|
 |
|
|
Kurban...
Kurban, dinimizin sosyal amaçlı kurallarından biri olarak nitelenebilir, tıpkı zekât gibi...
Dini bir vecibeyi yerine getirmiş olmanın sağlayacağı tatminin yanı sıra, zenginliği paylaşmanın sosyal faydasını da içerir. Bu nedenledir ki, kurban, yoksul insanlara dağıtılır. Yeterli ölçüde et yiyemediği tahmin edilen kişilere öncelik verilir.
Bu bir çeşit gelirin yeniden dağılımını da sağlayan mali bir işlevdir. Aynı işlev zekât için de geçerlidir. Dini kural, sosyal amaçlı bir düzenleme getirmektedir.
Değişen koşullar ve gelişen yeni araçlar da bu dini vecibenin yerine getirilmesinde kullanılır mı?
Örneğin, kurban kesmek yerine sosyal amaçlı bir kuruma bağış yapmak, yoksullara doğrudan yardımda bulunmak gibi...
Kurban yerine bu yöntemlerin kullanılması da giderek yaygınlaşıyor. Kurbanla aynı sosyal işlevi yerine getiriyor. Gerçi bu konuda din adamları arasında bir görüş birliği yok. Bazıları kurban kesmek yerine böyle bir yardımda bulunmanın da dini vecibeyi yerine getirmek anlamı taşıdığını savunurken, bazıları mutlaka kurban kesmek ve dağıtmak gerektiğini savunuyorlar. Tabii bu uzmanlık gerektiren bir tartışma. Ancak, işlevi açısından baktığınızda, çeşitli yöntemlerle yoksul insanlara yardım etmenin yanlış bir yönü yok.
Burada dikkat edilmesi gereken, kurban etinin veya nakdi yardımın gerçekten ihtiyacı olanlara ulaştırılması olmalı. Nakdi yardımlarda kuruluşların güven vermesi gerekiyor. Yapılan yardımların yerine ulaşmadığı kaygısı yaygın. Bu konuda yaşanmış birkaç büyük skandal, yardım yapacak insanları endişeye sevk etti. Bu nedenle devletin yardım kuruluşlarını ve bu amaçla gerçekleştirilen organizasyonları çok iyi denetlemesi gerekiyor. İstismara izin vermemesi, yardım yapan insanlar için de, yardım bekleyen insanlar için de çok önemli...
Kurban eti dağıtımının eş dost, akraba çemberinden; gösteriş aracı olarak kullanılmasından kurtarılması da gerekli. Kurbanı kesmiş olmak; aynı olanaklara sahip akrabalar ve komşular arasında dağıtmak, sosyal işleve hizmet etmiyor. Kurbanın mutlaka ihtiyacı olanlara ulaştırılmasına özen göstermek de bir vecibe olarak görülmeli ve unutulmamalı...
Aksi halde o da, bayramları turistik gezi, tatil fırsatı gibi görmekten farklı olmaz...
Süter'in kitabı
Akşam gazetesinden meslektaşımız Şakir Süter'in "Derin Halk" kitabı Birharf Yayınları'ndan çıktı. Süter, köşe yazarlığını halkla birlikte yürüten bir isim. Sık sık vatandaşın görüşlerine yer veren Süter, kitabında halkın gündemini dikkatlere sunmuş. Gazeteciliğin yüksek politika dışında ilgilenmesi gereken konuları göstermiş aslında. Oyunun hesabını soran vatandaşı yansıtmış örneğin. Sokağındaki çukurdan, aylardır akmayan sudan, emekli, dul, yetim, esnaf ve memurun sorunlarından fışkıran insan manzaralarını, vatandaşın kaleminden kitaplaştırmış. Şakir Süter, "Derin Halk"ı derinlerden gün ışığına çıkarmış. Özellikle politikacılarımızın mutlaka okuması gereken bir kitap Derin Halk.
fbila@milliyet.com.tr
|
|
|

|