|
 |
|
|
gündeme karşı
Serin Duruş
Alper Mestçi - Hüseyin Özcan serindurus@milliyet.com.tr / Fax: 0212 505 69 19
Romanyalı gazeteci bize kulak ver!..
Romanya'nın biraz fazlaca "renkli" haber yapan gazetelerinden Libertateia'da yayınlanan bir haber, ülkemiz basınında da epeyce bir yer bulmuştu. Habere göre; iki Romanyalı vatandaş, -güya tanıştıkları- internet arama motoru Yahoo adını, çocuklarına koymuşlar, çocuğun doğum sertifikasını da gazetede yayımlamışlardı. Haber, internette ışık hızıyla yayıldı. Derken, haberin, yalan olduğu anlaşıldı. Bir muhabir kendi çocuğunun doğum belgesinde "düzeltme" yaparak haberi yapmış ve yıllardır gazetede çalışan Ion Garnod da hikayeyi güzel bulduğu için yayımına izin vermişti. Gazetenin sorumlu editörü, muhabiri kovduklarını belirterek, "Eğer gerçek olsaymış, gerçekten güzel bir haber olacakmış!" dedi. Garnod'a ise ulaşılamadı...
"İnternetten babam çıksa yerim!" diyenler için acı bir gün oldu pazartesi...Dünyada binlerce abuk sabuk isim varken, bir çocuğa Yahoo adının konmasının neresi ilginçti ki bu kadar olay oldu?"Irak'ta kitle imha silahları var" diyerek koca bir ülkeyi yakıp yıkanlar, geçen hafta, "Irak'taki araştırmalar, kitle imha silahı bulunamadan bitirilmiştir!" açıklaması yapılmasına rağmen işlerinden kovulmamış, hatta bir de taltif edilerek, ülke tarihinin en fazla oyunu alarak ikinci kez başkanlık yemini etmişlerdir...
Romanyalı gazeteci kardeş... Şimdi ilk uçağa binerek ABD'ye, Washington-Beyaz Saray adresine git ve "ben masum, uyduruk bir haber yaptım, tüm dünya bunu yedi, ama işsiz kaldım, bana göre bir işiniz var mı?" diye bir sor bakalım ne diyecekler... Irak geçti ama daha İran'da, olmadı Suriye'de kitle imha silahları bulunması gerekiyor ve bu silahları "oldurtacak", birine oralarda ihtiyaç var; hadi canım, iyi yolculuklar…
Ulusa Sesleniş...
Çarşamba gecesi geç saatler. Gözümüze soktuğu kalemiyle, Turgut Özal'dan beri yayınlanan bir program var. İlk adıyla İcraatın İçinden, şimdiki adıyla Ulusa Sesleniş...
Programın formatı şu şekildedir:
Sayın Başbakan bir masanın arkasında, yaklaşık 20 dakika boyunca konuşmaktadır... Bu uzun konuşma tek plandan oluşmakta, ekrandaki görüntü 20 dakika boyunca hiç değişmemektedir...Yani Sayın Başbakanın konuşması bir ses bandına kaydedilse, ekranda da bir fotoğrafı konsa, şekil olarak pek bir şey değişmeyecek...
En ufak detaya bile dikkat eden Tayyip Erdoğan'ın böyle bir çekimi nasıl kabul ettiğini anlamak güç, çünkü…
Tek planlık bu konuşma, neredeyse her 10 saniyede bir olay olması gereken televizyon programcılığına tamamen aykırı...Ne anlatırsa anlatsın, bu tekdüzelik içerisinde Başbakan dinlenmiyor, bunun ispatı da programın aldığı (ya da alamadığı) reyting...Reyting alamadığı için de hiçbir büyük kanal tarafından prime-time'da (20.00-23.00) yayınlanmıyor, hatta gece 01.00'den önce bile yayınlandığını görmedik henüz (TMSF yönetimindeki Star hariç, orada 23.30'da yayınlandı.) Türkiye'nin yeni Tarım Politikası gibi 20 milyon insanı ilgilendiren bir konuşma, tarımla uğraşan insanların çoktan uyuduğu bir saatte yayınlanınca ne gibi bir faydası olabilir? Ve en önemlisi; Konuşma, aynı anda sağ alt köşede açılacak küçük bir ekrandan, sağır-dilsiz alfabesiyle başka bir sunucu tarafından da anlatılmalı ve/veya alt yazılı olmalıdır. Engelli milletvekilleri olmasına rağmen neden bu konu ihmal edilir bilinmez...
Tüm bunlara rağmen, program sırasında bir şey dikkatimizi çekti. Tayyip Erdoğan, inanılmaz bir hızda, doğru vurgularla, noktaya, virgüle dikkat ederek, çoğu tecrübeli sunucudan çok daha iyi prompter* okuyor...
Prompter: Kameranın objektifinin önüne takılan bir cihaz ile yazılan metinlerin, sunucunun karşısından akarak geçmesini sağlayan düzenektir. Böylece sunucu, gözünü kameradan ayırmadan, hızla ve hata yapmadan metni okuyabilir.
Dışsal
"Bu olay yüzünden ailemden dışkılandım..." => Kadının Sesi'nde bir adam
Kesemen!
"Tıp!.. Kesin çenenizi!.." => Semra Hanım (susun demek istiyor)
Laf Arası Adamı Bihter...
Bihter abi senin kafanın altı neden kare abi?
Semra'yla canlı yayındaydım dedim...
|
|
|

|