamen Türk bilgi ve tecrübesiyle bir çok hibrit tohum geliştirdi. Özellikle pala patlıcan, sofralık oturak ve sırık domates ile salçalık domates çeşitlerinde Hollandalı ve İsrailli rakiplerle başa baş rekabet ediyor. Yeni bir çeşidin ıslah aşamasından satışa geçişi takriben 10 yıl sürmekte.
Islah çalışması, sebat ve basiret gerektiren uzun bir yolculuk. En büyük sıkıntılarının ise doların düşük seyretmesi olduğunu anlatan Özkale, "Maalesef düşük dolar, çoğunluğu İsrail den gelen hibrit domates tohumlarını çok cazip durumda tutmakta. İsrail'den domates tohumlarının bir bölümü uçakla yolcu beraberinde, kaçak olarak yurda sokulmakta" diyor.

BUSINESS
 Tekstil kotalarının kalkması umuttu, kâbusa dönüştü
 Editörden
 PerakendeniN Ritmİ
 Tahsin Paşa Yalısı'nın emektarı batık patronlardan yıldı...
 Egzost sesi bile özel geliştirilmiş
 Profesyoneller için cüzdan ve vicdan sorunu
 Gizli, saklı, evinin altı!
 2005 yılında beyana tabi olan ve olmayan gelirler
 Medya planlama ajansları reklamcılığa soyunuyor
 Mecburen tavşancı oldu
 Domatesin kilosu altından pahalıymış!
 'Yüzbinlerce araç trafikten men edilebilir'
 Bu filmin sonunu görmemiştik
 Ülker'de teknoloji birinci lige çıkıyor
 Arden Saat'i İsviçre'de üretip Avrupa'ya satacak
 Mutfakta işadamı var
 Bu bara gelen içmeden 'güzelleşiyor'!





© 2004 Milliyet