|
 |
|
|
Yorumu size bırakıyorum...
Mercek / İsmail Özelçinler
Bir sinema şeridi gibi, çocukluk dönemimin ilk yılları, nostalji perdesine yansıyor. Rahmetli babam iyi bir futbol tutkunuydu. Aynı zamanda da iyi bir Altaylı. Bu tutkunun ana nedeni, babamın Altay'ın sembol isimlerinden rahmetli Bayram Dinsel'le mahalle arkadaşı olmasıydı.
Belleğim beni yanıltmıyorsa, l956 veya l957 yıllarıydı. İlkokula ilk adım attığım dönemdi. Günlerden Pazar ve güzel bir İlkbahar günü. Annemin "Hayır" ısrarlarına rağmen, rahmetli babam, beni ve kardeşim Aytekin'i, Alsancak Stadı'nda oynanmakta olan Altay-Göztepe maçına götürdü. Ben 6-7, kardeşim ise 3-4 yaşlarındaydı.
Yaşı 50'nin üzerinde olanlar, o dönemin Alsancak Stadı'nı çok iyi bilir. Kömür tozuyla kaplı toprak bir zemini vardı sahanın. Kapalı tribünün olduğu yerde balkon yoktu. Eski ve ilkel bir tribün vardı. Açık tribün de aynı konumdaydı. Tüm stat toplam 4-5 bin seyirci ancak alıyordu. Babam, ben ve kardeşim, içeriye binbir güçlükle girdik. Açık tribündeki yerimizi aldık.
Bugün bile hayal meyal anımsıyorum. Altay ve Göztepe taraftarları aynı tribünü paylaşıyor, herkes yanyana maç izliyordu. Altay'da belleğimde kalan isimler, Bayram Dinsel, kaleci Nejat, Faik, Kaya ve Gönen, Göztepe de ise rahmetli Sedat Çağlayan, Gürel (Gürsel Aksel'in) ağabeyi. Kalede ise yanılmıyorsam Erdoğan...
Sahada müthiş bir mücadele sürerken, tribünleri dolduran ve yanyana oturan Altay ve Göztepeli taraftarlar oldukça coşkuluydu. Ama, küfür bir yana, aralarında en küçük bir didişme bile yoktu. Maç 0-0 devam ediyordu. İkinci yarının ortalarıydı. O sırada maçın hakeminin verdiği bir karar sonrası, rahmetli babam ayağa kalkarak, "Yuuhh be hakem" diye bağırarak, kararın ters olduğunu söylemek istedi. O an da, az ileride oturan bir polis, babamın yanına gelerek uyardı. Bir daha tekrar edilmesi halinde dışarı çıkaracağını söyledi. Babamın suratı kıpkırmızı olmuştu. Polis'in uyarmasından çok, bana ve kardeşime karşı mahçup duruma düştüğünü düşünerek üzülmüştü.
Hatta, yine belleğim beni yanıltmıyorsa, maçın bitimine 5-10 dakika kala stadı terkedip, evimizin yolunu tutmuştuk. O günden sonra, rahmetli babam ne maça gitti, ne de bizi götürdü.
Yorumu siz değerli sporseverlere bırakıyorum.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|