Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 27 Ocak 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Metal Fırtına


Kuzey Irak'ta Türk birlikleri ile ABD güçleri arasında sıcak çatışma çıkmıştır. Zaten hazır olan planın uygulamaya konulması böylece tetiklemiş ve "Metal Fırtına Harekâtı" için düğmeye basılmıştır. ABD jetleri Türkiye'ye bomba yağdırmaktadır. 4 saat süren bu saldırı sonrası İstanbul'da sular kesilmiş, trafik durmuş, yollar ve köprüler ağır hasara uğramıştır. Çok sayıda sivil kayıp vardır. Hassas ayarlı füzelerle Türkiye'nin stratejik noktaları vurulmaktadır. Anıtkabir bile isabet almıştır.
Bu çizilen manzara 2007 yılı içindir.
Orkun Uçar ve Burak Turna imzalarıyla yayımlanan METAL FIRTINA adlı politik kurgu romandan yansıttım. (Timaş Yayınları)
.........
Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un dün yaptığı konuşmada, Türkiye'nin "Kerkük" duyarlığını bir kez daha vurgulayan sözleri, "METAL FIRTINA" kitabına çağrışım yaptı.

TSK'nın ümidi az
Org. Başbuğ'un söylemi özetle şöyle:
"Irak geçici anayasasının 58. maddesi, Saddam döneminde Kerkük'ten sürülen ailelerin geri dönmelerini öngörmekte.
Sadece Kürtlerin değil, Türkmenlerin, Asurilerin, Arapların da...
1991-2000 arası Kerkük'ten sürülenlerin 100-120 bin olduğu bilinmekte. Oysa, Irak Ticaret Bakanlığı gıda yardım karneleri rakamına göre Kerkük'e şu son aylarda gelen Kürt kökenlilerin sayısı 350 bin.
Yani durum normal ve kontrol altında değil. Demografik yapı Kürt kökenliler lehine çok değişmiş ve bu değişim pazar günkü seçim sonuçlarına yansımış olursa, bütün taraflarca (Araplar ve Türkmenlerce G.C) benimsenmezse, iç çatışmalar çıkabilir.
Sayıca daha az, savunma örgütlenmesi yetersiz Türkmenlerin durumları ve Türkiye'nin güvenliği için Türkiye hassastır.
Kerkük'ün nüfus yapısındaki değişim, sadece seçim sonuçları değil, Kerkük'ün geleceğiyle de ilgili bir konudur. (Plebisite gidilmesi olasılığı G.C) Bu, Irak'ın yanı sıra, bölge için de risktir."
...........
Org. Başbuğ, gerçi, Dışişleri Bakanı Gül'ün, BM Genel Sekreteri'ne bir mektup yazıp uyarıda bulunduğunu da belirterek, hadiseye sivil siyaset şemsiyesi açıyor ama satır aralarındaki mesaj açık.
...........
Org. Başbuğ, bütün bu nedenlerin sonucu "Kerkük'le ilgili, az olmakla birlikte, yine de ümidimizi korumaya çalışmamız gerekir" dedi. Yani girişimler, uyarılar, ABD'den ricalar, BM'ye mektuplarla bir sonuç alınacağı beklentisi çok zayıf.
...........
Zaten Kuzey Iraklı Kürt lider Talabani "Kerkük'ün Kürt yönetimine geçeceği ve Kerkük petrollerinin de Kürt yönetiminde olacağı" yolunda bir protokolden söz etmekte.

