Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 27 Ocak 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bana geleceğin resmini çizer misin ey genç!

Bir zamanlar Satın alma kriterlerimiz farklıydı. Şık ve 'trendy' olması değil dayanıklılığı, bir başka deyişle 'evladiyelik' olması ön plandaydı. Ama devir değişti. Devirle birlikte 'müşteri'nin beklentileri de değişti. Tasarım artık rekabetin olmazsa olmazı. Dünyayla rekabeti hedefleyen Türk firmaları da, tasarıma yatırım yapıyor. Bunların başında Vestel ve Arçelik geliyor. Onlar artık sadece iç pazarda değil, uluslararası arenadaki rakipleriyle yarışıyor. Arçelik tasarım ekibi sayesinde Türkiye'de yapılan toplam patent başvurusunun yüzde 10'unun sahibi olurken, Vestel'i rekabette ilk sıralara taşıyan genç tasarımcıları yılda 50'nin üzerinde proje hazırlıyor. Ekiplerin hedefi, 'insanda sahiplenme isteği uyandıracak ürünler yaratmak.' Bu dahi ekiplerle tasarım sürecini konuştuk.

ŞULE YÜCEBIYIK

Bir zamanlar eve aldığımız radyo veya televizyon 'aileden' olurdu. 15 - 20 yıl, hatta 30 - 40 yıl aynı evde bulunan bir radyo ile anılar yaşardık... Satın alma kriterlerimiz farklıydı. Göze hoş görünmesi değil dayanıklılığı, bir başka deyişle 'evladiyelik' olması ön plandaydı.
Ama devir değişti. Artık evladiyelik eşya sahibi olmak neredeyse 'ayıp' sayılıyor. Televizyonun, arabanın, telefonun, mobilyanın, dayanıklısı değil 'moda' olanı, yenisi makbul.
Hiç kimse artık 'kütük' gibi bir televizyon istemiyor. Tamam, sağlam olsun istiyor ama aynı zamanda çok fonksiyonlu ve güzel de olsun istiyor. Tasarım, işte buna yanıt veriyor. Ürüne fonksiyonu teknoloji koyuyor, güzelliği tasarım ekliyor.
Ar - Ge yapma, pazarlama, markalaşma... Şirketler, her birini küresel rekabette bir adım öne çıkmak için kullanıyorlar. Ama iş, tasarımda bitiyor.
Satın almak, ihtiyaçları karşılamaktan bağımsızlaştıkça, insanlar tasarımı 'kendini ifade biçimi' olarak algılamaya başladı. Sadece giyim kuşamınız değil, otomobilinizden, TV'nize, cep telefonunuza kadar günlük hayatınızda kullandığınız her ürün kişiliğinize dair ipuçları olarak algılanıyor.

Rekabette fark yaratıyor
Dünya firmalarıyla rekabet edebilmeyi amaçlayan Türk firmaları, tasarıma yatırım yapmaya başladılar. Birçok Türk şirketi büyük ve başarılı işler yaptı. Bunların ikisi çok önemli; Vestel ve Arçelik! Onlar artık sadece iç pazarda değil, uluslararası arenada da büyük rakiplerle rekabet ediyor, hatta fark atabiliyorlar. Türkiye'de yapılan toplam patent başvurusunun yüzde 10'unun sahibi Arçelik.
Dünya markası olma yolunda büyük bir hızla ilerleyen Vestel'i Vestel yapan, rekabette ilk sıralara taşıyan genç tasarım ekibi yılda 50'nin üzerinde proje hazırlıyor, 150 civarında model geliştiriyor.

