Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 27 Ocak 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Davos'ta sınıf atlayan Türkiye


DAVOS

Türkiye, Dünya Ekonomik Forumu toplantılarının tarihinde ilk kez bir Avrupa ülkesi muamelesi görüyor. Başbakanlarımıza, bakanlarımıza ve üst düzey bürokratlarımıza, bu yıla kadar Brezilya ve Meksika gibi yükselen pazarların bakanları, başbakanlarıyla aynı oturumlarda yer verilirdi, hatta Batılı dev kreditör kuruluşlarından birinin CEO'su da baş öğretmen edasıyla aynı oturumda yer alır ve bu ülkeleri kredi verilebilirlik açısından değerlendirirdi.
Bu yılsa durum hayli farklı. Davos kitapçığından Türk konuşmacıların yer aldığı oturum başlıklarını sıraladığımda, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız:
  • Avrupa 2005: Ekonomik trendler ve siyasi oluşumlar açısından önümüzdeki 12 - 18 ayda Avrupa'da neler olabilir?
  • Avrupa'nın lokomotifi kim? Fransa ve Almanya, bugüne kadar AB'nin lokomotifi olmuş, Avrupa adına önemli kararları hep bu 2 ülke vermiştir. Bu durum giderek değişebilir mi? AB'nin lokomotifi bundan böyle küçük ve orta büyüklükteki ülkeler olabilir mi?


  • Laik hilal!
  • Laik hilalin geleceği: Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye müzakere tarihi vermiş olması; hem Türkiye, hem AB, hem de Türkiye ve AB'nin çevresindeki ülkeler üzerinde olumlu etkiler yaratacak, bölgenin tümünde gerek ekonomik, gerekse siyasi açıdan köklü değişiklikleri beraberinde getirecektir.
  • Avrupa 2020: 15 yıl sonrasının Avrupa'sını hayal edin. Bugünküne oranla daha da genişlemiş. Rusya ile gerek siyasi, gerekse ekonomik açıdan ilişkilerini bir raya oturtmuş. Ekonomide duraklama dönemini aşarak Amerika'nın karşısına yeniden dünyanın en büyük rekabetçi ekonomik gücü olarak dikilmiş... Bu hedefin gerçekleşmesi için bugünden atılması gereken adımlar nelerdir? Aşılması gereken en önemli sorunlar, engeller hangileridir?


  • Babacan anlatıyor
    Davos'ta bu yıl ilk kez Avrupa'nın bugünü için de, 15 yıl sonrasının Avrupa'sı için de bizim görüşlerimize başvuruluyor. 4 toplantıda da konuşmacı olan Devlet Bakanı Ali Babacan, Çek Cumhurbaşkanı Vaclav Klaus, Avrupa Parlamentosu Başkanı Josep Borrell Fontelles, Oxford Üniversitesi'nden tarihçi - yazar Prof. Timothy Garton Ash, Almanya Hesse Eyaleti Başbakanı Roland Koch, İtalyan bankacılık sektörünün en büyüğü Bank Intesa'nın CEO'su Corrado Passera, Fransız Renault'un CEO'su Louis Schweitzer gibi isimlerle birlikte Avrupa'nın geleceği üzerine görüş belirtiyor.

    Göçmen işçiler
    Örneğin Avrupa 2005 başlıklı oturumun soru - yanıt bölümünde Alman katılımcılardan gelen göçmen işçilerle ilgili eleştiriler üzerine Babacan, "Siz göçmen işçileri ülkenize kabul etmezseniz, ülkenizdeki sermaye o işçilerin bulunduğu yerlere gider" diyerek tartışmanın yönünü değiştirdi. Nitekim serbest dolaşım ve göçmen işçiler konusunda uzman olduğu anlaşılan konuşmacılardan Hollanda Leiden Üniversitesi'nden Prof. Victor Halberstadt, şu sözleriyle katılımcıların önüne bambaşka bir bakış açısı koydu:
    "Avrupa 10 - 15 yıl sonra kişi başına milli geliri düşmüş, dinamizmini daha da kaybetmiş bir bölge olmak istemiyorsa, göçmen işçiler konusunu yeni bir bakış açısıyla düşünmek zorundadır ve bu düşünce egzersizi, toptancı bir anlayışla Brüksel'den tek bir paket halinde değil, AB üyesi her ülke tarafından ulusal düzeyde ayrı ayrı yapılmalıdır."
    Avrupa, yıllar sonra ilk kez bu yıl Davos'ta ölü toprağını üzerinden atıp, geleceğini tartışmaya istekli görünüyor. AB'nin üye sayısının geçen mayısta 25'e çıkmasıyla birlikte, 2. Dünya Savaşı'ndan bu yana ilk kez bütünsel bir Avrupa'dan söz edebilmeyi de kutluyorlar aslında. Geleceğe umutla bakmaları için birden çok neden var. AB içinde kimileri itiraz etse de, kimileri Müslüman Türkiye'yi bu yolda fırsat olarak görüyor.

    mtamer@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Başbuğ'u dinlerken
    GENELKURMAY İkinci Başkanı Org. İlker Başbuğ'...
    Çetin ALTAN
    Yer sallanmaya başlayınca...
    ÖNCEKİ gün akşam saatlerinde, 5.5 şiddetinde ...
    Melih AŞIK
    Asker konuşunca
    Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt, Kıb...
    Fikret BİLA
    Kerkük alarmı
    Genelkurmay ilk kez basını bilgilendirme topl...
    Hasan CEMAL
    Kaybolan yıllar dizisi!
    Avrupa Birliği konusunda "Bana kaybolan yılla...
    Yılmaz ÇETİNER
    AB ile müzakerelerde kimler seçilmeli?
    GÜNDEMDE değilmiş gibi, pek ortalarda konuşul...
    Güneri CIVAOĞLU
    Metal Fırtına
    Kuzey Irak'ta Türk birlikleri ile ABD güçleri...
    Can DÜNDAR
    Gülün adı: Değişim
    Demokrasi tarihimiz boyunca seçmen, partilerd...
    Doğan HEPER
    Farklı olmak, fark yaratmak
    DOĞAN Medya Grubu'nun bu yılki "buluşma" konu...
    Sami KOHEN
    Kerkük'teki tehlike
    ULUSLARARASI Kriz Grubu, güncel dünya sorunla...
    Mehmet Y. YILMAZ
    Türk'üz biz 'kuşkuyu' çok severiz!
    İsrailli lider Şimon Peres, eski politik raki...
    Hasan PULUR
    Kurban üzerine...
    FARSÇA bir deyim vardır: "Men çe guyem, tambu...
    Derya SAZAK
    Değişimin adayı
    CHP kurultayına 3 gün kala Milliyet referandu...
    Meral TAMER
    Davos'ta sınıf atlayan Türkiye
    Türkiye, Dünya Ekonomik Forumu toplantılarını...
    Osman ULAGAY
    Sharon Stone'la gelen umut
    Başlık sizi şaşırtmasın, Davos'a giderken kar...
    Güngör URAS
    İç borcu yeniden yapılandırmaya mecburuz
    Kemal Derviş, Milliyet Ekonomi'de yayımlanan ...
    Serpil YILMAZ
    Erdoğan: 'Endonezya'ya birlikte gidelim'
    Güney Asya'daki felaketzedeler için 5 Şubat't...
    M. Ali BİRAND
    Gelin casus belli tehdidinden vazgeçelim
    Eskiden "casus belli" kelimelerini çok sık ku...

    © 2005 Milliyet