Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 15 Ocak 2005 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tiraj sihirbazı Kai Diekmann


Kai Diekmann, Almanya'da yayımlanan Bild'in genel yayın yönetmeni. 40 yaşında. İki yıl önce bu göreve gelmiş ve krizdeki gazetesini Avrupa'nın en çok satan, en çok kazanan, en etkili yayın organı haline getirmiş.
Bild, dışarıdan bakıldığında bir bulvar gazetesi. Ama bir olayı ele aldığında yeri yerinden oynatabiliyor. AB konusunda bizi samimi bir şekilde desteklediler. Ki bu desteğin, Avrupalı başbakan ve devlet başkanlarının desteği kadar önemli olduğunu hatırlatmakta yarar var. Üstelik onların gücü, siyasilerinki gibi geçici de değil...
Kai Diekmann, dünyanın dört bir yanından gelen saygın gazetecilerle birlikte, birkaç gündür İstanbul'da. Doğan Yayın Holding'in davetlisi olarak geldiler. Diekmann, dün sabah, Milliyet'in konuğu oldu ve önemli bir sunum gerçekleştirdi.
Bir numara olmanın sırlarını açıkladı. Olaylara bakış açısını ortaya koydu. En önemlisi de zirveye çıkmak kadar, orada kalmanın ne kadar maharet gerektirdiğini anlattı. Öylesine sade ve anlaşılırdı ki buna bir de samimiyet eklenince, işte her şey bu kadar basitmiş dedirtti.
Kai Diekmann, sadece medya sektöründe değil, siyasetten ekonomiye kadar hemen her alanda, çalışanı ve kurumları başarıya götürecek ipuçlarını bizlerle paylaştı. Hangi işi yapıyorsanız yapın, eğer hedefinizde bir numara olmak varsa, Diekmann'ın sözlerinden not ettiğim şu satırbaşlarını dikkate almanızda yarar var:
  • Sade ve kolay okunur olun.
  • Herkese ulaşın. Kadına, gence, sporsevere. Bild'in en çok satan kadın dergilerinden daha çok kadın okuru, en çok satan gençlik dergilerinden daha çok genç okuru var.
  • Halka yakın olun. Halktan kopmayın.
  • Duygusal olun. Duygularınızla hareket edin. Halkın duygularına tercüman olun. İnsanlar artık kalpleriyle karar veriyor, beyinleriyle değil. Duygulara hitap ederek tsunamizedeler için beş günde 40 milyon euro topladık.
  • Görsele önem verin. Tarih bile artık fotoğraflarla hafızalarda kalıyor.
  • Hangi konuda olursa olsun, haberi ilk duyuran siz olun.
  • Gündemi arkadan izleyen değil, belirleyen olun.
  • Televizyondan korkmayın. O kadar çok kanal oldu ki bir programı sonuna kadar izleyeni bulmak çok zor. Gazeteler bu durumu ortak temalar yaratarak avantaja dönüştürebilir.
  • Muhalefet yapmaktan, eleştirmekten korkmayın. Hata yapan başbakan da olsa üzerine gidin.
  • İnsanın ilgisini en çok yine insanlar çekiyor. İnsana odaklı olun. Her şeyiyle ilgilenin.
  • Her gün farklı tavır, güveni zedeler, okuyucuyu kaçırır.
  • Ne önemlidir, neden önemlidir sorusunu sürekli sorun.
  • Net tavrınız olmalı. Okuyucuların çoğuna ters düşeceğinizi bilseniz de doğru olduğuna inandığınızı yapmalısınız.
  • Popüler olun ama popülist olmayın.
  • Modern dünya sadece kelime değil, görüntü zenginliği de istiyor. Bir fotoğraf, bin kelimeden daha etkili olabiliyor.
  • Arada bir matrak olun. Hiç kimse 24 saat olumsuz haber görmek istemiyor. Keyifli olmak kimseye zarar vermez.
  • Bedava ekler, promosyonlar, ucuza gazeteler, emeği ucuzlatıyor, gazeteciliğin temeline dinamit koyuyor.
  • Herkesle problemimiz olmasından kaçmadık. Başbakan, bir daha bizimle konuşmayacağını açıkladı. Bundan iyi piar olamazdı...

  • Kai Diekmann'a biri AB ile diğeri Türkiye'deki gazete tirajlarındaki tıkanıklıkla ilgili iki soru yönelttim. İlkini yanıtladı. İkincisini pas geçti. Cevabı, anlattıklarımın içinde, ara bul diye düşündüğü için mi, yoksa söylediklerinin tam aksine kendisine sansür uygulayıp ev sahiplerine karşı ayıp olmasın diye mi pas geçti, pek anlayamadım. Sorunun ikinci bölümünü kaçırmış olabilir mi diye üçüncü bir şık daha var ki o da mümkün değil. Çünkü cin gibi.
    Özetin özeti: Kimilerinin çöpe attığı değerler, demek ki işe yarıyormuş...

    aguclu@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Kerkük ve Amerika
    KERKÜK konusunda Amerika'nın yaptığı açıklama...
    Çetin ALTAN
    Deniz suları neden geri çekiliyor?
    ŞİMDİYE dek rastlanmadık bir biçimde, deniz s...
    Melih AŞIK
    İhtimaliyat üzre...
    CHP genel başkan adaylarından Zülfü Livaneli,...
    Fikret BİLA
    Fark yaratmak...
    Doğan Yayın Holding'in, İstanbul'daki "2005 B...
    Hasan CEMAL
    Baykal, Blair, ve yeni sol!
    Baykal'ın İngiliz İşçi Partisi lideri Blair'l...
    Güneri CIVAOĞLU
    Bir fincan kahve
    CHP'nin Türkiye için misyonu farklıdır. CHP, ...
    Can DÜNDAR
    Donakalmak
    "Muhabirin iş kazası" haberini hatırlıyorsunu...
    Abbas GÜÇLÜ
    Tiraj sihirbazı Kai Diekmann
    Kai Diekmann, Almanya'da yayımlanan Bild'in g...
    Mehmet Y. YILMAZ
    Atçalı Kel Mehmet'ten, Zapata çıkar mı?
    Berthold Brecht, bir şiirinde şöyle soruyordu...
    Hasan PULUR
    Yahya Kemal ajan mıydı?
    MAŞALLAH, tartışmadan yana hiç sıkıntımız yok...
    Derya SAZAK
    Hediye kabulü
    Şirket kurma... borç alma... hediye kabulü! B...
    Meral TAMER
    Çinli ve Iraklı ile Alman'ın çalışma izni
    Türkiye'de yabancılara çalışma izniyle ilgili...
    Tamer HEPER
    Şimdi peşinde koş bakalım
    Yılbaşında Beyoğlu'nda yaşanan rezalet, akıll...
    Güngör URAS
    KİT'leri 'çökertmeden / doğrudan' satalım
    Tekel'in özelleştirilmesine 2001 yılı başında...
    M. Ali BİRAND
    Emine Erdoğan bu hediyeyi kabul etmemeli
    Emine Erdoğan'a Moskova gezisi sırasında değ...

    © 2004 Milliyet