|
 |
|
|
Duygu sömürüsü metotları!
Size haksızlık eden sevgilinizi üzebilir, herkesin gözü önünde onu "vicdansız" ilan edebilirsiniz! Çok kolay!
Ay, hastalandım! Neden beni bu kadar üzdün? Bünyem zayıf zaten, bilmiyor musun?
- Bak, küt diye düşüp bayılıverdim! Şimdi vicdan azabından ölürsün değil mi?
- Bak, gene düştüm bayıldım!
- Sen beni üzdün ama utan kendinden! Çünkü hastayım ben! Nefes alamıyorum, öhö öhö...
- Hiçbir şey hatırlamıyorum! Galiba hafızamı kaybettim üzüntüden!
- Beni aldattın ya, gidip estetik
ameliyat yaptırdım kendime! Canım nasıl acıdıııı!
Önemli olan duygu sömürüsü için kullandığınız metotların "mantıklı" ya da "saçma" olması değil, sergilediğiniz performansın kalitesi... Gözyaşları, ağlamalar, bayılmalar, "Senin yaptığın eziyeti gavur yapmaz!" meali pozlar...
Duygu sömürüsü yapanın sahte
acısına kimse inanmaz; iyi oynamıyorsa tabii...
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Televizyonda "Melekler Adası"nı seyrediyordum geçenlerde... Dizideki kadın, kocasını başka kadının evinden çıkarken görünce astım krizi geçirdi. Yoktu o zamana kadar astımı falan, aniden oldu! Sonra hemen ardından Caner'i de televizyonda canlı yayında "tıknefes" olurken gördük. "Esinlenmişler" belli ki...
Bir zamanlar yine sadece filmlerde gördüğümüz "hafıza kaybı"na da Susurluk skandalı vesilesiyle Sedat Bucak sayesinde tanık olmuştuk hatırlarsanız...
Bazı insanlar da var ki, ne zaman biri çıkıp onlara kötü bir laf etse hastalanıveriyorlar. Mesela Mehmet Ali Erbil... Bir ara dikkat ederdim, hakkında kim "abidik gubidik" dese cevabını hastaneden verirdi...
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Kısa vadede duygu sömürüsü yararlıdır, insanın içini cız ettirir ama hemen ardından ilgi ve şefkat tuzağı atlatılır atlatılmaz o "zayıf" kişi terk edilir.
Sevgilisinin ya da kendisine haksızlık yaptığını düşündüğü kişinin kötü duruma düşmesi için "kamu vicdanı" yolunu seçenlere bir diyeceğim var: İnsanlar böyle durumlarda ilk anda size sempati duyabilirler. Hatta "Haksızlık" edeni ayıplarlar, yerden yere vuruverirler ama sonrasında
akılda kalacak olan size yapışacak "hasta", "zavallı" ön ekleri...
Mesela, "Zavallı Caner" gibi... Yine tesadüf
o ki, Caner ağlaya ağlaya Tülin'e hasta yatağından beddua etti ya, meğer Tülin de hastanedeymiş! Televizyon mağdurları oldu zavallılar.
Geçmiş olsun...
Aman doktor, canım cicim doktooor, bana biraz sabır enjekte ediver... Ya yazdım diye gene hasta oluverirlerse!
İyi oyunlar herkese...
ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!
"Çok mu uçuk bir ilişki bu yaşadığım?"
İnternet vasıtasıyla tanıştım onunla. Ama Kore'de yaşıyor olması birazcık sorun oluyor... Çok mu uçuk bir ilişkidir benim yaşadığım? Webcam kullanarak görüyoruz birbirimizi hatta şarkı bile söylüyor bana Korece. Ama geleceğimiz hakkında endişe de duyuyoruz, yani birazcık...
Bülent E.
* * *
Uzaktan uzaktan aşık olması kolay tabii... Kolaysa bir araya gelin de aşk yaşayın. Yaptığınız, karşınızda kendi yarattığınız ama "öteki" dediğiniz birine aşık olmak yerine, uzaktaki birine "aşık" olmak. Geleceğinizden endişe de duymayın, alt tarafı ya o yanınıza gelir ya da siz gidersiniz. Veya sanal çocuklar yaparsınız!
"Duygu sömürüsü" dersi
1) Hal ve hareketler: Sevgiliniz canınızı mı sıktı, hemen siz de kendinizi sıkmaya başlayın o zaman. Nefesinizi kıpkırmızı olana kadar tutun. Sonra öksürmeye başlayın. Beceriksiz, bir o kadar da telaşlı hareketlerle göğsünüzü ovuşturun, nefes alamadığınızı iyice göstermek için yakanızı açmaya çalışın.
2) Konuşma: Konuşmayın, zaten oynadığınız rolde insanın sesi çıkmaz. Hırıltılı sesler çıkarın. Söylemek istediğiniz kelimelerin ilk hecelerini söyleyip tıkanmış, gerisini getiremiyormuş gibi yapın. Tek düzgün cümleniz şu olsun; "Bak senin yüzünden oldu!"
3) Dikkat: Bu ve benzeri duygu sömürülerini sakın sık sık yapmayın! Adınız ruh hastasına çıkıverir! Sonra kim ne yapsın hastalıklı sevgiliyi!
Öptüm sizi
"Pazar Keyfi"... Magazin programı içinde dizicik kakalıyorlar, bu da yeni moda! Dizide doktor kadına aşık, başka bir kadın onun kocasına aşık, o başka kadına başka adam aşık. Hemşire, hasta ve evli kadının doktora ne kadar iyi bir eş olacağını ima ediyor... Konu, kocasının kendisini aldattığını bir türlü görmek istemeyen kör ve aptal kadının, doğum gününde hediye almak için yola çıktığında kaza geçirmesi, artık yürüyemeyecek olması ve vicdan azabı duyan kocası ile iyi yürekli ve adaletli "Pazar Keyfi" hakkında... Duygu sömürüsü yapacaksanız magazincileri arayın ki, daha fazla etki yaratabilesiniz. "Alo, Pazar Keyfi duygu sömürüsü hattı mı? Beni sevgilim terk etti, şimdi aynen hastanedeyim, koşun!" Ya da, "Alo, bakın benim hakkımda ileri geri laflar edenler var ama ben hastayım, sevenlerim bana acıyıp onların ağzının payını versin, hemen haber yapın!" Flaş flaş öptüm ben onları!
Biraz da istatistik
| Kaprisleriniz yüzünden sevgilinizi kızdırdınız, durumu düzeltmek için... | | Hatamı kabul eder ve özür dilerim 37.14 | | Romantik bir sürprizle gönlünü alırım 25.71 | | Hiçbir şey yapmam, ben böyleyim 18.10 | | Ben hiç kapris yapmam ki bana kızsın 10.48 | | O buna kızmaz çünkü kapris yapmama bayılıyor 5.71 | | Birisi aracılığıyla aşırı tepki verdiğini iletirim 2.86 | |
1 soru 1 cevap
Erkek: Çok hastayım galiba... Doktora gitsem mi?
Kadın: Bilmiyorum... Ben daha çok hastayım galiba...
www.ilhanuckan.com
|
|
|

|