Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 26 Ocak 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Prof. Tekeli'den sol için yeni parti modeli

Parti, toplumun iç dinamiklerini harekete geçirip, halkla birlikte yeni çözümler ve yeni bilgiler üreterek güven ağı oluşturmalı, başarı biriktirmeli


Düşünce hayatımızın önde gelen isimlerinden Prof. Dr. İlhan Tekeli, Mehmet Kabasakal'ın organize ettiği Pera Palas toplantıları için yeni siyasi parti / hareket modeli üzerine bir çalışma yapmış. TÜSES, SODEV, SDD ve TESAV gibi sosyal demokrat sivil toplum kuruluşlarınca, bugünlerde üzerinde düşünce egzersizi yapılmakta olan Prof. Tekeli'nin Türkiye solu için yeni siyasi parti modeli, 2 temel önermeye dayanıyor:
Birinci önerme, partilerin siyaset yapmasındaki temel amacın, iç dinamik yaratmaya yönelik olduğu ilkesinden yola çıkıyor. Siyasete bakış açısını tümüyle değiştiren bir önerme bu. Partinin esas amacının, ne olursa olsun iktidara gelmek olmayıp, toplumda iç dinamik yaratmasına dayanan bir bakış açısı.

Siyasiler utansın!
Prof. Tekeli, toplumun iç dinamiklerini harekete geçirme noktasına nasıl geldiğini şöyle izah ediyor: "Son dönemde hep şu argüman öne sürülüyor. Türkiye'nin iç dinamikleri yetmiyor, ancak dış dinamiklerle Türkiye dönüşebiliyor! Siyasetçilerin utanması gereken bir durum bu. İç dinamiği harekete geçiremiyorsanız, sizin siyaset yapmanızın gerekçesi ortadan kalkıyor zaten."
İkinci önerme partinin yapısıyla ilgili. Yeni modelin çıkış noktası, partinin öğrenen bir kurum olması. Kollektif bilişsel (cognitive) sorumluluk üzerine kurulu bir parti yapısı bu. Partinin şöyle çalışması düşünülüyor: Değişik yerelliklerde toplumun değişik kesimleriyle biraraya gelerek sürekli çözüm üretirken, sürekli bilgi de üretmek, o yeni bilgiler / çözümler aracılığıyla toplumda yeni bir güven ağı oluşturmak ve bunun üzerinden siyaset yapmayı öneriyor Prof. Tekeli. Bugünkü demokrasi ve iktidar anlayışıyla taban tabana zıt, ama sol Türk halkı için umut olmak istiyorsa, toplumla birlikte yeni çözümler ve yeni bilgiler üretmekten başka çıkış yolu görünmüyor. Siyasetçinin sabrı yeter mi, orası ayrı konu.

Başarı biriktirme
Prof. Tekeli'nin önerdiği yeni parti modeli, uygulamada etkili olmak için iktidara gelmeyi beklemiyor, başarı biriktiriyor. Ve biriktirilen bu başarı partiye; a- hem güven sağlıyor, b- hem topluma yabancılaşmayı önlüyor, c- hem de iktidara büyük deneyim kazanarak hazırlanmasını sağlıyor.
Prof. Tekeli'nin yukarıdaki 2 önermeye ek 3. bir önermesi var: "Esas amacı iktidara gelmek olmadığı halde, böyle güven ağlarına dayanarak kurulmuş bir partinin iktidara gelme şansı da, iktidarda başarılı olma şansı da fırsatçı partilerden daha yüksek olacaktır."
Tekeli'ye göre Türkiye'de solun ya da CHP'nin problemi Deniz Baykal değil. Solun problemi, geçmişin paradigmalarına hapsolmuş olması. Örneğin ulusçuluk konusunu ele alalım ve sözü Tekeli'ye bırakalım:

Ve ulusçuluk...
"Türkiye'deki ulusçulukla küreselleşme arasında bir yüksek gerilim var. Küreselleşmeyi savunanlar, ulusçuluğun şu - şu özellikleri günümüz dünyasında yaşamak için elverişli değil diyorlar, ama yeni bir ulusçuluk önerisi yapmıyorlar. Halbuki toplumun iç dinamiklerini harekete geçirerek işe başlamak, küreselleşen dünyada ulusçuluğu yeniden tanımlamak için de çok önemli bir çıkış noktası olabilir.
Günümüzde ulusçu olmak, ulusçuluktan doyum almak ne konuda olabilir? Ben, saygı gören bir ülkenin yurttaşı olduğum zaman onur duyarım. Ama saygı duyulan bir ülkenin yurttaşı olmak için, küresel dünyanın düşünce ve sanat hayatına katkıda bulunmak lazım. İç dinamik yaratmak, böyle bir koşulu da ortaya koyuyor.
Diğer taraftan bağımsızlık da yeniden tanımlanıyor. Bugünün dünyasında bağımsızlık, ülke sınırları içine kapanarak değil, dünyada yankılanacak bir projeyle sağlanabilir ancak. Biz Türkiye'nin kaygılarından gelişen bir iç dinamikle, mesela üniversite reformu konusunda ABD ve Avrupa'daki üniversitelerin de reform ihtiyacına cevap verecek bir proje ile dünyada pekâla sesimizi duyurabiliriz."

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Üniversite ve bilim
ANKARA Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Nusre...
Çetin ALTAN
Vitrini ve içeriğiyle cılbırlı bir potpuri...
Ufak tefek, yoksulca giyimli vücudu, omuzları...
Melih AŞIK
Gülen - gülmeyen
Fethullah Gülen'le yapılan röportajı Milliyet...
Fikret BİLA
Org. Büyükanıt ve Kıbrıs
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyü...
Hasan CEMAL
Einstein ne demiş?..
Baykal'ı ve CHP kurultaylarını düşünüyorum. V...
Güneri CIVAOĞLU
Baykal'ın şansı
Milliyet'in anketi için düşünceler: "Genel ba...
Abbas GÜÇLÜ
OKS başvuruları yapılamıyor
Ortaöğretim Kurumları Giriş sınavı OKS için b...
Nail GÜRELİ
Gitti Rahşan, geldi Olcay
Deniz Baykal'ın Balçiçek Pamir'e söylediği, "...
Sami KOHEN
Kıbrıs için ufak adımlar
Kıbrıs meselesinde "ufak - tefek" bazı gelişm...
Mehmet Y. YILMAZ
'Eğilim tespiti'
Siyaseti, Ankara'da kapalı kapılar ardında oy...
Hasan PULUR
Genel Yayın Müdürü nasıl kayboldu?
BAZI anıları ya da araştırmaları okurken, içi...
Meral TAMER
Prof. Tekeli'den sol için yeni parti modeli
Düşünce hayatımızın önde gelen isimlerinden P...
Ece TEMELKURAN
Ay lav diz geym!
Irak seçimlerinin reklam filmini izlediniz mi...
Yaman TÖRÜNER
Aklıma takılan sorular
Soru 1) Neden hemen hemen her ay Sabah Gazete...
Osman ULAGAY
Yoksulun çilesi, zenginin çenesi
Davos'ta bugün başlayacak olan Dünya Ekonomik...
Güngör URAS
Derviş'in 'sol'u 'işte öyle bir sol'
Milliyet Ekonomi'de pazartesi yayımlanan yazı...
M. Ali BİRAND
MÜZAKERELER 2006'DA BAŞLARSA NE OLUR ?
Avrupa Birliği ile katılma müzakereleri 3 Eki...

© 2005 Milliyet