Geleceği çiziyorlar
Endüstriyel tasarım, uzmanlarının tarifiyle 'bir sanat değil, mühendislik hiç değil. İkisinin ortasında. Amaç, şirket ürünlerini farklılaştırma ile tüketici beklentilerini karşılama arasında bir optimizasyon sağlamak.'
Ekiplerin hedefi, 'insanda sahiplenme isteği uyandıracak ürünler yaratmak.' Bir misyonları da 'hayatı kolaylaştırmak.' Plazma TV'ye eklenen döner bir ayak, küçük ekran TV'leri mobilize edecek bir taşıyıcı kol, ev hanımlarını temizlikte uğraştırmayacak bir anti - statik kaplama, bu bilinçle ortaya çıkıyor.
Dinamik, yaratıcı, estetik bir süreç. Dış görünüş güzelliği, ergonomi, renk, ton, ışık... Tasarım ekipleri modayı, trendleri sıkı takip ediyor. Fuarlara gidiyor, mağazalar geziyorlar. Gözleri otomotivde, telekomda, bilişimde, mobilyada... Bu kaynaklardan sağladıkları izlenimleri tasarımlara yansıtıyorlar. Ancak tüketici özelliklerini gözlemliyorlar.
Her zaman geleceği kestirmeye çalışıyorlar. Onlar herkesten önce, yakın gelecekte ne tür ürünlerin evlerimize gireceğini biliyorlar. Buzdolabı, fırın, TV, müzik seti gibi tüm elektronik eşyaların birbiriyle iletişim içinde olacağını, ekranına yüklenen bir resimle, kapalı olduğunda plazma TV'lerin duvara asılı bir tablo gibi olacağını, kabloların tarihe karışacağını onlar biliyor.
Bu alanda genellikle gençler çalışıyor. İyi eğitimli, yaratıcı ve farklılar! 'Dahice' bir tarafları olduğu kesin. Mesala çocukken uzay araçları çizmemişseniz, farklı oyuncaklardan parçalarla yeni oyuncaklar üretmemişseniz, mesala bir çizgi filmden, kitaptan, müzikten ilham üretemiyorsanız, sınırsız bir hayal gücünüz yoksa, gözlemci, duyarlı değilseniz, alışılmamışla yüzleşmekten kaçınan biriyseniz, tasarım işi size göre değil.

Türk'ten tasarımcı olur mu?
Bu sorunun yanıtı, evet! Türkler, endüstri tasarımı konusunda yurtdışında da başarılara imza atıyor. Bu alanda akla gelen ilk isim, Volkswagen Grubu'nun baş tasarımcısı Murat Günak. Günak, Alman medyası tarafından 'yüzünde kazananların gülümsemesi olan adam' olarak tanımlanıyor.
Tasarım dünyasının bir başka önemli ismi Ayşe Birsel. New York'ta bir tasarım danışmanlık firması bulunan Birsel, ABD'nin en yaratıcı bin kişisi arasında gösteriliyor. İtalya'da Design Studio adında bir şirketi bulunan Defne Koz da uluslararası alanda tanınan bir başka Türk.

ODTÜ'lü, İTÜ'lü çocuklar yılda 150 model geliştiriyorlar
İzmir'den Manisa'ya doğru yolalırken, epeyce hayal kurdum. Dünya markası olma yolunda hızla ilerleyen Vestel'i Vestel yapan tasarımcıları acaba neye ve kime benzerler diye...
Plazma televizyon, Divix oynatabilen DVD, Replay TV ve internet televizyonu gibi piyasanın ilklerine imza atan bu ekip, ne yer, ne içer, nasıl yaşar diye..
Hayalimdeki görüntü şöyleydi: 25 - 30 yaş aralığında, belki dövmeli, tel gözlüklü, marjinal kıyafetleri ve saç biçimleri olan, rock dinleyen, yarı İngilizce yarı Türkçe konuşan bir 'dahi çocuklar' topluluğu.
Belli ki yabancı dergilerde görüp etkilenmişim, 'tasarımcı' denince, aklıma böyle bir prototip geliyordu.
Ekibin başındaki Burak Altınordu'yla tanışınca, ilk ricam şu oldu: "Lütfen teknoloji lisanında röportaj yapmayalım, bu dili maalesef bilmiyorum."Yanıtı anlamlıydı: "Merak etmeyin, biz teknolojiyi Türkçe'leştirdik."
Altınordu'yla, ekibin her gün 'beyin fırtınası' yaptığı tasarım odasına gittik.
O da ne? Ne uçuk kaçık, ne marjinal ne de rocker! Her biri birbirinden 'normal', 25 - 26 yaşlarında sekiz genç bizi bekliyor. Konuşmaya başlayınca anladım ki yaratıcı zekalarını, sahip oldukları hayalgücünü 'görünümlerine' değil, işlerine yansıtmışlar. Prototip değil, farklı olmayı seçmişler.
Burak Altınordu'nun liderliğinde, Can Uçkan, Ayça Kınık, Şebnem Demirkan, Itır Şenyüz, Kerem Tuncel, Cengiz Öztürk'ten oluşan yedi kişilik ekip, Vestel'in Plazma TV, DVD, müzik seti, uydu alıcısı gibi ev elekroniği ürünlerini tasarlıyor. Tamamı ODTÜ ve İTÜ gibi endüstri tasarımı konusunda Türkiye'nin en iyi iki üniversitesinden mezun. Kimi İstanbul'dan, kimi Ankara'dan, kimi Antalya'dan gelip Manisa'daki Vestel City'e yerleşmiş.

