|
 |
|
|
Sanal âleme ne kadar hazırız?
Üniversite başvuruları gibi anadolu liseleri ve kolejlere başvurular da internet üzerinden olabilecekmiş. Miş diyoruz çünkü okulların çoğunda internet erişimi sağlanamıyor. Hemen her okulda farklı problemler var. Umarız, bu sorunlar bir an önce çözülür...
Birkaç yıl öncesine kadar internet üzerinden yapılan hiçbir şeye sıcak bakmıyorduk. Sadece haberleşme için kullanılıyorduk. Oysa şimdi tüm bankacılık işlemlerinden yasal başvurulara kadar hemen her şey sanal ortamda gerçekleşebiliyor.
ÖSS sonuçlarını da artık saatlerce beklemek yok. Neydi o günler? Sınav Sonuç Gazetesi almak için geceden kuyruğa girilirdi. Şimdi bir tıkla nereyi kazandığınızı anında öğrenebiliyorsunuz.
Öğretmen tayinleri de yıllardır bilgisayarla yapılıyor. Başvurular da internetle alınıyor. Yer seçimleri de bilgisayar kurasıyla belirleniyor. Artık ne torpil iddiaları kaldı ne de eksik evrak nedeniyle kura dışı kalma.
Bu konuda çocuk ve gençler, büyüklere göre çok daha maharetli. Uyumları çok kolay oldu. Bir de öğretmenlerimizi alıştırabilirsek, eğitim sistemimizin sanal dünyaya açılımı çok daha kolay olacak...
Öğretmen laptop'ları
Vakıfbank kredisiyle yüz binlerce öğretmene dizüstü bilgisayarı alınması öngörülüyordu. Çalışmalar son aşamaya gelmiş. Öğretmenler, yakında laptop'larına kavuşabileceklermiş.
Ama bu konuda yoğun eleştiriler geliyor. Alınması düşünülen bilgisayarların modası geçmişmiş. Elde kalan demode bilgisayarlar öğretmenlere pazarlanmaya çalışılıyormuş.
Bu işlerden anlamayız. Ama bildiğimiz bir şey var ki, o da bilgisayar teknolojisinin üç beş ayda bir değiştiği. Yenisi çıktığında, hele hele birkaç model üstü çıktığında eskilerin fiyatları bir hayli düşüyor. Tıpkı cep telefonlarında olduğu gibi. Üstelik her çıkan yeni model bir öncekinden çok daha fonksiyonel. Umarız, öğretmenlerimiz bu konuda mağdur edilmezler! En çok işe yarayan hangisi ise o seçilir...
Öğrenciler tatile devam
Büyüklerin bayram tatili bitti. Öğrencilerin tatili ise devam ediyor. Yarıyıl tatili daha yeni başladı sayılır.
Bizimkilerden biliyorum, tatil havasına öylesine girdiler ki, tekrar okula dönmeleri kolay olmayacak. Belki de bir süre sonra sıkılıp okulu, arkadaşlarını, öğretmenlerini, derslerini özlerler. Ama şimdilik hiçbir şey umurlarında değil.
Hafiften ders, ödev, kitap, gazete diyecek olsanız, tatildeyiz deyip çıkıyorlar işin içinden. Sanki okul zamanı hep okul ve derslerle meşgullermiş gibi.
Dünyanın en keyifli mesleği Türkiye'de öğretmenlik diyenler çoğunlukta. Oh ne âlâ, yazın 3 ay tatil. Dahası, okulların çoğunda yarım gün eğitim yapılıyor. Haftada birkaç gün okula gidenlerin sayısı da hiç az değil deniliyor. Ama gerçekler dışarıdan görüldüğü gibi değil. Öğretmenlerle konuştuğunuzda onlar da en fazla ezilen kesimin kendileri olduğunu söylüyorlar.
Ama bana kalırsa dünyanın en iyi mesleği öğrencilik. Hele bu bir de Türkiye'de ve üniversitede olursa değmeyin keyfinize. Finalden finale ders çalışıp sınıf geçenler o kadar çok ki! Derse devam ise pek çoğunda yok gibi.
Şimdi bana kızacaklar ama ileride hak verecekler. Öğrencilik yıllarını kim en iyi şekilde değerlendiriyorsa, ileride başarıya ulaşan o oluyor.
Özetin özeti: Örencilerin ekstra ve bayram tatilleri bitti. Yarıyıl tatilleri ise daha yeni başlıyor. İkinci yarıyı düşünmeye başlamalarında yarar var!..
aguclu@milliyet.com.tr
|
|
|

|