Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 19 Ocak 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bir arefe yazısı

Benim Gözlüğümden / Nihat Demirkol

Bugün masalarınızın üstünde duran takvimde, lâf olsun diye "Arefe" yazdığına bakmayın. Zilhicce ayının dokuzuncu gününe rastlayan ve kurban bayramından bir önceki güne bu adı veren gelenek, adını hac ibadeti sırasında üzerinde vakfeye durulan Arafat'tan almaktadır ve tabii hicrî takvim esaslıdır... Hz. Muhammed, Allah'ın en çok arefe günü Cehennem'den kul azat ettiğini bildirmiş, arefe günü oruç tutmayı da övmüş ve tavsiye etmiştir. Arefe gününe ayrıca "yevm - i iyas - ı küffar" (kâfirlerin umutsuzluk günü), "yevm - i itmam - ı nimet" (nimetin/dinin tamamlanması günü) ve "yevm - i rıdvan" (hoşnutluk günü) adlarının verilmesi de belki bundandır. Bu anlam zenginleştiren tanımlamaların bir tanesi var ki, bence üzerinde durulmaya değer nitelikte: "Kâfirlerin umutsuzluk günü..."

* * *

Çoğunluklar kendi arasında, "sessiz" ve "sesli" olmak üzere ikiye ayrılır. "Sesli çoğunluk" tarif edilmek istense, ortada fazla tartışılacak birşey yok gibidir. Ama "sessiz çoğunluk" kavramı incelenirken, "kendi iradeleriyle sessiz kalan sessiz çoğunluk" ve "dış etkenler sebebiyle sesini çıkartamayan sessiz çoğunluk" ayrımına dikkat edilmelidir. Dış etkenler sebebiyle sesini çıkartamayan sessiz çoğunluk, az çok teslimiyeti kabul etmiş sayılır. "Kendi iradeleriyle sessiz kalan sessiz çoğunluk" ise, hep "neden susmakta olduğunu" çok iyi bildiğini düşünür; bu tavrın arkasında organize bir bilinç olduğu iddiasındadır ve genelde suskunluğun muhasebesini yaparken, "nalıncı keseri yaklaşımı"nı ön planda tutmak eğilimindedir. Hangi çoğunluk diğerlerinin yanında "bir avuç"tur ve çağımızda, "arefe günü hangi çoğunluğun umutsuzluk günü sayılmalıdır?"

* * *

Sebeplerin perde arkasında, mutlaka "bir avuç kendini bilmez" vardır. "Saygısızlar bir avuç"tur; "terbiye yoksunları" da öyle. Çoğumuz "telefonda konuşmayı bilmeyen bir avuç densiz"in nasıl olup da sinirimizi bozduğundan yakınırız. "Kırmızı ışıkta geçenler, bir avuç"tur. Aslında "bir avuç"tur, ağız sağlığına önem vermedikleri, dişlerini fırçalamadıkları için ağzı kokanlar. "Geçiyordum uğradım" diyerek, gününüzü alt üst eden, kendi zamanının kıymetini bilmediği için sizin zamanınızı da heba etme hakkını kendinde bulan hatırlı dostlar da, olsa olsa "bir avuç"tur. Bölücü çete mensupları, "bir avuç"tur. Atatürk Türkiyesi'nin gerici düşmanları, "bir avuç"tur. Çapulcuların "bir avuç" olduğunu söylemekte sakınca yoktur. "Bir kadeh şarap ve peynir tabağını" lezzet terazisinde hiç tartmamış olanlar "bir avuç"tur. Değişimin önünde direnenler "bir avuç"tur.

* * *

Ama hiç kimse çıkıp da, bu "bir avuç"un ne büyüklükte bir "el"e ait olduğunu pek sorgulamamıştır. "Bir avuç" olduğunu düşünmekle hata ettiğiniz kalabalıklar, artık çoğunluktadır ve "avuç avuç" üstünüze gelmektedir... Eğer büyüyen sosyal tehlikelerin farkında değilseniz, tanımazdan bilmezden geliyorsanız, "bayram coşkusu senin neyine" diye sorarlar adama... İşte böyle gamsız arefe günleri, "susmayı marifet sayan sessiz çoğunluğun umutsuzluk günü" sayılmalıdır. Arefesi olmayan bilinç ve heyecanların bayramı gelmez! Kâfir olmaya da hiç gerek yoktur! Yine de bayramınız kutlu olsun...

ege@milliyet.com.tr



EGE
Bir arefe yazısı
Üniversite sorgulanmalı





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Nihat Demirkol
Deniz Sipahi

© 2005 Milliyet