|
 |
|
|
Her şey taraftar için!
Galatasaray yönetimi, son yılların en ağır suçlamalarında bulunan Hagi'yi, tribün ve medya tepkisinden çekindiği için gönderemedi. Rumen hocanın çıkışı, basit önlemlerle geçiştirildi
Milliyet Haber Yorum - HALİL ÖZER
Galatasaray'daki "iki perdelik tiyatronun" ardından yaşanan hayal kırıklığıyla birlikte hiç kimse, krizin sona erdiğine inanmıyor. Şimdi bir gün önceye dönelim ve olayların perde arkasını aralayalım.
Hagi'nin sabah yaptığı basın toplantısı devam ederken, Başkan Özhan Canaydın bu açıklamaları izlemiyordu. Ancak Rumen hocanın sert çıkışı, Başkan'ın kulağına hemen ulaştı. Öyle ki, Hagi konuşmasını sürdürürken, Canaydın bazı yöneticileri, Mecidiyeköy bürosuna toplamaya başlamıştı. Sarı - Kırmızılılar, basın toplantısı bittikten sonra bir televizyon kanalından kaset getirttiler ve sözlerini bir bir dinlediler. Başkan Özhan Canaydın bu açıklamalardan çok rahatsız olmuştu, ardından yönetimle toplantıya girdi. Başta Ergun Gürsoy olmak üzere Turgay Kıran ve yönetici Ahmet Bozdoğan ile iki - üç yönetici, Hagi'nin işine son verilmesini istediler, konuşmasının Galatasaray'ın etik değerlerini sarstığına dikkat çektiler. Hagi'nin gitmesini isteyenlerin sayısı, o anda toplantıda bulunanların yarısı kadardı. Şükrü Ergün telefonla katılıp, görüşlerini bildirirken, acele davranılmaması ve kovulmanın işleri çözmeyeceği konusunda salık verdi. Ancak "kovma taraftarı" olanların B planı da hazırdı. Belli bir süre takımı Metin Yıldız götürecek, en kısa zamanda uzun vadeli ünlü bir isim getirilecekti.
Gürsoy sakindi
Bu arada Hagi'nin gitmesinin işleri daha da karıştıracağını düşünen yöneticiler "Hagi giderse taraftardan büyük tepki alırız. İnsanlar zaten şu anda bile dışarıda. Bir de Hagi'yi dinleyelim, sonra karar verelim. Ayrıca bu adam, orada tek başına yapamıyor. Yönetilmeye muhtaç. Biz bunu yapmadık" dediler. Başkan da aynı fikirde olduğunu ve Hagi'nin kovulmasını istemediğini belirtti. Bunun üzerine Rumen çalıştırıcı apar topar Mecidiyeköy'e çağırıldı.
Ergun Gürsoy'un son derece sinirli olmasına rağmen beklenmeyen şekilde soğukkanlılığını koruduğu gözlendi. Hagi'nin sözlerine anlam veremediğini belirten Gürsoy "İnanamıyorum. Ben, onun düşmanı değilim. Aksine oğlum Ali neyse Hagi'de benim için odur" ifadesini kullandı.
Başkan Canaydın, önce Hagi'yi Florya'da yaptığı açıklamalardan dolayı bir güzel azarladı. Ancak Rumen hoca, sözlerinde yönetimi direkt suçlamadığını ve İzmit'teki olayları tahrik edenlerin yöneticiler değil, camia içinde başarılı olmasını istemeyen başka kimlikler olduğunu ima etmek istediğini vurguladı. Canaydın medya önünde yapılan konuşmaların kendisini çok rahatsız ettiğini ve Galatasaray gibi camianın bu tür olayları kaldıramayacağını Hagi'nin yüzüne söylerken, kovulmasının gündemde olduğu mesajını da vermiş oldu. Ardından manüpilasyon yaptığını iddia ettiği yöneticiyi göstermesini istedi. Bu sözlerden sonra Hagi'nin gözlerinin dolduğu ve ağlamaklı olduğu gözlendi.
Söz verilmedi
Ardından Canaydın "Tamam o zaman uzatmanın anlamı yok. Ya git basın önünde tüm yönetimden özür dile bu iş bitsin. Ya da git" ifadesini kullandı. Bunun üzerine Hagi medyanın önünde özür diledi.
Hagi bu sözlerle başkanın gönlünü aldıktan sonra yeniden yukarıya çıktı. Bu ikinci perde de ise Rumen çalıştırıcıya "Şimdi anlat bakalım senin derdin ne?" diye soruldu. Hagi öncelikle takımda verilmeyen paraların büyük sıkıntı yarattığını ve yabancıların patlamasının an meselesi olduğunu belirtti, hemen ödeme yapılmasını istedi. Hagi ayrıca yönetim ile temas kuramadığını, bu iletişim kopukluğunun giderilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca verdiği transfer listesinden ses seda çıkmadığını, takviyenin şart olduğunu irdeledi.
Mecidiyeköy'de yaşananlar bu kadar. Sorun yumağı henüz olduğu gibi duruyor. Yönetim para ve transfer konusunda fazla söz veremedi. Çünkü para olmadığını hepsi biliyordu. Kısacası, Mecidiyeköy'de önceki gün Hagi'nin işine kesinlikle son verilecekti. Ancak taraftar ve medya tepkisi buna engel oldu.
|
|
|

|