Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 19 Ocak 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Nükleer İran


Irak'tan sonra sıra İran'da mı?
Bu sorunun cevabı elbette önemli ama... Şu soru "önemli" olmaktan da öte "yaşamsal" denebilir. "İran, gerçekten nükleer silah aşamasında mı?"
Pulitzer ödüllü gazeteci Seymour Hersh, THE NEW YORKER'daki makalesinde, bu soruyu irdeliyor ve "ABD'nin özel birimlerini gizlice İran topraklarına soktuğunu, yeraltında olan sayıları 30'u aşkın tesisin yerlerini saptamaya çalıştığını... ABD'nin İran'ı vurmaya hazırlandığını" yazıyor.
"Bunun da Irak'a müdahale senaryosu gibi fantezi olduğu" düşünülebilir.
Yani, "ABD'ye müdahale için bahane üretiliyor. İddiaların gerçekdışı olduğu nasıl olsa anlaşılacak" denebilir.
Ancak... Hadise o denli basit ve yüzeysel değil.

Kast
Önce, nükleer harita iyi bilinmeli...
Hindistan'daki sosyal katmanları belirleyen "kast" sistemi gibi, nükleer güce sahip olmak da "hiyerarşik katmanlara" bağlanmıştır.
Hiyerarşik piramidin tepesinde, kendilerini nükleer silah imal ve bulundurma hakkına ve yetkisine sahip gören, BM Güvenlik Konseyi üyesi 5 ülke bulunmakta: ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin...
Bunlar, nükleer güç "racaları!..
Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme (NSYÖ) Anlaşması'nı dayatıyorlar.
Anlaşmanın mesajı, "Biz bir kere yapmış bulunduk, siz yapmayın..."
Piramidin bir altında, "prensler" var: Kanada, İsveç, Hollanda... Bunlar nükleer silah yapmaktan kendi iradeleriyle vazgeçmişler, Uluslararası Atom Ajansı denetimini kabullenmişler. Sadece enerji üretimi için çaba gösteriyorlar. Piramidin daha altında İkinci Dünya Savaşı'nın "sabıkalıları" Almanya, Japonya ve İtalya var. Onlara bu işlere bulaşmamak yaptırımı uygulanıyor.
Piramidin dördüncü sırasında "isyancılar" yer alıyor: Hindistan, Pakistan, İsrail, Arjantin, Brezilya...
Bunlar çok yüksek maliyetle "barışçıl nükleer patlamayı" gerçekleştirdiler.
Pakistan ve İsrail, silahı da elde etmiş olarak algılanıyorlar. İran da bunların arasında yer almak üzere...

Pakistan dersi
Atom Enerjisi Kurumu gibi, nükleer silah denetlemekle görevli en saygın kurumun eski başkanı Abdülkadir Han, Hollanda'da çalıştığı URENCO şirketinden, teknolojik sır çalarak, Pakistan'a vermişti. Onun Pakistan'a götürdüğü teknik, "merkezkaç" yöntemiyle, zenginleştirilmiş uranyum elde etmek diye tanımlanabilir. Yani nükleer silahın patlayıcı maddesini...
Abdülkadir Han'ın henüz çok yeni ortaya çıkarılan uluslararası nükleer kaçakçılık şebekesinin, İran'a da aynı sistemin imali için gerekli planları ve malzemeyi sattığı iddiası hayli güçlü. Bu iddia, UAEA Genel Müdürü Muhammed El Baradey'in, 15 Kasım 2004'te sunduğu 83 sayılı son raporunda yer almakta.
İsrail uçaklarının 1981'de Irak'ın Osirak reaktörünü bombalarla yok etmiş olmalarından İran ders almış...
İran'ın 36 tesis kurduğu ve hepsini de yeraltına kaydırdığı iddiası vahim... ABD'nin İran'a soktuğu özel timlerin bunların yerlerini araştırdığını yazıyor Seymour Hersh...
.....
İran'ın savunması, "amacının sadece enerji üretmek olduğu..."
Peki... Dünyanın en zengin petrol yataklarına sahip olan İran'ın nükleer enerji için sayıları 36'ya varan santrallar kurmaya ne ihtiyacı var? Bu pahalı santrallara savurduğu kaynakları sanayi, bilgi teknolojisi, istihdam, eğitim, sağlık, altyapı ihtiyaçlarına ayırması akılcı olmaz mıydı?
Ayrıca hâlâ tek bir reaktörü bile enerji üretimi için hizmete sokmamış olması garip!
......
Bütün bunlar, "ABD müdahalesi için gerekçe oluştu" diye algılanmasın... Elbette başka yaptırımlar da olabilir.
Ama, İslam devrimi ideolojisine ve bunun ihracına kilitlenmiş burnumuzun dibindeki İran'ın elinde, nükleer başlıklar ve bunları İstanbul'a kadar fırlatabilecek "Şahap" füzelerinin bulunması ve hele, "din adına terör örgütlerine verilmeleri" olasılığı, hafife alınamaz.
............
Not: Bu satırlar, yararlandığım Stratejik Analiz - ASAM - Ocak 2005 E. Büyükelçi Ömer Ersu'nun araştırmasıdır. İlgilenenlere öneririm.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İlerici kim, gerici kim?
SOLDA bazı aydınlar ve siyaset bilimciler CHP...
Çetin ALTAN
Astarı yüzünden pahalıya mı mal oluyor?
KARNELER erken verilip, okullar da tatile gir...
Melih AŞIK
Kim kazanır?
CHP Genel Başkan adaylarından Zülfü Livaneli,...
Fikret BİLA
CHP bölünür mü?
Kurultay sonrasında CHP bölünür mü?
Güneri CIVAOĞLU
Nükleer İran
Irak'tan sonra sıra İran'da mı?
Abbas GÜÇLÜ
İstanbul Üniversitesi'nde yeni dönem
Mesut Parlak bir zoru başardı ve rektörlük ko...
Nail GÜRELİ
Sınırda yaşayanlar
Keyifli bayram günleri dileyerek başlayalım. ...
Sami KOHEN
Şimdi de İran mı?
ABD'nin Irak'tan sonra İran'ı vurabileceği il...
Mehmet Y. YILMAZ
ABD yeni maceralar peşinde
Amerikalı gazeteci Seymour M. Hersh, pazar gü...
Hasan PULUR
Kim bu, kim bunlar?
ÇOK kere bizim de başımıza gelir, bir yazı ya...
Meral TAMER
Sol öldü ve yeniden doğmayacak
Kararlıyım.
Ece TEMELKURAN
Atkı
Cat Stevens çalıyor, eski, sarıksız haliyle, ...
Yaman TÖRÜNER
Biraz da coğrafya
Tsunamiler, zelzeleler, su baskınları, hortum...
Osman ULAGAY
Ekonomide eski ezbere takılmak doğru mu?
Türkiye ekonomisi uzun süre çok kötü yönetild...
Güngör URAS
Kurban Bayramı
Yarın Kurban Bayramı'nın ilk günü. Müslümanla...

© 2005 Milliyet