|
 |
|
|
'1 Şubat'ta Turkcell için sahaya iniyoruz'
Çukurova ile Koç - UniCredito görüşmesinin kilit sorunu Turkcell hisseleri konusunda taviz verilmeyeceğini belirten üst düzey bürokrat, "1 Şubat tarihinde sahaya ineriz" dedi
Kadife Şahin
Tüm dikkatlerin yoğunlaştığı Yapı Kredi Bankası hisselerinin satışında Çukurova ile - Koç - UniCredito arasındaki görüşmelerde Turkcell kilit konuma geldi.
1 Şubat 2005'e kadar Yapı Kredi'deki yüzde 45 ve bankada rehinli olan yüzde 13 oranındaki Turkcell hisseleri üzerinde satış opsiyonu bulunan Çukurova Grubu'nun oyalama taktiği izlemesi grubun temel şirketi Turkcell üzerindeki hakimiyetini kaybetme riskini artırıyor.
Çukurova'nın - Koç Finansal Hizmetler A.Ş. ile yaptığı protokol anlaşmasını değerlendiren üst düzey bürokrat, asıl sorunun ocak sonunda geri alım opsiyonu biten Turkcell hisselerinin ne olacağı olduğunu söyledi. Konu hakkında Milliyet'e bilgi veren üst düzey bürokrat, kesinlikle Çukurova Grubu'nun oyalama takdiklerine müsaade edilmeyeceğini, 31 Ocak 2005'ten sonra Yapı Kredi'de rehinli olan Turkcell hisselerinin satışı için harekete geçileceğini söyledi.
'Milli değere bakmayız'
Turkcell'in ulusal değer olarak çok önemli bir şirket olduğunu vurgulayan bürokrat, grubun kendi inisiyatifi ile Turkcell hisseleri üzerindeki sorunu çözmemesi veya çözememesi halinde nasıl bir gelişme olacağı konusunda şu bilgiyi verdi:
"Grubun sahibi olduğu Yapı Kredi hisselerinin satışı konusundaki protokolü biliyoruz. Burada önemli olan Turkcell hisseleri sorununu nasıl çözecekleri. Her konuda iyi niyet önemlidir ama burada artık iyi niyet gösterme olanağı yok. Bu nedenle grubun oyalama taktiklerine asla taviz verilmeyecek. 1 Şubat'ta geri alım opsiyonları sona erdiğinde yüzde 13.1 oranındaki Turkcelli hisseleri için sahaya çıkarız. Milli değermiş, ulusal sermayeymiş artık bunları düşünemeyiz. Çünkü şirketler ortada kaldıkça kıymetleri düşüyor."
'Süre spekülasyonu yapılıyor'
Bankanın satışı konusunda ocak sonuna kadar olan sürenin yetersiz olduğu konusunda spekülasyonlar yapıldığını belirten üst düzey bürokrat, Yapı Kredi'nin zaten bir çok grup tarafından yakından tanındığını ifade etti.
"Herkes Yapı Kredi'yi tanıyor" diyen bürokrat, "Koç Grubu da bankayı yakından tanıyor. Piyasa ve marka değerini çok yakından biliyorlar. Belki bakmak isteyecekleri bazı detaylar vardır" diye konuştu.
Bu nedenle 31 Ocak'la sınırlı olan inceleme süresinin görüşme sürecini çok fazla etkilemeyeceği görüşünü ileten bürokrat, ana protokolün tatmin edici nitelik kazanmasının daha önemli olduğuna dikkat çekti.
Bu arada borsaya yazılı açıklama yollayan Yapı Kredi Bankası Yönetim Kurulu, Koç Finansal Hizmetler A.Ş. temsilcilerinin bankada inceleme yapmasına 'gizlilik anlaşması' yapılması kaydıyla izin verilmesinin kararlaştırıldığını bildirdi.
'İştirakler brüt fiyatı etkiler'
Uzun yıllar Yapı Kredi Bankası Yönetim Kurulu'nda görev yapan bir üye, 1.8 milyar dolar üzerinden yapılan pazarlıkta fiyatı bankanın mali ve mali olmayan iştiraklerinin belirleyici olacağını kaydetti.
1.8 milyar dolar üzerinden başlayan pazarlıkta, bankanın sahibi olduğu gayrimenkuller, korular, kredi alacakları ve sahibi olduğu şirketlerin etkili olacağını anlatan üye, "Örneğin kâğıt üzerinde fiyatı düşük gözüken bir şirketin asıl değeri belirlendiğinde brüt fiyat düşebilir. Veya Fiskobirlik alacağına yapılacak iskonto fiyatta fark yaratır" dedi.
Bu tür indirimler ve ilavelerin net fiyatı belirleyeceğini ifade eden üye, protokol anlaşmasının kamuoyuna açıklanması konusunda ise 'gecikmeli yapılmış' bir açıklama yorumunda bulundu.
Üye aynı şekilde Çukurova Grubu ve Koç Finansal Hizmetler A.Ş.'nin Yapı Kredi Bankası'nın satışına ilişkin nihai anlaşma konusunda geç davranılmasının da bankaya zarar vereceği görüşünü iletti.
|
|
|

|