Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 14 Ocak 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ne ayrılık...


DEHAP kongresinde İstiklal Marşı söylenmemiş... Bir soru:
Futbol maçlarında, hatta milli maçlarda, bizim bazı futbolcular da İstiklal Marşı söylenirken susuyorlar. Dudakları bile kıpırdamıyor.
TV'lerin spor servisi arşivleri araştırılsın, milli marşa suskun kalan nice ünlü futbolcu görülebilir.
Kimse de bu görüntüyü eleştirmiyor.
Ben, İstiklal Marşı'mızı, göğsümü kabartarak, sesimin yettiğince yüksek sesle, boyun damarlarımı şişire şişire söylerim. Bundan çok da keyif alırım. Gurur duyarım.
Ama söylemeyene hiçbir sözüm yoktur.
Kimsenin de olmaması gerekir.

Askerliğe inanmayanlar
AB eşiğini aşmış bulunan Türkiye, artık, bazı kavramlarla tanışmalıdır.
Ulusal marş söylenmemesi nedeniyle kimsenin yadırganmaması, bu çerçevededir.
İleride Türkiye'nin önüne -doldurması için- başka boş çerçeveler de konacaktır.
Örneğin, Fransa'da uzun süre önce başlatılan ve giderek diğer ülkelere yayılan, "askerlik hizmetine inanmamak hakkı..."
Bu hakkı kullanmak isteyen gençler, zorunlu askerlik hizmeti yerine, aynı süre ya da daha uzun süre, ağır bir kamu hizmetinde, zorlu coğrafyalarda -ücretsiz- çalıştırılıyorlar.
Yarınlarda Türkiye'nin gündemine böyle uyum yasası önerileri de konabilir.

Sokaklarda İncil
Her ne kadar Rahşan Hanım, siyaset komedisi olarak "din elden gidiyor" oyununa perde açtıysa da, hâlâ İstanbul'un göbeğinde İncil dağıtılıyor... Hıristiyan propagandası yapılıyor.
Apartman katlarında kiliseler de açıldığı haberlerini okuyoruz.
Hem de uzun süre "referansı İslam" olanların partisi iktidardayken oluyor bunlar.
.........
"Ra'el" diye adlandırılan, "Ra"ya, yani uzaydaki güçlere tapanlar, İstanbul'da otel salonları kapatıp ayin yapıyorlar.
Kadın erkek kapsamlı "ten temasını" da kapsayan bu ayinler, kameralarla saptanıyor, mensuplarıyla röportajlar yayımlanıyor...
Hiçbir şey olmuyor.
Olmadığı da iyi oluyor.
İnanç özgürlüğü, polis baskınlarının tsunami dalgası altında yok edilmiyor.
........
Sivas/Madımak dehşetini anımsayalım...
Aydınların otelini ateşe veren barbarlar, artık, galiba eğitim almış gibiler.

Katil/ikon
Yazının başına dönelim...
DEHAP kongresinde İstiklal Marşı okunsaydı, güzel olurdu... Çünkü, bu ulusa, bu topraklara istiklali, Türk, Kürt, Çerkez, Boşnak, Laz, Arnavut, Gürcü ve diğerleriyle kendi insanlarımız hep birlikte savaşarak kazandırdı.
Ayrılık yok.
İstiklal Marşı herkesin.
Ama söylememişler.
Bunu da sorun yapmamak gerek.
Fakat...
DEHAP bayrağının yanında Türk bayrağının asılı olmasını da göz ardı etmemek gerek.
Daha önceki kongrelerde, DEHAP'ın türevi olduğu parti döneminde, Türk bayrağının yere fırlatılışının TV'lerden -yavaş çekim densizliğiyle- döne döne gösterildiği hafızalarda taze acı...
Bu kez böyle bir rezalet yaşanmamasını not edelim.
Uyarılara, önlemlere karşın ölçüyü kaçırmış sloganları atanlar oldu ama "Ne ayrılık, ne inkâr, demokratik cumhuriyet" sloganı daha baskındı... "Ayrılık ve ayrılıkçılık istenmediği" vurgulanıyordu.
Bu yorumumu "safça" bulanlar olacaktır.
"Ne inkâr" söylemi ile "Demokratik cumhuriyet" söyleminin, daha önce yapılan "Azınlık değiliz, azınlık hakları istemeyiz" açıklamasıyla birlikte, nerelere uzanan bir süreci başlattığını görmemek için "kör" olmak gerekir.
Elbette bunların farkındayım...
Ama önce, şu toprakta "ayrılığı" hedeflemeden, bir ve birlikte olmak ortak paydası tam oluşsun... Türkiye'nin, "ayrılıkçıların artık hayal göremediği bir ülke olduğu" vurgulansın.
Ondan sonra, demokratik süreçte, birlikte yaşamanın insan hakları ve onuruna dayalı modelini oluşturabiliriz.
Abdullah Öcalan ikonu ve ablasının kongredeki görüntüsü, böyle bir tarihi oluşum nehri akarken, zamanla, kıyıda folklorik ve soluk renkler olarak kalabilir.
Bu kongreye bence damgasını, İstiklal Marşı'nın söylenmemesi değil, "Ne ayrılık" sloganı vurmuştur.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Türkiye bir devrim yaşıyor
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Moskova'da...
Çetin ALTAN
İstanbul'u kaplayan sis...
ÇARŞAMBA gecesi buğu, bulut, duman karışımını...
Melih AŞIK
"Palavra sevmem"
Anlaşılıyor ki Mustafa Sarıgül, gerçek bir h...
Fikret BİLA
Öymen'in açıklaması
CHP kurultayı yaklaşırken aday adaylarında ar...
Hasan CEMAL
Davaya hizmet!
Sayın Demirel'le zaman zaman mektuplaşıyoruz ...
Güneri CIVAOĞLU
Ne ayrılık...
DEHAP kongresinde İstiklal Marşı söylenmemiş....
Abbas GÜÇLÜ
Erken tatil iyi mi oldu, kötü mü?
Yarıyıl tatilinin öne çekilmesi iyi oldu. Öğr...
Sami KOHEN
Geç değil...
MİLLİYET'in dünkü manşeti ("Onlar Acıyı Unutm...
Mehmet Y. YILMAZ
'Gerdanlık' ve hediye yasası
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Er...
Faik ÖZTRAK
Yeni yıl hediyelerinin düşündürdükleri
Yeni yılda Ankara'da alışverişe çıkanlar başt...
Hasan PULUR
Cumhuriyet kuşaklarının 'Gönül Yarası'
ŞEVKET Süreyya, onlar için "Kahramanlar Kuşağ...
Derya SAZAK
Yargıtay'ın tutumu
Genelkurmay'ın, adları 'nüfuz kullanımı, suii...
Meral TAMER
Yabancılara bol keseden çalışma izni mi?
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma ...
Ece TEMELKURAN
Uyarına gelirse...
"Moskova'mıza hayırlı olsun!" dedi Başbakan. ...
Yaman TÖRÜNER
Borsayı kim yaktı?
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nın (İMKB) ...
Güngör URAS
TÜSİAD politikayı sevdi ekonomiyi unuttu
TÜSİAD'ın her yıl ocak ayında yapılan genel ...
M. Ali BİRAND
Avrupa mahkemesinde iki saatli bomba var
Bu yazıyı bir uyarıda bulunmak amacıyla yazı...

© 2004 Milliyet