Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 23 Ocak 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Babacan'a destek The Economist'ten

Uluslararası iş ve finans çevrelerinin yakından takip ettiği dergi, Türk ekonomisine ve Babacan'a yönelik övgüleri sıralarken, olası kabine değişikliğine karşı tavır da almış oluyor


Zamanlama müthiş. İngiltere'de yayımlanan, uluslararası iş ve finans çevrelerinin yakından takip ettiği The Economist'in son sayısında yer alan, "Türkiye'nin Büyüyen Ekonomisi: Babacan Mucizesi" başlıklı yazı, beklenen kabine değişikliği öncesi gündeme "cuk" diye oturuyor.
The Economist'in Türkiye Muhabiri Amberin Zaman tarafından kaleme alınan makalede, Babacan için çekici tanımlamalar yapılıyor: Zeki, şampiyon, kesinlikle dürüst, seleflerine göre gösterişten uzak...
Gazetecinin "kesinlik" ifadesi ile güçlendireceği, en zor alanlardan birinin dürüstlük olduğunu düşünürüm. Mesleğimiz gereği sorgulayan tarafta olmamız, bizi böylesi bir hükümde cimri davranmaya iter. Amberin Zaman için de kuşkusuz aynı süzgeç geçerlidir.
Yazı konusu Türkiye'nin bir bakanı olduğunda, hemen aklıma "Ya diğerleri?" gibi bir soru gelir.
"The Economist, fikir beyan eden bir dergidir. Son aylarda kabine değişikliği kulislerinde Babacan'ın adı geçiyordu. IMF ve Dünya Bankası, uluslararası finans çevrelerinden, Babacan'ın görevde kalmasını destekleyen görüşler aldım. Böylece Babacan ile ilgili bir araştırma yapmaya karar verdim" diyor Zaman.
Zaman, Babacan ile makalenin yazılmasından önce iki kez görüşmüş. Bunlardan birinde derginin şubat sayısında verilecek "Türkiye" eki için, Londra'dan Ankara'ya gelen yazı işleri müdürü Tim Hindle de bulunmuş.
Zaman, Babacan'ın Ankara Belediyesi'nde çalıştığı dönemde yapılan bir ihalede fiyatın kırılmasını nasıl sağladığından, öğrencilik yıllarına kadar uzanan bir araştırma yapmış.
Yazıda kullanılan "şampiyon ve zeki" sıfatlarının altında, Babacan'ın TED Ankara Koleji'nden ve ODTÜ Endüstri Mühendisliği bölümünden birincilikle mezun olması, 4 yıllık iş hayatı sonunda yüksek lisans hakkı tanıyan ABD'nin önde gelen üniversitelerinden Northwestern Kellogg School'un, 2 yıllık iş deneyimini yeterli bulması yatıyor...
Dürüstlük konusu Zaman için de çok kolay açılabilecek örneklemelere imkân vermiyor. Ancak yazar bu konuda dikkatimi "Chicago'da çalışmış ama İstanbul'a hiç bulaşmamış bir Ankaralı" cümlesiyle çekiyor.
Buradaki "Ankaralı" sözcüğü, etik kuralları içselleştiren bir tutumu betimliyor.
Zaman, görüşme sırasındaki gözlemlerinden örnekler veriyor.
"Teknik açıklamalar yapıyor. Endişe ettiği durumlarda ilgili birimleri arayıp bilgilerini doğruluyor. Bu tavır güven verici. Örneğin Merkez Bankası'nı ilgilendiren bir soru sorduğumuzda, "Bana sormayın" diyor. Ekibe karşı saygılı."
Zaman, ekonomi yönetiminin dışa dönük algılaması konusunda da ipuçları veriyor:
"Babacan ekonomi yönetiminde başarı sağladı ve hızla gelişti. Bunlardan da önemlisi, Başbakan Erdoğan ile uyumu. Batılı çevreler ekonominin başında kim olursa olsun, Başbakan'ın öneminin farkında. Erdoğan da bu süre içinde ekonomiye teknik anlamda hâkim oldu."
Erdoğan'ın, en yakın arkadaşı işadamı Remzi Gür'ün oğlunu, Babacan'ın baldızı ile evlendirmesi de bakan - başbakan ilişkisinde bir yakınlık örneği olabilir.
AKP siyasetinin tozlu yollarından geçmeyen Babacan'ın parti doktrini dışında olmadığı da açık. Zaman, Babacan'ın 5 vakit namaz kılan, Amerika'daki öğrencilik yılları da dahil ağzına hiç içki koymayan, görgülü Anadolulu muhafazakâr bir aileden gelen "sıkı" Müslüman olduğunu vurguluyor. Zaman, burada Müslümanlığı, dürüstlükle birlikte kullanıyor.
Hatırlatmalıyım ki, Babacan'ın halası Hatice Babacan türban nedeniyle üniversiteden atılan ilk öğrenciydi. 1990 yılında süikast sonucu öldürülen Doç.Dr.Bahriye Üçok'un, 1968 yılında Ankara İlahiyat Fakültesi'nde verdiği derste, türbanını çıkarmamayı savunan Hatice Babacan, sınıfta meydana gelen atışmalardan sonra disipline verilmişti.

