|
 |
|
|
Rıdvan Dilmen, Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş'ı analiz etti
Büyüklerin derdi bitmez!
Lider oturmuş taşlarıyla avantajlı. Ancak bence, Nobre'ye alternatif transfer edilmeli. Adayım; Ç.Rizeli Okan. Cim-Bom'da Hagi büyük riske girdi. Kartal'ın ilacı Saidou olur
Rıdvan Dilmen
FENERBAHÇE
İlk yarının ortasından itibaren başlayan çıkış, Galatasaray maçı dışında, son haftaya kadar devam etti. Gördük ki, Antalya'daki Werder Bremen maçında da sürüyor. Futbolda en önemli yapı taşlarından biri olan fizik güç, sezon başından itibaren Fenerbahçe'de üst düzeydeydi. Bu bir teknik heyet artısı. Ancak teknik - taktik olarak baktığımızda iki ayrı görüntü izledik. Kötü olan; Fenerbahçe sezon başında çok ofansif futbolcuyla oynadığı için (Alex, Nobre, Pierre Van Hooijdonk gibi) orta sahada eksik kalmış, bu da takım savunmasında problem yaratmıştı. Şampiyonlar Ligi'nde bu gözle görülür şekilde ortaya çıktı. Ne zaman Marco Aurelio'nun yanına Selçuk veya Serkan monte edildi, yetmedi, o üç koşmayan oyuncu ikiye indirildi, işler pozitif yönde değişti. Ancak Nobre'yi bu kurguda biraz ayrı tutmak lazım. Bu sistemde Fenerbahçe, rakiplere sezon başındaki bol pozisyon imkanı tanımadı. Şampiyonlar Ligi'nde 13 gol yiyen Fenerbahçe, o ikinci bölümde orta saha kalabalıklığındaki oyun düzenine geçince, son iki maçta kalesinde hiç gol görmedi.
Kuşkusuz favori
Ligin favorisi hiç kuşkusuz Fenerbahçe. Fikstür avantajı, morali, takım içi hiyerarşinin sağlanması - kaldı ki şu ana kadar transfer yapılmamasının sebeplerinden biri bu olabilir - en büyük artıları. Ancak benim düşüncem, çok önemli paralarla yıldız bir forvet alınacağına, oynamadığı zaman problem yaşatmayacak her an hazır olabilecek bir alternatif santrfor transfer edilmesi. Mutlaka yabancı olması gerekmiyor. Aklıma ilk gelen isim; Çaykur Rizesporlu Okan. Bu düzende Nobre'nin yokluğunda, hatta oyunda sıkıştığın zaman ikinci bir santrforu düşündüğünde, Brezilyalı golcünün tarzına en yakın isim Okan olarak gözüküyor.
Sarı - Lacivertliler'in şu anda oynadığı oyun düzeni, UEFA'da final oynayabilecek kadar doğru bir sistem. Ancak Türkiye liginde, özellikle deplasman maçlarında atılacak gole kadar baş ağrıtacak bir düzen.
GALATASARAY
Hagi ile başarısız değiller. Özellikle ilk iki haftadan sonra tempo, oyun, kadro istikrarı açısından iyi bir ilk yarı geçirdiler. Yolda küçük bir çocuğa sorsanız, ilk on biri, bir - iki isim dışında, hemen sayar. Yanılma payı fazla yoktur. Defansın dörtlüsü (Cihan, Song, Tomas, Orhan Ak), iki forveti (Necati, Hakan Şükür), iki kenar oyuncuları (problemleri yoksa Hasan, Sabri) hep aynı. Sadece Ayhan, Saidou, Ergün, Conceiçao, Volkan beşlisinden ideal bir ikili oluşturulamadı. Cim - Bom bunu da çözerse, birçok problem ortadan kalkmış olur.
Bekleyen sıkıntıları yok mu, yüzde yüz var. Necati - Hakan ikilisini forvette zorlayabilen tek Arif kaldı. Muhtemelen kıran kırana geçecek ikinci yarıda hem transfer yapmıyorsun - ki yapmalı - hem de Ümit gibi elindeki bir silahı düşünmüyorsun. Yarın, Hakan veya Necati'de sıkıntı yaşanırsa, bunu pahalıya ödeyebilirler. Bu hem Galatasaray, hem de Hagi için büyük bir risk.
BEŞİKTAŞ
Üç takım yeni sezona yeni kadroyla girdi. Bunlar; Ankaraspor, Kayserispor ve Beşiktaş'tı. Ligin iki yeni ekibi, bunun sıkıntısını ilk yarı sonuna kadar yaşadı. Beşiktaş ise, son 9 hafta 7 galibiyet, 2 beraberlik alacak kadar başarılı olarak, yeni hoca, yeni kadro sıkıntısını 8 haftada aştı. Ancak bugüne baktığımızda, sezon başında transfer bonkörlüğünde bulunan Beşiktaş, devre arasında ihtiyaç varken takviye yapmıyor. Çok acil ön orta saha oyuncusu lazım. Hazır Saidou da boştayken, bu sorun çözülebilir. Saidou'nun, Fenerbahçe'de Aurelio'nun faydası kadar katkı sağlayacağını düşünüyorum. Saidou, sırtı dönük top alabilen, pas oranı yüksek bir oyuncu. Aynı zaman da top da kazanıyor. Savunmada bu işi yapabilen Ronaldo gönderildi. Şu anda defanstaki mevcut oyuncular mücadele yönünden iyiler, ama topu oyuna sokma açısından sıkıntı yaşıyorlar. Kadroya topu iyi kullanabilen, hazırlık pasları yapabilen Saidou gibi bir oyuncu lazım.
İkinci olarak da mutlaka bir çabuk forvet almaları lazım. Ahmet Dursun, Nihat tipinde, kaleye hızla inebilecek bir oyuncu şart. Yoksa Beşiktaş, önlem alınması kolay bir takım oluyor.
Sergen, herkesin düşündüğü gibi, antrenmandan kaytaran bir oyuncu değil. Bileğinde birkaç yıldır devam eden ciddi bir problem var. Hafta içerisindeki antrenman azlığının sebebi de bu. Bu süre içinde tedavi kontrolüyle maçlara çıkıyor. Bir bakıma fedakarlık yapıyor. Bu da, Del Bosque'nin başını ağrıtıyor. Aynı tipteki oyuncular olduğu için, Sergen tercihinde, takım içindeki mutsuzluklar ortaya çıkıyor. Bunun da aşılması gerekli.
İkinci yarıda en büyük temennim, tribün terörü, teşvik, şike gibi futbolun güzelliğine gölge düşüren konuların gündem dışı kalması. İstanbulspor'un, teşvik primi aldığı iddia ediliyor. İstanbulspor, ligi 41 puanla bitirdi. Bursaspor, 40 puanla küme düştü. Yani İstanbulspor, bir puan farkla son anda yırttı. Bırakın Beşiktaş'ı yenmeyi, berabere bile kalsa, küme düşeceklerdi. Herhalde bu tablodan bir anlam çıkmıştır.
|
|
|

|