|
 |
|
|
gündeme karşı
Serin Duruş
Alper Mestçi - Hüseyin Özcan serindurus@milliyet.com.tr / Fax: 0212 505 69 19
Tuhaf cezalar...
1) Kapalı yerde sigara içme... Kamusal alanlarda ve binalarda sigara içmenin cezasını gösteren enteresan bir levha vardır. "Burada sigara içmenin cezası şu kadar lira" yazar. En son 500 YTL civarındaydı. Geçen sene Hürriyet Gazetesi yazarı Şükrü Kızılot yazmıştı, 1 sene içerisinde bu yasayı ihlal eden sadece 7 kişiye ceza kesilmişti. Devlet cezayı koyuyor, uygulamaya gelince fos!.. Bu 7 kişi için galiba biraz şanssız bedevi durumları mevcut ve umarız çöle düşmezler...
2) Sokakta kurban kesme… Bu sene de geleneksel olarak, belediyenin gösterdiği yerler dışında kurban kesenlere "okkalı" bir ceza kesileceği açıklandı. 1000 YTL'lik bu cezayı yine kimse sallamadı. Merak ediyoruz... Bu ceza neden kondu? Dostlar alışverişte görsün diyeyse, görmüyor işte... Bu cezayı uygulayacak bir makam var mı? Ellerinde bıçak, balta ve her türlü kesici alet bulunan insanlara "ne bu hal, öde bakalım 1000 YTL!" diyebilecek bir babayiğit var mı? Bugüne dek kaç kişi bu şekilde ceza ödedi, kapalı yerde sigara içenlerden çok mu, az mı? Kimsenin umurunda olmayan, keseni de ödeyeni de olmayan bu cezalar kimin için anlayamadık, anlayan da beri gelsin...
İnceldiği yerden kopsun!..
Spiderman
Ne mutlu bize...
118'i arayıp da bilinmeyen bir numarayı öğrenmek için harcanan paranın, Amerika ile görüşme yapmaktan daha pahalı olduğu ortaya çıkınca, olay, haber olarak gazetelere yansıyor. Bunun üzerine Telekom yetkililerinin nasıl bir açıklama yapması gerekir?
a) Pardon, hakikaten biraz abartmışız, şimdi fark ettik!..
b) Enflasyon bu kadar inmişken biz de bir miktar indirim yapacağız tabii...
c) Bu servisin ücreti budur, istemeyen kullanmasın!..
3 cevap da olur, kabul edilir türden. Ama yapılan açıklamayı beğenemiyoruz. Çünkü deniyor ki: "118 servisinin ücreti, İngiltere'den ucuz!.."
Sayın haberciler... Bir şeyi anlatmak için uzaklara gitmeye, benzer ya da kel alaka bir olayla illa da kıyaslamaya gerek yok. Haberi yeteri kadar sağlam yazmak yeterli...
Sayın Telekomcular... Yakında satılacak (özelleştirilecek) diye işleri biraz savsaklamış olabilirsiniz, anlarız. Haberde örnek olarak Amerika ile yapılan görüşme ücreti verildi diye daha uzağa işemeye çalışmanın ne anlamı var?
Görüldüğü gibi hayatımız laf salatalarıyla geçip gidiyor, bir şey çözülüyor mu? Asla... Fakat ne mutlu bize ki, yıllık kişi başı geliri 30 bin dolara yakın olan bir ülkenin 118 servisinden daha ucuz bir servisimiz var!..
Senkronun Böylesi
Bir konuk: Ebru Gündeş'in mangal gibi yüreği var...
Kuşum Aydın ve Hakan Altun (aynı anda): İnşallah!..
Laf Arası Adamı Bihter...
- Bihter abi bu ne cüret abi?
- Umarım!..
Dikkat Doğa!
"Çok dikkatli araba kullanırım!.." => Doğa Bekleriz (bu esnada araç kullanıyor ve gözlerini yoldan ayırarak Celal Pir'e bakıyor, az sonra da sinyal vermeden yola çıkacak!..)
Hooo!
"Hooo! Hooo! Hooo lan! Akıllı ol!.." => Kaçan boğayı yakalamaya çalışan şahsın boğaya ettiği laf (bu laftan sonra yanındakine boğayı gösterip "eroinman bu!" dedi)
Hayda!
"Şu an harap olmuş vaziyetteyim, tsunami gibi..." => "Gel Yeniden" programında Semra Hanım gelmeyince kocası Hamit Bey'in sözleri
O Yüzden Olmuyor
"Hee, öyle içimden geliyor çekiyorum..." => İbrahim Tatlıses ("kliplerinizi nasıl çekiyorsunuz?" sorusuna cevabı)
|
|
|

|