|
 |
|
|
Kale Arkası
Soruyorum / Süha Tanrıöver
İzmir'in "Kale Arkası" diye bilinen mahallesi hakkında daha önce de yazmıştım. Bu isim, gençler arasında pek yaygın bilinmeyebilir. O nedenle tarif etmekte yarar var. Burası, Gazi Bulvarı, Gaziosmanpaşa Bulvarı ve Cumhuriyet Bulvarı arasında kalan üçgen bölge.
Bölgenin içinde büyük bir otel (eski Mercure Otel) hemen kıyısında ise Büyük Efes Oteli ile Hilton Oteli mevcuttur. Heris Tower inşa edilmiş, Gürel Residence inşaatı ise devam etmekte.
Bölgede iki kilise, holding merkezleri, işyerleri, lokantalar, İzmir'in en eski okullarından biri mevcut. Özet olarak, çok renkli ve eğlenceli bir merkez olmaya aday.
* * *
Birkaç gün önce, yeni açılan Orkide İş Merkezi'ne uğradım. Kimler bu eski binayı mevcut haline getirip, İzmir'i bir döküntüden kurtardı ise ellerine sağlık olsun.
Bu bahane ile Kale Arkası'nı da görebilmek fırsatı doğdu. Mekanın durumu eskiye nazaran biraz daha iyi görünmekle beraber, sokakları ve kaldırımları hala perişan vaziyette.
Aynı yükseklik ve aynı genişlikte 20 metre uzunluğu bulan kaldırımı yok, hoplaya zıplaya, ine çıka yürümeye çalışıyorsunuz.
Yollar ve bazı kaldırımlar fiilen otopark işlevi görmekte. Bir yanda eski ve tarihi eserler, diğer yanda bakımsız dükkanlar. Belli ki burada bir şehircilik sorunu var. Yakın ve çabuk alaka isteyen bu bölge, doğru bir planlama ile eğlence, iş ve turizm merkezi haline getirilebilir.
Sayın yetkililerin alakalarını esirgemeyeceklerini ümit ediyorum.
Geçen haftaki yazımın konusu Konak SSK Blokları ile Belediye Otoparkı idi. Bu konuda beni arayan ve görüşlerini ileten mimar Ziyaeddin Bey, yazıdaki tespitlerimi biraz sert bulduğunu ifade etti. Kendisine arayıp vakit ayırdığı ve görüşlerini ilettiği için çok teşekkür ediyorum.
Ancak, yeşilden yoksun ve belki zamanında işlevsel olabilecek mevcut durumun, yani içinde tuvaleti ve mutfağı bulunmayan göz göz odaların, miadını çoktan doldurmuş tarzının artık Konak'a yakışmadığını düşünüyorum.
Burada aynı yoğunlukta bir kitle kimi yeri daha yüksek, Elhamra Sineması'na doğru daha alçalan şekilde planlanabilir, sinemalar, lokantalar, alışveriş merkezleri ile bir çekim merkezi yaratılabilir.
Otoparka gelince, şehrin tam ortasında bu kadar kıymetli bir yüzeyin otopark olarak harcanması bana pek doğru değilmiş gibi geliyor. Haddimi aşmak istemiyorum ama, yedi yıl kadar önce bu konuda Paris'te yaşadığım bir tecrübeyi aktarmak istiyorum.
* * *
Kentin en işlek mahallerinden birinde, Sen Nehri kıyısında, bir yandan metro, diğer yandan kanalizasyon sistemi, gaz hatları, belediyenin, "zarar verirseniz canınıza okurum" dediği ağaçlar gibi engellere rağmen mükemmel bir iş başarmışlar ve yeraltına büyük bir otopark inşa etmişlerdi. Bunun maliyeti hakkında itirazlar ileri sürülebilir, ama kazanılacak değerin bunu karşılayacağını düşünüyorum.
Her şeyden öte, mevcudu tartışmadan daha iyisine ulaşabilmek mümkün değil. Felsefede ve mantıkta yanlıştan hareketle doğruya ulaşılabilir. Benim önerilerim doğru olmayabilir. Ancak bu, mevcut durumun doğru olduğunu göstermez.
Kanımca yukarıdaki konuların tartışmaya açılması gerekiyor.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|