Tasarım şart!
Vestel'in isimsiz kahramanları, yılda 50'nin üzerinde proje hazırlıyor, 150 civarında model geliştiriyorlar.
"Dış pazardaki müşteri değişti. Eskiden kalıp gelirdi, fason üretim yapılırdı. Şimdi müşteri, hem tasarımı hem de üretimi birarada istiyor. Rekabet için tasarım şart" diyor Burak Altınordu ve elektronikte bir dünya devi olan JVC'ye yaptıkları TV modellerini gösteriyor.
Dünyanın her ülkesinde farklı tasarımlar talep ediyor. Ekip, farklı ülkelerin taleplerini yanıtlamak için önce o ülkenin kültürüyle ilgili veriler ediniyor.
Örneğin, Almanlar'a geometrik desenli, keskin hatlı ürünler tasarlanıyor. İngilizler sade, İtalyanlar yuvarlak hatları seviyor. Hindistan pazarına ise gösterişli ürünler tasarlanıyor.

İlham kaynakları yaşam
Vestel ekibine, ürünleri nasıl tasarladıklarını sorduk. "Önce hayalgücümüzü çalıştırıyoruz" dediler. Esin kaynakları yaşam. Sanattaki, modadaki, müzikteki eğilimleri takip ediyorlar. Gençleri, sokaktaki adamı izliyorlar. Ev kadınlarını, çocukları gözlemliyorlar. Dünyadaki teknolojik gelişmelere uygun çözüm üretiyorlar. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri dijital kutu üretimi. İngiltere'nin dijital yayına geçme kararı almasının ardından başlayan kutu üretimi. Vestel şimdi İngiltere'ye yılda 12 milyon adet dijital kutu satıyor.

Kalem kâğıtla başlıyor
Sürekli beyin fırtınası yapıyorlar. Sonra alıyorlar ellerine kalem ve kağıdı başlıyorlar çizmeye...
Çizmek kolay bir iş ama hayatla buluşacak bir ürün çizmek işin sırrı. "Hayalgücünüz sınırsız olabilir ama hayata geçemeyecek bir şey tasarlarsanız iyi bir tasarımcı değilsinizdir" diyorlar. Dijital kameraların yaygınlaşması yeni bir projeye ilham kaynağı olmuş. Memory kartı TV'ye takarak, resim gösterilebileceği bir TV üzerinde çalışıyorlar şimdilerde.

Geleceği tasarladılar
Vestel tasarım ekibine, yakın gelecekte ne tür ürünlerin evlerimizde yer alacağını sorduk ve hayli ilginç yanıtlar aldık. Bazıları şöyle:
Televizyonda, plazma ve LCD teknolojisi hakimiyeti ele geçirecek, birkaç yıl içinde tüplü TV'ler tarihe karışacak.
Buzdolabı, fırın, TV, müzik seti gibi tüm elektronik eşyalar birbiriyle iletişim içinde olacak.
Melez ürünler gözde olacak. Ekranına yüklenen bir resimle, plazma TV kapalı olduğu zamanda duvara asılı bir tablo hizmeti verecek.
Kablolar ortadan kalkacak.

