|
Yılda silahlara 1 trilyon dolar harcanırken...
KÖYCEĞİZ'de emlak bürolarının sayısı arttıkça artıyor. Ve emlak bürolarından bazılarının kapısı önündeki camlı panolarda, satılık gayrimenkullerin yerlerini gösteren grafikler...
Camlı panolardaki gayrimenkul grafiklerini inceleyen birkaç kişilik küçük gruplardan çoğu İngiliz...
İngilizler, tadını tatmış durumdalar Köyceğiz'le çevresinin; hızla yer ediniyorlar...
***
Korkmayın, vatan elden gitmiyor; 21. yüzyılın gün günden hızlanan küreselleşmesi geliyor.
Bendeniz de biliyorum ki, 21. yüzyılın gün günden hızlanan küreselleşmesi; ancak 25-30 yıl sonra billurlaşmaya başlayacak, halen 200 devlete bölünmüş olan insanlığın ortak bilincinde...
***
Hasan Cemal'in deyimiyle, bir "laf fabrikası" olan Davos toplantıları...
Irak'ta patlamaların, çatlamaların, canlı bombaların kanlı gümbürtüleri içinde yapılacak seçimler...
Kerkük'teki etnik gerginlikler...
ABD Başkanı Bush'un, İran'a doğru yönelen tehditleri...
Pentagon'un, çok daha geniş boyutlu stratejik ve lojistik bir merkez olarak kullanmak istediği İncirlik Üssü...
Ve ABD'nin, tanklı, füzeli, jetli, helikopterli askeri pençesi altına girmeye başlamış olan Ortadoğu'nun, geleceği hakkında yapılan siyasal analizler...
***
Bütün bu analizler; değişmezmiş gibi görünen bir kriter, esas alınarak yapılmakta. O değişmezmiş gibi alınan esas kriter "ulus-devlet" modeli. Irak'ın geleceği ne olacak, Suriye'nin geleceği ne olacak, İran'ın geleceği ne olacak; ABD'nin, dünyada tek süper güç olduğu gerçeği, özellikle Ortadoğu'nun geleceğini nasıl etkileyecek türünden...
***
Sonra da bütün bu sorunlar üstünde, diplomatların yaptığı yorumlar, bilimcilerin yaptığı yorumlar, uzmanların yaptığı yorumlar...
Oysa 21. yüzyılın en temel özelliği olarak belirginleşen hızlı küreselleşmeyi de, gündeme getirmek ve bu alanda bir de Gorbaçov'un düşüncelerini ön plana çıkarmak gerekmez miydi?
Gorbaçov, 2 kutuplu dünya statükosunu bir anda darma duman ederek, silahlara harcanan paraların anlamsızlığını ilan etmiş bir liderdi.
Öyle bir lider ki, küresel değişime karşı çıkmak yerine, iktidardan vazgeçmeyi yeğlemişti...
***
Gerçekçi olmak gerekirse, ne 1000 yıl sonrasını öngörebiliriz, ne 100 yıl sonrasını, ne de 50 yıl sonrasını...
Ayrıca da eski koşullanmalarımızla yapmaya çalışırız güncel analizlerimizi.
Oysa 2 Dünya Savaşı'nda, birbirlerini yok etmek için milyonlarca insan öldürmüş olan Avrupa devletleri; tek bir bayrak altında, ortak bir vatandaşlığı ve genişçe bir ölçüde ortak bir para birimini benimseme dönemine geçmişler...
Kazara Rusya da, AB'ye katılırsa; "Avrupa vatandaşlığı", Bering Boğazı'ndan Atlas Okyanusu'na kadar olan bir alanda "Avrasya vatandaşlığı"na dönüşecek...
Böyle bir değişim karşısında, yılda silahlara 400 milyar dolardan fazla para harcayan ABD'nin, süper bir güç olması; ne kâr sağlayacak ki, kendisine?
***
21. yüzyılın hızlanan küreselleşmesinde, "ulus-devlet" modelinin, özellikle politikacılara sağladığı eski avantalar da kuyruğunu titretiyor; yılda silahlara harcanan 1 trilyon doların getirileri de...
Osman Ulagay'ın, dünkü Milliyet'te sürmanşetten anons edilen yazısından öğrendiğimize göre; Davos toplantılarına katılan ünlü star Sharon Stone, "medya liderleri" grubunun yemeğindeki konuşmasında şöyle demiş:
- Acımasızca insanları öldüreceğinize, silaha harcadığınız paranın birazını AIDS gibi sorunlara harcayın...
***
Silaha harcanan paraların, özellikle yoksul ülkelerde yatırımlara dönüşerek, insanların alım gücünü artırmaya başlaması, çok daha kârlı olma yolunda...
Kalkındırılması gerekli ülkelerin başında da Türkiye gelmekte...
***
Bütün bu değişimlerin, daha çarpıcı bir biçimde somutlaşması, en az 20-30 yıl alacak...
Peki, o zamana kadar ne olacak?
Gönül istemez ama, görünen o ki; o zamana kadar eski koşullanmaların uzantısında, İslam politikacılarının liderlik kavgasında ve silah endüstrisinin eski kârları sürdürme inatçılığında; 1 milyona yakın Müslüman daha ölecek...
Sonra da yavaş yavaş, ölmenin ve öldürmenin pek de rantabl olmadığı çıkmaya başlayacak su yüzüne; tıpkı "Avrupa Birliği"nde olduğu gibi...
***
Bundan 25 yıl kadar önce İstanbul'a gelen Gorbaçov, bir konferans vermişti. O konferansta şöyle diyordu:
- Bir yandan hem turist bekliyorsunuz, hem de büyük harcamalar yapıyorsunuz silah alımlarına... Ülkenize her yerde itibar gören bir turist olarak gelmek, çok daha ucuzken; neden toplar, uçaklar, füzelerle size saldırmaya kalksın ki yabancılar?
"Avrupa vatandaşlığı"ndan, "dünya vatandaşlığı"na doğru çizilen bir rotada; siyasal partilerin de programları, kekeme olmaya başlamakta...
Politikayla, bilimsellik ve saydamlık aynı kasede aşure olamıyor...
***
Türkiye'nin 20 yılı bir hayli çalkantılı geçse de; Pentagon, İncirlik Üssü'yle Karadeniz limanlarındaki stratejik ve lojistik ağırlığını artırarak, Almanya'daki askeri güçlerini, Türkiye'ye kaydırsa da; küresel değişimi durdurma olanağı yoktur.
Sorun, böylesi bir değişimi algılayarak ona uyum sağlayabilenlerle, sağlayamayanlar arasında katmerleşmede...
Alabildiğine ezilen kadınlarla, kayıt dışı çocuk işçilerin dramı, yürekleri yaksa da; makyajlı oligarşik yönetim yapılarının ağır bastığı köylü kökenli ülkelerde, bir hayli dikenli yaşanıyor değişim dönemleri...
Yine de enseyi karartmayın. İnsanlık kötüye gitmez, Türkiye de gitmez.
c.altan@prizma.net.tr
|
|