Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 24 Ocak 2005 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sevgili Aziz Başkan...

Gülü-yorum / Çağlayan Bilgen

İZMİR Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, "Emin olmadığım bir konuda mutlaka danışırım. Bir işi yaparken geçmişte olduğu gibi her zaman bir bilene danışacağım. Daima eleştiriye açık olalım ki; doğruyu bulabilelim. Ne demişler akıl akıldan üstündür" diyor.
Sayın Başkan çok güzel konuşuyor, ama bu söylediklerini sizce ne kadar uyguluyor dersiniz?
Ben pek uyguladığını sanmıyorum.
Halen oturduğu başkanlık koltuğunu partisinin kazanmasına neden olan ve bir dönem büyükşehir belediye başkanlığı yapmış Yüksel Çakmur ile biraya gelip "görüş alışverişinde" bulunmuş mu?
Sayın Yüksel Çakmur'un söylediğine göre böyle bir görüşme olmamış.
Ancak Kocaoğlu, Bornova Belediye Başkanlığı'nı kazandıktan sonra Çakmur ve bir grup arkadaşı tebrik ziyaretinde bulunmuş. O kadar.
Oysa Kocaoğlu'nun Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturduktan sonra en azından Çakmur'un deneyimlerinden yararlanmak için görüşmesi gerekmez mi?
Geçmişte yapılan doğruları, yanlışları konuşsalar iyi olmaz mı?
Deneyimlerden ders çıkarılsa, başarı için işbirliği yapılsa kötü mü olur?
Eğer, Çakmur'la görüşmesine birileri kızar diye korkuyorsa o zaman bir diyeceğim yok.
***
YİNE sayın Kocaoğlu, her fırsatta "Organizasyon yönetimi konusunda üstüme yoktur. Bornova'daki 70 metrekarelik beyaz eşya dükkanına 10 yıl sadece kahve içmeye gittim. İşlere karışmadım, satışta Türkiye birincilikleri elde ettim" diyor.
Peki İzmir'i yönetmek, dükkan yönetmeye benzer mi?
İzmir 70 metrekarelik dükkan mı?
Başkanın yönetim başarısının sonuçlarını önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Ama asıl sonuç dört yıl sonra yapılacak seçimlerde halkın oylarıyla ortaya çıkacaktır.
Ve işte o zaman hep birlikte göreceğiz.
***
GEÇMİŞTE zaman zaman İzmir'de, Ankara ile İstanbul da son yıllarda dini bayramlarda sürekli olarak uygulanan "ücretsiz otobüs" seferlerine gerek duymadıklarını söylüyor Sayın Kocaoğlu. Bunun gerekçesini ise şöyle açıklıyor:
"İnsanları emek sarfetmeden kazanmaya, kolaycılığa alıştırmamak lazım. Hiç kimse bir şeyi hak etmeden elde etmemeli."
Kimilerine göre bu mantık çok güzel olabilir.
Ama özellikle dar gelirli insanlar, bayramlarda eşine, dostuna, akrabasına ziyarete giderken, üç kuruşun hesabını yapıyor.
Örneğin; İzmir'in çeşitli semtlerinde oturan üç - beş akrabanıza veya dostuna bayram ziyareti yaptıysanız, cebinize en az 48 YTL (48 milyon lira) koymanız gerekiyordu.
Oysa insanlar evine ekmeği zor götürüyor... Ayın sonunu güç bela getiriyor... Hani sosyal belediyecilik yapacaktınız. Sosyal projelere ağırlık verecektiniz? Bu da sosyal bir proje değil mi?
Bu mantığa göre, o zaman belediye bütçesinden yoksullara yardım da yapmaya gerek yok.
Bana göre bu mantık; halkın partisi olduğunu iddia eden CHP'nin halktan nasıl uzaklaştığının da somut bir göstergesidir.
Bu hafta sonu kurultay yapacak olan CHP'nin sürekli kan kaybetmesinin nedenlerinden biri de işte böyle halkan kopuştur.
Çünkü CHP'deki sorun, sadece lideri değiştirmekle çözümlenecek gibi görünmüyor.
Bence kafalar ve anlayışlar değişmeli, partinin ideolojisi, ilkeleri tam anlamıyla yaşama geçirilmeli.
Aksi takdirde gerisi boş laf.

UNUTMADIK
Türkiye'nin yetiştirdiği büyük gazeteci Uğur Mumcu 12 yıl önce bugün haince katledildi. Düşüncesi mücadelemize ışık tutmaya devam edecek. Anısı önünde saygıyla eğiliyorum.

Vatandaşın Baykal yorumu...

GEÇEN haftaki yazımda yer alan "Baykal'ın başında bulunduğu CHP'ye oy verir misiniz?" şeklindeki soruya çok sayıda okuyucudan telefon ve e- mail geldi.
Okuyucuların ortak görüşü; benim Baykal'a torpil geçtiğim ve çok insaflı davrandığım yönünde. Okuyucuların büyük çoğunluğu şöyle diyor:
"Eğer o soruyu partililere sorarsanız ancak yüzde 90'ı Baykal'la hayır der. Ama sokaktaki sıradan vatandaşa soracak olursanız, yüzde 99'u Baykal'a karşı olduğunu söyler"

ANAP'ta seferberlik ilan edilecek!

YİNE geçtiğimiz hafta bu köşede yer alan "ANAP'lıların genel başkan arayışı" adlı yazımda ANAP Merkez Karar Kurulu Üyesi ve İzmir İl Başkanı Yunus Yunusoğlu'nun İlhan Kesici'yi "kurtarıcı" olarak gördüğünü yazmıştım.
Yunusoğlu, ismi geçen bütün adaylara aynı uzaklıkta olduğunu söyleme gereğini duymuş olacak ki; telefonla aradı.
ANAP'ın parçalanma ve kutuplaşma gibi bir lüksünün olmadığını söyleyen Yunusoğlu şöyle dedi:
"10 Nisan'a kadar yapılması kararı alınan ANAP Büyük Kongresi için 14 kişilik bir Kongre Çalışma Ekibi oluşturduk. Bu ekibin içinde ben de varım. Genel başkanlık için adı geçen bütün isimlerle görüştüm. Bu arada Mesut Bey (Yılmaz) ile de görüştüm. Mesut Bey, 'askerlik görevi' olarak gördüğü genel başkanlığa yeniden talip olmayacağını, ancak bir `seferberlik görevi' verilmesi halinde bundan kaçamayacağını, bunun için de hakkındaki davaların bitmesini ve aklanmayı beklediğini söyledi."
Anlaşılan CHP Kurultayı'ndan sonra, ANAP Büyük Kongresi'de oldukça konuşulacak gibi...
Ama asıl önemlisi, Türk siyaseti, önümüzdeki ilk bahardan itibaren pek çok olaya gebe olacakmış gibi geliyor bana...
Sizce de öyle mi?

cbilgen@milliyet.com.tr



EGE
Sevgili Aziz Başkan...





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Çağlayan Bilgen

© 2005 Milliyet