En büyük tatmin
Burak Altınordu, "Avrupalı olmayıp da Avrupa için ürün tasarlayıp, satmanın" kendisine büyük haz verdiğini anlatıyor. Ekibin diğer üyeleri de onunla hemfikir. İşlerinin en keyifli taraflarından biri de TV dizilerinde ya da filmlerde ansızın beliriveren bir Vestel ürününü görünce, heyecanlanıp "Bak, bunu ben tasarladım" diye övünmek...

Rakamlarla Vestel
Çalışan sayısı: 10,297 kişi
Satışlar: 12 milyon TV, 1.8 milyon buzdolabı, 800 bin çamaşır makinesi, 350 bin klima, 8,5 milyon dijital cihaz (DVD, DVB)
Ciro: 2,7 milyar dolar
İhracat: 2,1 milyar dolar ihracat

2005 ihracat hedefi: 3 milyar dolar
TV ihracatının yüzde 72'si, beyaz eşya ihracatının yüzde 70'i AB ülkelerine yapılıyor

Çizgi filmden, çamurluktan rüyadan, tasarım yaratıyorlar

EYLEM TÜRK
Arçelik'in gencecik endüstriyel tasarım ekibi ile tanışmak, sohbet etmek, neyi nasıl tasarlıyorlar görmek için şirketin Çayırova'daki tesislerine gittim. Arçelik; iç pazarı aşıp, global bir oyuncu olmaya soyununca, tasarım konusunu da farklı bir noktaya koymuş. Dünya standartlarında teknoloji ve ürün geliştirme çalışmaları yürüten Arçelik tasarım ekibinin gündemini de doğal olarak müşteri tatmini gelecekteki standartlara uygun ürünler tasarlamak oluşturuyor.
Ekipteki gençlerin çoğu ODTÜ ve İTÜ mezunu. Endüstriyel tasarımı seçme konusunda ortak nedenleri var: Kendilerini ifade etmek! Sonuçta bu iş, bir sanat değil, mühendislik hiç değil. Ama tasarım bu ikisinin de ortasında bir yerde.

'Ben çok fazla izlerim'
Bu işte her şeyden ilham almak mümkün. Bir çizgi filmden, müzikten, kitaptan... Ekipten Ali İlhan'a göre bir ürün tasarlarken kişisel geçmişe dayanan bütün deneyimler yansıtılabiliyor çizgilere. "Mesela ben çok fazla çizgi film izliyorum ve ister istemez çizgi filmlerden pekçok şey buralara taşınıyor" diyor. İlhan'a göre tasarım, içinde yaratıcılık olan enteresan bir meslek. "Bir şeyler yaratmaya hep ilgim vardı. Çocukken uzay araçları çiziyordum mesela. Bir yere kilitlenirseniz yaratıcılığınızı öldürmeye başlarsınız" diyor. Ne kadar obje tasarlanırsa o kadar iyiymiş. Bu nedenle ekipteki her tasarımcı her ürün projesiyle ilgileniyor.
Aslında hayatın çok içinde bir iş yapılıyor. Tasarladıkları ürünler bir şekilde insanların hayatlarını etkiliyor. Mesela Almanya'daki bir evin mutfağında bulaşıklar, onların tasarladığı bir makinede yıkanıyor. Ya da onların hayal ettiği bir ürün sayesinde Türk kahvesi artık makinede pişiyor.
Tasarım, Arçelik ekibine göre karışık ve sezgisel bir süreç. Formüle edilemez. Sadece hayaller değil, bazen rüyalar da giriyormuş işin içine. Rüyalarda da enteresan fikirler yakalanabiliyormuş. Fakat önce müşteri isteklerini, beklentilerini bilmek gerekiyor. Bu istekler, pazarlama birimi tarafından ar - ge, ürün geliştirme, tasarım birimlerine aktarılıyor ve eşzamanlı çalışmalarla ürün geliştiriliyor. Endüstriyel tasarımda amaç, hem şirket ürünlerini farklılaştırmak hem de tüketici ihtiyaçları arasında bir optimizasyon sağlamak. Arçelik'in patent başvuru adetlerinde önemli bir de artış var. Türkiye'deki son yıllarda yapılan toplam patent başvurusunun yüzde 10'unun sahibi Arçelik. Endüstriyel Tasarım Yöneticisi Salih Karabacak, "Bazı tasarım çizgileri o şirkete özeldir. Rakip firmalar kullanamaz. Bu nedenle tescil yaptırıyoruz" diyor. Arçelik Üretim ve Teknoloji Grup Direktörü Turgut Soysal, Endüstriyel tasarım ekibinin pazarlamaya daha yakın çalıştığını söylüyor. Soysal, "Eskiden öyle değildi. İki - üç kişilik grubumuz vardı ve teknik grubun altında çalışıyorlardı. Endüstriyel tasarımın iki görevi var. İlki ürünün kullanımı ve fonksiyonu ile ilgili. İkincisi dış görünüm ve ergonomi. Diğer sektörlerdeki hava bizdeki tasarımlara yansıyabiliyor. Mesela otomotiv ile ilişkimiz var, çizgileri bize yansır. Çamaşır makinesi parçalarında, oto çamurluklarından esinlenilebilir."
Arçelik tasarım ekibi, birçok tasarım fuarına katılıyor. Bunun dışında kullanım alışkanlıkları ve tüketici eğilimlerini görmek için mağaza ziyaretleri yapıyor. Ekipten Atlıhan Tartan, "Bütün bunlar bizim için çok önemli. Çünkü biz sadece Türkiye için değil, dünyanın yüzlerce farklı ülkesinde satılan ürünleri tasarlıyoruz. Bazı ülkeler için spesifik özel tasarımlar da yapıyoruz" diyor.

