Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 26 Ocak 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kuzen Geronimo'yu anarken...

Benim Gözlüğümden / Nihat Demirkol

1908'de öldüğünde hâlâ savaş esiri sayılıyordu. Apaçi mezarlığına gömüldü. Çok geçmeden kemiklerinin mezarından çıkarılıp Apaçi dağlarına götürüldüğüne inanılıyor. Geronimo, Apaçi reislerinin ve özgür Kızılderili savaşçılarının sonuncusuydu... Miras bıraktığı öğretiden yansıyan gülümseme, güncelliğini hiç kaybetmeyeceğe benzer:
"Çocukken annem bana halkımızın efsanelerini öğretti. Güneşin, göğün, ayın, yıldızların, bulutların, fırtınaların hikâyelerini öğretti. Bana Büyük Ruh'un önünde diz çöküp dua etmeyi, ondan sağlık, akıl, şefkat dilemeyi öğretti. Biz başka insanlara asla beddua etmeyiz. Eğer biri ile görülecek hesabımız varsa, onu Büyük Ruh'a havale etmeden kendimiz görürüz. Bize Büyük Ruh'un insanlar arasındaki ufak tefek çekişmelere aldırış etmeyeceği öğretildi."

* * *

Beyaz adamın tarihinde 1492, nedense sadece Amerika'nın keşfini çağrıştırır.
Oysa aynı yıl, insanlığa, doğal zenginliklere el koyma hırsıyla gözü dönmüş Avrupalının kirli mazisi hakkında, talan kültürünün kilometre taşlarından birini de hatırlatmalıdır. Avrupa'nın maceraperest denizcileri, başta İspanyollar, Portekizliler, İngilizler ve Hollandalılar olmak üzere farkedilen kıtanın zenginliklerini paylaşmak amacıyla acımasız bir yarışa giriştiler.
Bu yüzden Aztekler, İnkalar ve nihayet Kızılderililer önce topraklarını, sonra da özgürlüklerini kaybetti...
Oysa evsahipleri doğanın bir parçası, hatta ta kendisiydi. En büyük direnişi gösterenler arasında Apaçiler ilk sırayı aldılar.

* * *

Bu efsanevi savaşçının yerli dilindeki adı, "Goyathlay - Esneyen Kişi"ydi... Ama bütün hayatı, kaçmakla kovalamak arasında geçtiği için uyumaya bile fırsatı olmadı. Savaştı, kaçtı, yakalandı, teslim oldu, kandırıldı... Tıpkı Siu'lar, Cheyenne'ler, Comanche'ler ve Kiowa'lar gibi. Galipler ve egemenler, tıpkı bugün olduğu gibi barış getirdiklerini söyleseler de, Kızılderililerin tarifine yaklaşamadılar bile: "Barış ve mutluluk her anda ve adımda mevcuttur. Ruhun meseleleri için siyasi çözümler yoktur.
Üç barış vardır: Birinci barış, en önemli barıştır; İnsan ruhundadır o. İnsan, evrenle ve bütün evrensel güçlerle olan ilişkisini, beraberliğini ve bütünlüğünü fark ettiğinde, evrenin merkezinde Büyük Ruh'un durduğunu ve bu merkezin her yerde, her birimizin içinde olduğunu fark ettiğinde birinci barış sağlanmıştır. Bu gerçek barıştır, diğerleri sadece bunun yansımasıdır. İkinci barış iki birey arasında olan barıştır. Üçüncü barış ise iki kavim arasında yapılır. Fakat anlamalısınız ki `gerçek barış' denilen birinci barış, insanın ruhundaki barış yoksa ne bireyler ne de kavimler arasında barış sağlanabilir..."

* * *

Öcal Uluç diyor ki, "Gerçeği fark edene kadar, vahşi ve tehlikeli olan tarafı Geronimo ve savaşçıları sanırdık; yıllarca aldattı Amerikan Sineması bizi..." Kızım da Missouri-Centralia'daki evsahibi ve Geronimo'nun torununun torunlarından Mr. Richman'ın sorusunu cevaplamakta zorlanıyor bu günlerde:
"Üzerinde insan yaşayan bir kıta nasıl keşfedilmiş olabilir?"
Avrupa Birliği'nin bizi uyum sağlamaya yöneltme gayretlerini, vahşilerin ehlileştirilmesine benzettiğim için bu yazıyı yazmak zorunda kaldım. "Sen bu beyaz adamı bilmezsin; Elini verirsin, kolunu alamazsın..." demeye getiriyorum güzel kızım. Geronimo da Arizona'ya, Sierra Madre Dağları'na tekrar dönebileceğini zannediyordu.
Uzak da olsa kuzeni anmak geldi içimden. Bu "Kuzen" yakıştırması nereden mi çıktı? Canım şu meşhur Bering Boğazı meselesi!

ege@milliyet.com.tr



EGE
Kuzen Geronimo'yu anarken...
Komplo teorisi
Yeni kurallar





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Nihat Demirkol
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer

© 2005 Milliyet