Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 26 Ocak 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Vitrini ve içeriğiyle cılbırlı bir potpuri...


Ufak tefek, yoksulca giyimli vücudu, omuzlarına kadar bıraktığı uzun siyah saçları ve kurabiye kadar yüzüyle karşımda oturmuş; çektiği çilelerle, içine düştüğü hayat çıkmazını anlatmaya çalışıyordu:
- 16 yaşındayken, kimseyi dinlemeden sevdiğim erkeğe kaçtım. Sevdiğim erkeğin, hırsızlıktan bir de sabıkası olduğunu sonradan öğrendim. Evlenir evlenmez, bana pamuk ve tütün toplamak için köylü kadınlarla birlikte tarlalarda çalışmam gerektiğini söyledi.
"- Peki, sen ne yapacaksın, dedim?
"- Ben erkeğim, dedi, ya evde yatacağım, ya kahveye gideceğim...
Aramızda kavga çıktı:
"- Ben de seni zehirlerim, dedim.
Beni dövmeye başladı. Dayak canıma tak etti. Yeniden eve döndüm. O sırada annem öldü. Babam, annemin benim yüzümden öldüğünü söylemeye başladı ve o da başladı beni dövmeye. Derken beni, hali vakti yerinde yaşlıca bir adama verdiler.
Soruyorum:
- Şimdi kaç yaşındasın sen?
- 27, diyordu.
* * *
4 günlük bayram süresinde, tatil gidişi ve dönüşünde trafik kazalarında ölenlerin sayısı, bu yıl da 80'i geçmişti. Yaralananların sayısı ise 300'ü buluyordu.
Bayram tatillerindeki ölümcül kazalarla ilgili olarak yapılan uyarılar, kimseyi etkilememişti.
* * *
Ufak tefek, yoksulca giyimli vücudu, omuzlarına kadar bıraktığı uzun siyah saçları ve kurabiye kadar yüzüyle, karşımda oturmuş; sürdürüyordu çektiği çilelerle, içine düştüğü hayat çıkmazını anlatmayı:
- İkinci evliliğimde de, kocamla anlaşamadık. Adam, anladı benim kendisini hiç sevmediğimi:
"- Bu iş yürümeyecek, ayrılalım, dedi.
Ben de:
"- Peki, dedim, ayrıldık.
Babam yeniden evlenmişti. Yeni annem, bana çok öfkeliydi. En sonunda beni evden kovmaya kalktılar. O sırada, ben de, bir gençle nişanlanmaya çalıştım. Genç, parasal olanaklarını genişletmek için İstanbul'a gitti. İstanbul'da, eniştesiyle arasında miras kavgası çıkmış. Eniştesi de, öldürmüş onu.
* * *
Dünkü Milliyet'in manşetinde, "Doğu ve Güneydoğu'da kadına ortaçağ zulmünün sürdüğü" belirtiliyor ve "Kerpiç damda işkence dramı"nın ayrıntıları şöyle sıralanıyordu:
"Burun ve parmak kesme, aç bırakma, saç kazıma, vücuda kezzap damlatma".
* * *
Karşımda oturmuş evliliklerini anlatan 27 yaşındaki genç kadın:
- Evde beni ne üvey annem istiyordu, ne babam, diyordu. Tek umudum olan yeni nişanlım da, İstanbul'da öldürülmüştü. Ne gidecek bir yerim vardı, ne yapacak bir işim. Komşular beni, yalnız yaşayan bir adamla evlendirdiler.
Soruyordum:
- 3'üncü evliliğinde kaç yaşındaydın?
- Sanırım 19 filan...
- Sonra ne oldu?
- 3'üncü kocamla 7 - 8 yıl kadar sürdü evlilik. Ondan iki çocuğum oldu. Ancak ondan da boşanmak zorunda kaldım. Sabahtan akşama içiyordu. Ne eve baktığı vardı, ne bana, ne çocuklara. Evlerde hizmetçilik yapmaya gidiyordum. Bütün geçim yükü omuzlarıma binmişti.
* * *
Ta 3. Selim'den bu yana "Nizam-ı Cedit", "Tanzimat", "2. Meşrutiyet", "Cumhuriyet inkılabı"nın çizmeye çalıştığı çağdaşlık imajı ile; Türkiye'nin gerçek yüzü neden bir türlü örtüşmüyor; siyasal nutuklar bir yanda, kayıt dışı çalıştırılan çocuklar bir yanda; içi boşaltılan bankalar bir yanda, "Türk'e Türk propagandası" bir yanda; ezilen kadınlar bir yanda, "Müslüman'a İslam propagandası" bir yanda; ilkel kurban kesimleri bir yanda, uydurmadan açılan üniversiteler bir yanda, trafik kazaları bir yanda kalıyordu?
Şayet önümüzdeki 20 yıl içinde Rusya, Türkiye'den daha önce AB üyesi olursa, bunu kimse şaşırır mıydı?
İnanın şaşırmazdı.
* * *
Çünkü Türkiye, "biz-onlar" yarımını; ya "Garbın cebini zalimi affetmedim seni; Türküm ve düşmanım sana kalsam da tek kişi" öfkelenmesinde olduğu gibi, "Türk ırkçılığı ve emperyalizm" üstüne oturtmaya çalışıyordu; ya da "Müslüman-Hıristiyan" ayrımcılığı üstüne...
Oysa gerçek ayrım "köylülük-kentlilik" arasındaydı. Resmi tören ve görüntülerde kentli taklitçiliğiyle, kentli olunamıyordu.
* * *
Köylü kalabalığına karşı, çobanlık etmeye meraklı, saydamlıktan ödü kopan, hırslı siyasetçiler vardı tepelerde....
Ve hiçbirinin aklına, ne 1402'de Ankara Savaşı'nda Timur'a tutsak düşüp, bir yıl sonra da 43 yaşında ölen Yıldırım Beyazıt'ın mezarını yaptırmak geliyordu; ne de Gazi'nin babasının mezarını yaptırmak...
Ya tüm dünyaya posta koyma babalanmalarıyla avutuluyordu köylü kalabalığı; ya kentli toplumlara kıyasla, Müslümanlığın erdemleriyle...
* * *
27 yaşında üç kocadan ayrılmış 2 çocuklu genç kadın ise:
- Bahçe işlerini, çiçek yetiştirmeyi çok seviyorum, diyordu. Hayatımı yeniden kurmam gerek ama, bilemiyorum nasıl yapacağımı. Erkekler de bana hiç güven vermiyorlar...
* * *
Kimbilir daha böyle kaç milyon bireysel trajedi yaşanıyordu Türkiye'de?
Neyse ki bunların bir bölümü, artık yansımaya başlamıştı medyaya; bu da bir aşamaydı...

