|
 |
|
|
Satılmıyor işte
Beşiktaş ve Galatasaray'da futbol işleri oldukça karışık... Her kafadan ayrı seslerin çıktığı bir camiada birlik ve beraberlik sağlanamaz bir türlü...
Cim - Bom'da UEFA şampiyonluğundan beri sükunet sağlanamadı. Lucescu ile yakalanan şampiyonluk sonrası soyunma odasındaki taşların gereksiz yere yerinden oynatılması maalesef ağır fatura getirdi Sarı - Kırmızılı camianın önüne... Özhan Başkan, durumu toparlamak için çırpınmakta... Ancak geçmiş yılların öylesine birikmiş yanlışları var ki önünde, bütün bu sorunların altından kalkmak hiç de kolay olmayacak sanırım. Hagi'nin yaptığı gereksiz çıkışları, Galatasaray gibi saygın bir camia ne kadar taşıyabilecek merak ederim. Hagi'nin futbolunu derin bir saygıyla hatırlayanlardanım. Ancak Cim - Bom gibi Avrupa markası takımın teknik direksiyonunu hatasız kullanabileceğini hiçbir zaman düşünmedim doğrusu... Çünkü büyük teknik adam olabilmek için önce "lider kişilik" o kadar gereklidir ki... Bence Hagi'deki en önemli sorun da, budur işte... Teknik kulübede sinir krizleri geçirip, kötü giden oyun anlarında "çileden çıkmış" bir adam kimliğine bürünmek liderlik vasfı asla değildir. Tam tersine, hocanın korkularını dışa vuran, itimatsızlığını resimleyen "agresiflik tarifine girer" Hagi'nin Cim - Bom'a yakışmayan yarışma anı fotoğrafları... Sezon başında "Hagi ile olamaz" fikrimi birkaç kere yazarak mesajımı iletmek istedim Cim - Bom'lu kardeşlere... Ancak beni e - maillerle azarlayanlar dahi oldu "Sen Galatasaray'ın işlerine burnunu sokma" diyerek. Dileriz haksız çıkarız da, kazanan Cim - Bom olur. Ama bu sezon Hagi'siz kapanırsa eğer, o zaman bizim e - mailci gruplar da, biraz utanıp, sıkılırlar herhalde...
Kartal'ın çilesi
Beşiktaş'taki sorunlar da, yine teknik kulübedeki "denge bozukluğu" olarak sürüp gitmekte... Yönetim Kurulu, "İyi bir takım yoksa, şöhretli bir hoca ne işe yarar" düşüncesinin futboldaki önemini bilmemekle zaten sezon başında tarihi hatasını yapmıştır. Ancak Del Bosque'nin, Beşiktaş'ta pazarlamaya çalıştığı İspanya kariyerini mercek altına yatırırsak eğer, karşımıza futbol oyunu adına müthiş "yanlışlar dizisi" gelip, oturur yazımızın çıkışında... Tümer'i sezon başında görevlendirmeyen teknik kulübe körlüğüne hiç girmeyeceğim. Cordoba ve Ramazan arasındaki tercihlerde yapılan yanlışları, Konya maçındaki hazin kabahatleri de bir bir saymayacağım... Ancak saygın ve kibar hocanın önemli hatasını işaretlemeye çalışacağım sizlere...
Rahmetli Molnar'dan, Derwall ve Daum'a kadar bütün yabancı hocaların Türkiye çalışmalarını "teknik görevli" zamanlarda da, 35. yılla el sıkışan spor dönemindeki takipçiliğimizle devam eden bir spor adamı olarak Del Bosque'nin çoğunluk yabancıda hiç rastlamadığımız en büyük yanlışı Beşiktaş takımına İspanyol kıyafeti giydirme gayretkeşliğidir. Yani Siyah - Beyazlı camia ve takımın kendine özel yapısını inceleyip, futbol mantalitesini Türkiye gerçekleri üstüne kurması gerekirken, hoca ve yardımcı ekibi tam tersini yapmış, takımın teknik yapısını ve oyun sistemini, soyunma odası psikolojisini bildiği İspanyol şablonu üstüne ısrarla kurgulamak istemişlerdir. İşte yanlış da buradadır. Ama sıkça kullandığım bir sentez sonucunu yinelemem kaçınılmazdır... Olmaz ki, yani "müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz ki" canım... Ayrıca uzaklara gitmeyelim, SATILAMIYOR İŞTE. \
esenay@milliyet.com.tr
|
|
|

|