Ne selefler gördük
Söz konusu yazıda geçen "Ferragamo marka ayakkabısı ve jöleli saçlarıyla yarattığı imajın aksine kimi selefleri gibi gösterişe meraklı değil" cümlesi üzerinde duruyorum.
Zaman'dan bir görüşme karesi: "Masasının başında konuşmuyor, insanlarla arasına makamı sokmuyor. Ama mesela şöyle bir şey de oldu. Görüşmemiz sırasında odaya sık giren birisi vardı, "Çok fazla bölüyorsunuz" diye uyardığında, "Aaa o bakan" dedirtti."
Selef sözcüğünden aklıma; Kemal Derviş, Güneş Taner gibi eski "ekonomi patronları" geliyor. Ellerine aldıkları poro veya makamlarından aldıkları güçle tehditkâr olabilen bakanlar...
Başbakan Erdoğan, "Basın istedi diye kabine değişikliği yapmayız" diyordu. Erdoğan'ın, The Economist'in Türkiye ve Babacan ile ilgili övgü dolu yorumlarına "kayıtsız" kalabileceğini sanmıyorum.
IMF, Dünya Bankası gibi uluslararası finans çevrelerinin desteğini açığa vuran bu yazı aslında, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mustafa Koç'un "Babacan, başmüzakereci olsun" önerisine de bir yanıt. Müzakerenin yıpratıcı olacağı herkesin malâmu. Önünde uzun bir siyasi gelecek olan Babacan'a bu görevi yıkmak kolay olmayacak.

syilmaz@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Salaklık bulaşıcı mıdır?
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Na...
Fikret BİLA
Kurban...
Kurban, dinimizin sosyal amaçlı kurallarından...
Abbas GÜÇLÜ
Sanal âleme ne kadar hazırız?
Üniversite başvuruları gibi anadolu liseleri ...
Hasan PULUR
Sayılı günlere bir ekleme...
Sayılı günlerimize bir gün daha eklendi.
Derya SAZAK
CHP'de adaylar
Kurultaya bir hafta kala, CHP'de muhalefet ce...
Meral TAMER
Türklerin Avrupa çıkartması
Londra'ya (turist olarak değil de) iş için il...
Tamer HEPER
Hatadan çabuk döndük!!!
Yıllar yılı şikâyet ettiğim bir husus vardı. ...
Osman ULAGAY
'Türkler yapamaz' inancı kırılıyor mu?
Vatan gazetesinin dün manşetine taşıdığı ilgi...
Güngör URAS
Bodrum'u Londra'ya taşımışlar
Ünlü müzecimiz Nazan Ölçer Hanım, "The Britis...
Serpil YILMAZ
Babacan'a destek The Economist'ten
Zamanlama müthiş. İngiltere'de yayımlanan, ul...

© 2005 Milliyet