|
Aklıma takılan sorular
Soru 1) Neden hemen hemen her ay Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni gazetenin başarılı olduğunu, orada özgür gazetecilik yapıldığını anlatıp duruyor?
Soru 2) Mehmet Barlas dahil hemen hemen bütün köşe yazarlarının yılda bir kez bile olsa, daha önce hiç tanımadıkları yeni patronlarını öve öve göklere çıkarmalarının nedeni nedir?
Soru 3) Sabah Gazetesi'nde özgür gazetecilik yapılıyorsa, Metin Münir'in, Necati Doğru'nun ve daha ismini vermek istemediğim onlarca kişinin kendilerini Gazete'den ayrılmak zorunda hissetmelerinin veya atılmalarının nedeni nedir?
Soru 4) Gazete'ye siyasi kadroya yaranmak için atanmış veya siyasi kadro istemiyor diye Gazete'den atılmış kaç kişi vardır?
Soru 5) Şimdiki yönetim, şimdiye kadar Gazete'de kaç bin kişinin işine son verdi veya kaç kişi ayrılmak zorunda bırakıldı?
Soru 6) Gazete'de herkes çok sesliliğin, demokrasinin ve özgürlüğün tadını çıkarıyor diyen Genel Yayın Yönetmeni, kendi patronlarının yaptırdıkları çalışmada Gazete'nin birinci sorununun iletişim eksikliği olduğunun ortaya çıktığını biliyor mu?
Soru 7) Gazete'nin ticari rekabette bir silah olarak kesinlikle kullanılmayacağını söyleyen Grup, gerçekten öyle davranıyor mu?
Soru 8) Gazete'nin reklamdan aldığı pay oransal olarak neden gittikçe düştü?
Soru 9) Grubun dergilerinin isimlerine neden bazı ekler yapılmak zorunda kalındı?
Soru 10) Sabah veya ATV'nin lisans haklarının değerinin yaklaşık 500 milyon dolar olduğu anlaşılıyor. En azından, bu fiyattan alıcı var. Bu hakların kiralanması için Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF)'na her yıl ödenmesi gerekli miktar ise, karın % 55'i ya da cironun % 6'sı ama asgari 10 milyon dolar.
a) Sizce, 500 milyon dolar değerindeki bir malın yıllık kirası 10 milyon dolar olabilir mi? Bu çeşit değerlemeler yapılırken kullanılan hesaplara göre kiranın asgari 50 milyon dolar olması gerekmez mi?
b) Üstelik, vergilerin bu 10 milyon dolardan düşülmesi komik ve ülkemizdeki kiralama pratiğine aykırı değil mi? Bu durumda gerçek kira, 2 milyon dolara kadar düşmüyor mu?
c) Asgari ödeme olanağı varken, Grup yüksek kâr etme veya gerçek karını gösterme eğiliminde olabilir mi?
d) TMSF bu anlaşmayı yapmakla sektörde rekabeti bozmuş olmuyor mu? Bunun ötesinde, Anlaşma yapılırken Rekabet Kurumu'ndan gerekli izin alınmış mıdır?
e) Bildiğim kadarı ile Anlaşma'da TMSF'nin Grup'un kar etmesini denetleme yetkisi var. Bu durumda, Televizyon'un Avrupa ilan hakları devredilirken ve ay başında Gazete'nin fiatı indirilirken TMSF'den olur alınmış mıdır?
Soru 11) Grup'un Ana Şirketi'nin Etibank üzerinden TMSF'ye olan borçları ne alemde? Buradan bir kuruş ödenme yapıldı mı? Yapılan protokolde, bu konuya neden hiç değinilmedi?
Soru 12) Gazete'nin Patronu bu işe neden girdi? Amaç, gerçekten Gazete'yi ve gazetecileri kurtarmak mıydı? Yoksa, Bilgin'e haksızlık yapıldığına mı inanıyordu? Değilse, bedavaya güçlü bir medya sahibi olmak mı amaçlanmıştı?
Soru 13) Şimdiye kadar Gazete Patronu'nun cebinden Gazete ve TV'nin satın alınması veya kiralanması için bir para çıktı mı? Yani, bu işe beş kuruşluk da olsa bir sermaye konuldu mu?
* * *
Bu soruları sadece, beyin cimnastiği yapmak için sordum.
Kendi kendilerini övenler, bu soruları kendilerine sormuş olsunlar.
ytoruner@milliyet.com.tr
|
|