Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 28 Ocak 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bayramlar mı eskidi bizler mi?

Sözün Ötesi / Mustafa Tanyeri

Acı tatlı ama alışılmış görüntülerle dolu bir bayram daha geride kaldı. O eski şarkıdaki gibi eski bayramlar mı yok biz mi yaşlandık? Bayram günleri kimileri için eski tadında değilse bile sokaklara çıkıp insanların yüzlerine baktığınızda farklı bir heyecanın izlerini hep görürsünüz. Belki mahallemizdeki yaşlıları dolaşıp el öperek harçlık topladığımız çocukluk günlerini düşündüğümüzde içimizi kaplayan özlemle karışık tatlı anılar yüzlerimize yansıyan. Özenle katlanmış bembeyaz bir mendilin içine sıkıştırılmış gıcır gıcır bir 5 lira. Bir yerlere koyamazdık para buruşacak diye. Yanında da sakız ya da gül kokulu bir lokum ya da bir şeker. Çikolata o tarihlerde pek muteber değildi galiba. 5 lira dedim de aklıma geldi. Tarih tekerrürden ibaret derler. Bu bayram tam kırk yıl sonra yine 5 lira ve 10 lira aldı çocuklar harçlık olarak. Çocukluk günlerimize döndük yine anlayacağınız. Umarım o yıllardaki bereket de döner yine.

* * *

Her bayramın kokusu da farklıdır tadı da. Kim ne derse desin bayramlar yaşamalı ve yaşanmalı. Bayramlar yenilenmedir, arınmadır. Bayramlar hoşgörü ve barış yağmurlarının üzerimize yağdığı günlerdir.
Dargınlıkların bittiği ellerin sevgiyle kavuştuğu günler. Zenginin yoksulun bayram sevinci gibi bir duygu selinde birleştiği günlerdir bayramlar. İyiliğin kötülükleri silip süpürdüğü bir rüzgar eser bayramlarda. Bu vesileyle çok sevdiğim bir öyküyü sizlerle paylaşmak istiyorum.

* * *

Çölde yolculuk sırasında iki arkadaş tartışırlar. Biri ötekine bir tokat atar. Tokadı yiyenin canı çok yanar ama tek kelime etmez ve kum üzerine şu sözleri yazar: "Bugün en iyi arkadaşım bana bir tokat attı..." Bir vahaya rastlayana dek yürümeyi sürdürürler. Tokadı yiyen yıkanırken bataklığa saplanır. Boğulmak üzereyken arkadaşı tarafından kurtarılır. Kurtulduktan sonra bu kez bir kaya parçası üzerine şu sözleri kazır: "Bugün en iyi arkadaşım benim hayatıma kurtardı." Tokadı vuran ve sonra da en iyi arkadaşının hayatını kurtaran kişi sorar: "Senin canını yaktığımda bunu kum üzerine yazdın ama şimdi kayaya kazıyorsun neden?" Arkadaşı ona cevap verir: "Biri bizi incittiğinde bunu kum üzerine yazmalıyız ki bağışlama rüzgarı estiğinde onu silebilsin. Ama biri bize iyi bir şey yaparsa onu kayaya kazımalı ki onu hiçbir rüzgar yok etmesin."
İncinmelerimizi, üzüntülerimizi kuma, gördüğümüz iyilikleri, mutluluğumuzu kayalara yazmayı öğrenelim.

* * *

Denilir ki: Özel birini bulmak bir dakikanızı alır, onu değerlendirmeniz için bir saat, onu sevmek için bir gün yeter ama sonra onu unutabilmek için bir ömrün geçmesi gerekir.
Ömür boyu unutulmayacak sevgilere, sevgililere, sevinçlere, mutluluklara ve barışa...

egespor@milliyet.com.tr






EGE
İnkar değil, itiraf ediyorum
Sanatçının ulusal seferberliği
İzmirliler'e düşen görev
Bayramlar mı eskidi bizler mi?





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


İsmail Özelçinler
Banu Şen
Deniz Sipahi
Mustafa Tanyeri

© 2005 Milliyet