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Üniversite ve bilim
ANKARA Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Nusre...
Çetin ALTAN
Vitrini ve içeriğiyle cılbırlı bir potpuri...
Ufak tefek, yoksulca giyimli vücudu, omuzları...
Melih AŞIK
Gülen - gülmeyen
Fethullah Gülen'le yapılan röportajı Milliyet...
Fikret BİLA
Org. Büyükanıt ve Kıbrıs
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyü...
Hasan CEMAL
Einstein ne demiş?..
Baykal'ı ve CHP kurultaylarını düşünüyorum. V...
Güneri CIVAOĞLU
Baykal'ın şansı
Milliyet'in anketi için düşünceler: "Genel ba...
Abbas GÜÇLÜ
OKS başvuruları yapılamıyor
Ortaöğretim Kurumları Giriş sınavı OKS için b...
Nail GÜRELİ
Gitti Rahşan, geldi Olcay
Deniz Baykal'ın Balçiçek Pamir'e söylediği, "...
Sami KOHEN
Kıbrıs için ufak adımlar
Kıbrıs meselesinde "ufak - tefek" bazı gelişm...
Mehmet Y. YILMAZ
'Eğilim tespiti'
Siyaseti, Ankara'da kapalı kapılar ardında oy...
Hasan PULUR
Genel Yayın Müdürü nasıl kayboldu?
BAZI anıları ya da araştırmaları okurken, içi...
Meral TAMER
Prof. Tekeli'den sol için yeni parti modeli
Düşünce hayatımızın önde gelen isimlerinden P...
Ece TEMELKURAN
Ay lav diz geym!
Irak seçimlerinin reklam filmini izlediniz mi...
Yaman TÖRÜNER
Aklıma takılan sorular
Soru 1) Neden hemen hemen her ay Sabah Gazete...
Osman ULAGAY
Yoksulun çilesi, zenginin çenesi
Davos'ta bugün başlayacak olan Dünya Ekonomik...
Güngör URAS
Derviş'in 'sol'u 'işte öyle bir sol'
Milliyet Ekonomi'de pazartesi yayımlanan yazı...
M. Ali BİRAND
MÜZAKERELER 2006'DA BAŞLARSA NE OLUR ?
Avrupa Birliği ile katılma müzakereleri 3 Eki...

© 2005 Milliyet