'Oyuncaklarımı tasarlardım'
Ekipten Rinaldo Filinesi ise "Hep yapmak istediğim şey, insanların günlük hayatında kullandığı objeleri yaratabilmekti. Çocukluğumdan beri oyuncaklarımı kendim yapar, başka oyuncak parçalarını birleştirip yeni oyuncaklar tasarlardım" diyor.
Mustafa Yalçın ise "Tasarım her şeyden önce görsel hayatı güzelleştiriyor. Çevrenizdeki çirkin şeylerden sizi uzaklaştırıyor, güzellik sunuyor. Firmaya da kimlik, kişilik katıyor."
İsmail Ovacık'a göre de tasarladıkları bir ürünün farklı ülkelerdeki insanlar tarafından kullanılması ve onlara yarar sağlaması çok güzel bir duygu. Ovacık'a göre ilham kaynakları hayat. "Her an her şekilde her şey size ilham verebilir" diyor.

Telve yüzünden tiryaki oldu
Arçelik, 2004'te pazara sunduğu Türk kahvesi makinesi Telve ile IF Design Award'un 2005 yılı ürün tasarım kategorisinde endüstriyel tasarım ödülünü aldı. Bu ürünün ortaya çıkış öyküsü de ilginç. Telve, beyin fırtınaları esnasında ortaya çıkmış bir fikir. Turgut Soysal, "Fikirlerden birinin sahaya kadar gittiği bir süreci yaşadık. Her zaman bu olmaz" diyor. Telve ile ilgili önce maliyet ve konsept araştırmaları yapılmış. Deneme prototiplerden sonra ikinci adıma geçilmiş. Ekibin ortak çalışmasıyla Telve ortaya çıkmış. Teknik grup, kahvenin nasıl pişirileceğini düşünürken, tasarım grubu dış görünümün nasıl olacağını belirlemiş. 2.5 yıl süren test sürecinin ardından ürün pazara sunulmuş.
Soysal, "Hem sofistike hem teknolojik bir makine. Sıra yurtdışında. Telve yurtdışında da satışa sunulacak" diyor. Arçelik'in, Türk kahvesi makinesi; cook - sense teknolojisi (pişme algılama sistemi), spin -j et teknolojisi (su jeti karıştırma sistemi) ve anti - spill teknolojisi (taşma önleme teknolojisi) olmak üzere çok sayıda patente sahip olmuş.
Telve'nin yaratım sürecinde tasarım ekibinden Erdem Büyükcan'a önemli sorumluluk düşmüş. Büyükcan, "Telve projesinin endüstriyel tasarım ayağında ben çalıştım. Çok heyecanlı bir projeydi. Bittiğine insan inanamıyor. Tasarımın sonu gelmiyor ve sürekli yeni şeyler geliyor aklınıza. Ama bir yerde noktayı koymanız gerekiyor" diyor. Büyükcan, Telve'nin tasarım sürecinde çok fazla kahve içmiş. "Ben kahve içmezdim ama Telve alışkanlık yaptı" diyor.