Asker mi?
Peki ne olacak?
Türkiye bütün "kırmızı çizgilerini" unutacak mı? Böyle bir hafıza yitirme, sadece bellek değil, bir büyük devletin başka değerlerini de yitirmesi anlamına gelir. Türkiye sözlerinin arkasında durursa, Kerkük'te olabilecekleri neyle önleyecek?
Diplomasi yolları tıkanmak üzere olduğuna göre asker kullanarak mı?
Son iki yıldır, Kuzey Irak'ta PKK'ya sıcak takip bile yapılamıyor... Orada egemen güç ABD ile karşı karşıya gelmek riski var. Hadi ABD bir mucize oldu ve sessiz seyirci rolünü kabullendi varsayalım... AB ne olacak?
PKK sıcak takibinde Türkiye'ye bir diğer fren de AB değil mi?
Türkiye, bütün bunları aşarak, insani yardım gerekçesiyle zaten Kuzey Irak'ta olan birliklerini takviye ederek Kerkük'e yürütse bile orada ne kadar kalabilir?
Kıbrıs'tan sonra, dünyaya bu kez de Kuzey Irak, nasıl izah edilir?
Güney Kıbrıs'ın eline "İşte işgalci Türkler" diye başlayacak bir koz verilmiş olmaz mı?
.........
Alternatif tarih yazalım.
Türkiye 1 Mart tezkeresini redetmeseydi... Zaten aşırılıkları yontulmuş ve sadece Kuzey cephesi geçişine odaklanmış ABD istekleri kabul edilseydi... TSK'ya verilen tek kurşun atmadan, Kuzey Irak'ı tutmak ve Kerkük çevresini kuşatmak görevi kabul edilseydi, Kuzey Irak'ta bu kritik sorun olur muydu?
İsmet Paşa, "Savaşın başında bir kurmay hatası, bazen sonuna kadar düzeltilemez" demişti...
Öyle mi, değil mi? Göreceğiz.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Başbuğ'u dinlerken
GENELKURMAY İkinci Başkanı Org. İlker Başbuğ'...
Çetin ALTAN
Yer sallanmaya başlayınca...
ÖNCEKİ gün akşam saatlerinde, 5.5 şiddetinde ...
Melih AŞIK
Asker konuşunca
Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt, Kıb...
Fikret BİLA
Kerkük alarmı
Genelkurmay ilk kez basını bilgilendirme topl...
Hasan CEMAL
Kaybolan yıllar dizisi!
Avrupa Birliği konusunda "Bana kaybolan yılla...
Yılmaz ÇETİNER
AB ile müzakerelerde kimler seçilmeli?
GÜNDEMDE değilmiş gibi, pek ortalarda konuşul...
Güneri CIVAOĞLU
Metal Fırtına
Kuzey Irak'ta Türk birlikleri ile ABD güçleri...
Can DÜNDAR
Gülün adı: Değişim
Demokrasi tarihimiz boyunca seçmen, partilerd...
Doğan HEPER
Farklı olmak, fark yaratmak
DOĞAN Medya Grubu'nun bu yılki "buluşma" konu...
Sami KOHEN
Kerkük'teki tehlike
ULUSLARARASI Kriz Grubu, güncel dünya sorunla...
Mehmet Y. YILMAZ
Türk'üz biz 'kuşkuyu' çok severiz!
İsrailli lider Şimon Peres, eski politik raki...
Hasan PULUR
Kurban üzerine...
FARSÇA bir deyim vardır: "Men çe guyem, tambu...
Derya SAZAK
Değişimin adayı
CHP kurultayına 3 gün kala Milliyet referandu...
Meral TAMER
Davos'ta sınıf atlayan Türkiye
Türkiye, Dünya Ekonomik Forumu toplantılarını...
Osman ULAGAY
Sharon Stone'la gelen umut
Başlık sizi şaşırtmasın, Davos'a giderken kar...
Güngör URAS
İç borcu yeniden yapılandırmaya mecburuz
Kemal Derviş, Milliyet Ekonomi'de yayımlanan ...
Serpil YILMAZ
Erdoğan: 'Endonezya'ya birlikte gidelim'
Güney Asya'daki felaketzedeler için 5 Şubat't...
M. Ali BİRAND
Gelin casus belli tehdidinden vazgeçelim
Eskiden "casus belli" kelimelerini çok sık ku...

© 2005 Milliyet