|
Yoksulun çilesi, zenginin çenesi
Davos'ta bugün başlayacak olan Dünya Ekonomik Forumu Yıllık Toplantısı'nın, yani Davos 2005'in resmi açılış konuşmasını İngiltere Başbakanı Tony Blair yapacak. Blair'in, "G-8 ülkeleri" diye anılan zenginler kulübünün dönem başkanı olarak konuşacağı belirtiliyor ve konuşmasında, zengin ülkelerin, yoksulların acil sorunlarına çözüm üretmeye yönelik yeni girişimlerini ve iklim değişikliklerine karşı alınacak önlemleri vurgulaması bekleniyor. Ancak 18.30'daki bu resmi açılıştan önce saat 16.45'de Avrupa'nın bir diğer ağır topu Forum'a seslenecek. Bu yılki toplantıya katılacağını son anda bildiren Fransa Devlet Başkanı Jacques Chirac, programa sonradan eklenen özel oturumda konuşacak. Almanya Başbakanı Gerhard Schröder'in ise Forum'un ikinci gününde konuşması bekleniyor. Geçen yılki Forum'da Başkan Yardımcısı Dick Cheney tarafından temsil edilen ABD yönetiminin ise, dünyaya zorla özgürlük ve demokrasi götürme misyonunu yerine getirmekle meşgul olduğu için bu yıl Davos'a üst düzeyde bir temsilci gönderemeyeceği anlaşılıyor. Gene de kesin konuşmayalım, son dakika süprizleri olabiliyor Davos'ta da.
Hedef iyi ama..
Dünya Ekonomik Forumu, Davos 2005'in ana temasını şöyle formüle etmiş: "Zor tercihler için sorumluluk üstlenmek". Dünyadaki iklim değişikliklerinden yoksulluğun yarattığı sorunlara, kitle imha silahlarının yayılmasından küreselleşmenin yarattığı eşitsizliklere ve dünya ekonomisindeki dengesizliklere kadar uzanan geniş bir yelpazede, küresel toplumu zor tercihlerle karşı karşıya bırakan pek çok sorun tartışılacak Davos'ta. Bu yılki ana temanın formüle ediliş biçimi, sorunları tartışmanın ötesinde, bu sorunları aşmak için birilerinin sorumluluk üstlenmesinin gerekli olduğunu da vurgulamış oluyor.
Bu kuşkusuz yerinde bir vurgu ama Davos'ta, hatta dünya ülkelerinin resmi temsilcilerinin katıldığı Birleşmiş Milletler (BM) toplantılarında bu tür vurguların yapılması, hedeflerin belirlenmesi sonuçta fazla bir şey ifade etmeyebiliyor. BM'nin 2000 yılındaki zirvesinde saptanan Milenyum Kalkınma Hedeflerine varma konusunda bugüne dek yapılanlar hiç de umut verici değil. BM'nin bu süreci hızlandırmak için görev verdiği, ünlü ekonomist Jeffrey Sachs başkanlığında 250 uzmandan oluşan ekip kapsamlı raporunu geçen hafta açıkladı. Üç bin sayfalık kapsamlı bir çalışmanın bulgularını özetleyen rapor, yardıma muhtaç her ülkenin, kendi ulusal programını hazırlayarak alacağı yardımı en iyi biçimde kullanacağını kanıtlamasını gerekli görüyor ama birçok ülkenin bunu yapabilmek için bile yardıma muhtaç olduğunu belirtiyor. Yalnızca sıtmadan her ay 150 bin çocuğun öldüğünü hatırlatan Jeffrey Sachs'ın başkanlığında hazırlanan rapor, bu "sessiz tsunami"nin önlenmesi için zengin ülkelerin yoksullara sağladığı kalkınma yardımlarının 2015 yılına kadar ikiye katlanması gerektiğini vurguluyor.
Zengin eller cebe
Zengin ülkelerin hepsinin üye olduğu OECD'nin geçen hafta açıkladığı 2003 yılına ilişkin veriler, BM raporunun belirlediği hedeflere göre 2006'da milli gelirlerinin (GSYİH) % 0.44'ünü, 2015'de ise % 0.54'ünü ayırması gereken zengin ülkelerin en büyüklerinin bu hedeflerin çok gerisinde kaldığını gösteriyor. Tabloda görüldüğü gibi, hepsi de "G - 8" ülkesi olan ABD'nin, Japonya'nın, Almanya'nın, İtalya'nın ve Kanada'nın sağladığı kalkınma yardımları, hedeflenen oranın yarısı düzeyinde. Buna karşılık Norveç, Hollanda ve İsveç gibi ülkelerin şimdiden hedefin üzerinde kalkınma yardımı yaptıkları görülüyor.
Bu tablo ortada dururken, Tony Blair'in "G - 8" ülkeleri adına Davos'ta yapacağı vaatlerin ne kadar inandırıcı olacağını bilemiyorum. Kalkınma yardımlarına ayırdığı 16 milyar doların 25 katını silahlanma için harcayan ABD'nin gölgesinin düştüğü bir dünyada yoksulların çilesi, zenginlerin ancak çenesini mi yorabiliyor acaba?
oulagay@milliyet.com.tr
|
|