Tasarım işin anahtarı ve anahtar gençlerin elinde

AYLİN SAYEK
Sabah traş olduğunuz bıçaktan kapınızın koluna, arabanızdan bilgisayarınıza, tencereden çatalınıza, televizyonunuzdan yatağınızın başındaki lambaya kadar her şey bir tasarım. Endüstriyel tasarım, bir ürünün görüntüsünden çok daha fazlası demek. Tasarım, ürünün formu, işlevi, görüntüsü, hissi, paketlemesi, malzemesi ile bir bütün olarak yaşanan deneyim.
Bir endüstriyel tasarımcı, en iyi ürünü ortaya çıkarmak için üretim mühendisleri, endüstri mühendisleri, grafik tasarımcılar gibi pek çok meslekle ortak çalışıyor. Bir ürünün yaratma sürecinde, teknoloji, sanat, grafik tasarım, bilimdeki gelişmeler, pazarlama da tasarımı birebir etkileyen faktörler. Çünkü endüstriyel tasarım güzel çizgilerden çok daha fazlası: üretim yöntemi, ürünün parçalarının nasıl birleştiği, malzemesi, ürünün şekli kadar önemli. Pazar araştırmaları, testler, prototipleme ve trend belirleme bir tasarımın temelinde yatar.

Babası Raymond Loewy
Genç tasarımcıların idolü, 'endüstriyel tasarımın babası' ve 'Amerika'yı şekillendiren adam' olarak tanımlanan Raymond Loewy, Coca - Cola'nın ünlü şişesinden Shell logosuna kadar pekçok günlük hayattan tasarım ikonunu tasarlamış. Tasarımla ekonominin arasındaki önemli ilişkiyi ilk anlayan tasarımcı olarak bilinen Loewy, tasarımın önemini söyle açıklamış: "Fiyat, işlev ve kalite açısından eşit olan iki ürün arasında, daha iyi tasarlanmış olan daha iyi satılır." Yeni ekonomi düzeninde tasarımın yeri çok büyük. Teknolojinin hızla değiştiği bugünlerde, pazarda neyin başarılı olacağını çok iyi tahmin edilemeyeceği bir dönemde, tasarım her türlü sektör için bir yol gösterici. Türkiye'de tasarıma verdiği önemi sponsorluklardan ürünlere kadar her adımında belli eden Vitra'nın Murahhas Azası Şadi Burat'ın sözleri tasarımın önemini çok iyi anlatıyor: "Bir dönem 'strateji' dendi, araştırmalar yapıldı. Sonra 'toplam kalite' dönemi başladı. Şimdi anahtar kelime 'tasarım.' Dünyada da durum farklı değil. Amerika Endüstriye Tasarımcılar Birliği'nin (IDSA) eski başkan yardımcısı Mark Zsiersk'in sözleriyle: "Şirketler sektörlerinde eşit fiyat ve eşit işlev ile yarışıyorlarsa, fark yaratan tek şey tasarımdır." İngiltere'deki Design Council'in İngiliz şirketler arasında yaptığı bir araştırmaya göre, tasarımı iyi kullanan şirketler, rekabette daha başarı oluyorlar. Üretim yapan şirketler, tasarıma yılda 5.1 milyar pound harcıyorlar, yüzde 70'i ise işlerinde tasarımın çok önemli olduğunu dile getiriyorlar. İngiltere'nin en hızlı büyüyen şirketlerinin yüzde 71'i tasarım, yenilikçilik ve yaratıcılığın şirketlerinin çalışmalarında çok önemli bir role sahip olduğunu belirtmişler. Aynı şekilde, bir yıl içinde hiç büyüme kaydetmeyen şirketlerin yüzde 67'si, hiç tasarım aktivitesinde bulunmadıklarını belirtmişler.
Küçük şirketlerin yüzde 74'ü, orta ölçekli şirketlerin yüzde 80'i ve büyük ölçekli şirketlerin yüzde 72'si ise tasarımın kârlarına önemli katkıda bulunduğuna inandıklarını belirtmişler.

