|
 |
|
|
Yargıya adalet
Sözün Ötesi / Mustafa Tanyeri
Hukuk herkese lazım olan bir kavram. Hele toplumsal yaşamın giderek daha karmaşık bir hal aldığı, iletişim dünyasındaki gelişmelerin hızlı bir değişimi körüklediği günümüzde, eskiden hukukun ilgi alanına girmeyen birçok konuda artık düzenlemeye ihtiyaç duyuluyor. Örneğin bilgisayar suçları, giderek artan oranda özel ve tüzel kişilerin haklarına saldırı niteliğinde yayılıyor. Kredi kartlarının ve internet bankacılığının yaygınlaşması yeni nesil korsanlıklara zemin hazırlıyor. Ağ güvenliğindeki küçük bir zaaf şirketlere veya kişilere çok ciddi zararlar veriyor.
* * *
İki önemli konu bugün toplumsal çöküşün, çürümenin temel nedenleri olarak sayılıyor. İyi işlemeyen bir hukuk sistemi ve gelir dağılımındaki adaletsizlik. Dikkat edilecek olursa, her ikisinde de ortak payda adalet. Son yıllarda artan kapkaç ve hırsızlık olaylarının temelinde de bu gerçek yatıyor. Suça yönelten bütün koşullar mevcut. Ayrıca, geciken adalet ve yetersiz cezalar da buna eklendiğinde suç işlemek neredeyse cazip hale geliyor. Hakkını arayanların ise peygamber sabrına sahip olmaları gerekiyor. Ya da başka bazı çözümlere yöneliyorlar.
Yargı sistemimizin aktörlerine baktığımızda sıkıntıları diz boyu. Çok zor koşullar altında hukuk dağıtmaya çalışıyorlar. Hukuk eğitiminden başlayan sorunlar yargı mensuplarının maddi ve fiziki çalışma koşullarının yetersizliğine, adalet dağıtırken kullandıkları mevzuatın büyük bölümünün çağdışı kalmasına kadar uzanıyor.
Eğitim ülkemizin sürekli kanayan yarası. Bu sorun kısa vadede çözülemez.
Fiziksel koşullara gelince. Birkaç ilimizdeki örnek yapıların dışında mahkemelerin görüldüğü duruşma salonlarının hak arayanın da ve yargılanan zanlıların da moralini çökerten izbe, karanlık, pis, havasız mekanlar olduğu bilinmektedir.
En kıdemli yargıçlara bile mütevazı bir odanın çok görüldüğü, avukatların karanlık koridorlarda duruşma saatini bekledikleri, yeterli güvenliğin bile olmadığı mekanlardır birçok ildeki adliye binaları. Yani herkesten önce yargı sistemimiz adalet bekliyor.
* * *
Son olarak çoğu Batı'dan tercüme edilmiş, o günün koşullarında sorunları çözen ama hızla gelişen ve büyüyen bugünün Türkiye'sinin değişen taleplerini karşılayamayan mevzuat adalet mensuplarının elini kolunu bağlıyor.
Örneğin, neredeyse cumhuriyetimizle yaşıt ceza yasası nihayet yeni değişti. Yeni yasa 1 Nisan 2005'te yürürlüğe girecek. Getirdiği birçok olumlu ve çağdaş değişikliğin dışında ne yazık ki uzun süre kullanılabilecek çağdaş ve geniş bir perspektife sahip bir ceza yasası hazırlama fırsatını kullanamadık.
Toplumun beklentilerine cevap verebilecek köklü, modern yaşamın gerçeklerine uygun değişiklikler içermeyen yeni yasa özel hayatın gizliliği, verilerin gizlice elde edilmesi, soykırım, organ ticareti, çevreye karşı işlenen suçlar, çocuklara karşı işlenen cinsel suçlar, radyasyon ve imar suçları ile trafik suçlarında çağdaş düzenlemeler getirmekte, bu alanlardaki yasal boşlukları bir ölçüde doldurmaktadır. Ceza yasamız gibi süratle değişmesi gereken çok sayıda yasamız var. Gıda terörünü önleyecek yasal düzenlemeler bunlardan en acil olanıdır.
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|