Soğukluğu yeniyor
Ünlü endüstriyel tasarımcı Yves Behar, tasarımı ürün geliştirmeden çok daha ötede, kültürün içine işleyen bir unsur olarak görüyor. 37 yaşındaki tasarımcının yarattığı etkileyici tasarımların pazarlama tarafı da çok kuvvetli. Diyor ki "Eğer üründen memnun kalırlarsa, markaya karşı daha sadık davranıyorlar." Apple'ın 38 yaşındaki tasarım direktörü Jonathan Ive, başta bilgisayar olmak üzere bütün ürünlerinde, teknolojinin soğukluğunu tasarımını geliştirerek yenmiş. Apple, bunu en iyi anlayan firmalardan biri. Onların iş planlarında tasarım, en önemli yere sahip. Apple'ı PC'lerden ayıran ve markalaşmalarında yardımcı olan en önemli fark, tasarım. Örneğin iBook, laptop'lara ilgi duymayan kesim için tasarlanmış ve başarılı olmuş. Son beş yılda, tasarımın prestijli ödüllerinden IDEA'yı en çok kazanan ürün olması da bunu kanıtlıyor. Apple'ın ürünleri, 'ilgi çekici' olmalarının yanı sıra, bundan çok daha ötede, markanın kimliğini yaratıyor.
Günümüzde ünlü firmaların tasarım ekiplerinin büyük bölümünü gençler oluşturuyor. Apple, 3M, Philips, Lufthansa ve Nike gibi firmalara tasarım yapan, dünyanın en ünlü tasarım danışmanlığı firmalarından IDEO'nun tasarım ekibi, hem çalışma stili hem de yaş ortalaması bakımından çok genç. Ödüllü tasarım danışmanlığı firmalarından Cesaroni Design ise, çoğunluğu genç olan elemanlarına lider görevi ve proje sorumluluğu vererek bunu bir çalışma biçimi olarak kabul ettiğini gösteriyor.

Gençlerin gözde mesleği iyi kazandırıyor
Türkiye'de henüz çok genç bir meslek ve alışılmadık bir konu olmasına rağmen dünyada uzun süredir varolan bir olgu. Time dergisinin gelişme ve kazanç açısından en 'sıcak' 15 mesleğinden biri olarak bahsettiği endüstriyel tasarım, çok yönlü bir meslek olduğundan, belli bir tanımı yapılamıyor. Amerika Endüstriyel Tasarımcılar Birliği'nin (IDSA) yaptığı kazanç - maaş araştırmasına göre, endüstriyel tasarımcılar ilk işe girdiklerinde yıllık ortalama 36 bin dolar maaş alıyorlar. 10 yıl deneyimli bir tasarımcı 73 bin dolar kazanırken, bu rakam 19 yıllık deneyimde 125 bin dolara kadar çıkıyor.

BUSINESS
 Bana geleceğin resmini çizer misin ey genç!
 Editörden
 O şimdi işadamı
 Aileler miniklere yılda 8 milyar dolar harcıyor
 'Mobilya bölümü' isteyince Ankara'da ifade verdi
 Reklamcının iyisi, basın ilanından belli olur
 Zavallı hamsinin kaçacak yeri kalmadı
 Emine Hanım'ın gerdanlığı ve gölgede kalanlar...
 Ninja olmak istiyordu, oldu!
 Vergi beyannameleri değişti
 A6, Audi'nin yeni tasarım anlayışının bir temsilcisi
 Hayır, AB köpekleri yasaklamayacak!
 Tayland'a bir darbe de Avrupa Birliği'nden
 Kim bu Türkler?
 Genç yazılımcılara 'abi'lik yapacak
 Tsunami, düğünleri boğaz'a taşıdı





© 2005 Milliyet