|
Sistem evrilsin mi, devrilsin mi?
Oy zirveler zirveler!
BBC'de Ruby Wax diye bir kadın var. Deli bir şey. Wax, yaptığı bir dizi röportajda Hollywood ünlüleriyle konuşmuştu geçen yaz. Bunlardan biri de Sharon Stone'du. Sabah, otel odasında buluştular, bornozlarıyla konuştular. O zaman işte Stone şöyle bir şey söylemişti:
"Sharon Stone'u ben yarattım. O, iyi giyinen, hep güzel görünen, kusursuz bir kadın. Şimdi o kadar parlak ki yanında ben bile sönük kalıyorum!"
O vakit Stone'u işaretlemiştim. Gösterdiğinden fazlası var o kadında. Muhtemelen bu yüzden önceki gün Davos zirvesindeki medya liderleri toplantısındaydı. Zirveyi izleyen Osman Ulagay dün yazdı:
"Herkes çıt çıkarmadan dinledi. Stone 'Acımasızca insanları öldüreceğinize, silaha harcadığınız paranın birazını AIDS gibi sorunlara harcayın' dedi."
Merak ediyorum: Acaba "medya liderleri" ne kadar etkilendi? Birden ellerini kalplerine koydular mı? Vicdanlarının sesini dinleyip derhal telefona sarıldılar mı? Borsacılarına telefon edip paralarını silah şirketlerinin hisselerinden çekiverdiler mi? Yoksa sarışın, güzel "SHARON STONE!" ile yemek yiyor olmanın keyfini mi sürdüler? Sizce?
Sermayenin ahlakı
Zenginler, yoksulların trajedisiyle ancak zengin kaldıkları sürece ilgilenirler; zengin kalacakları garantili olduğu sürece. Kötü insanlar olduğu için değil, sistemin tabiatı gereği bu böyle. Yoksa gerçekten bir "eşit paylaşım tehlikesi" (!) olsa oturup da yoksullardan söz etmezler kendi zirvelerinde. Demek yerleri sağlam, demek ayrıcalıklarını tehdit edecek bir tehlike yok ki görünür gelecekte, Davos zirvesinin bu yıl birinci gündem maddesi "yoksullukla mücadele" ve "sermayenin ahlaki sorumluluğu" idi.
Diğer yandan tam tersi de söylenebilir. Sermaye, Hollywood'un ünlülerini "vicdanların sesi" olarak toplantısına davet ettiğine göre demek ki bir problem de var ortada. Demek düzenin devam etmesi için sermayenin ufak da olsa bir fedakârlık yapması gerekli. "Vizyon" sahibi insanlar olarak mutlaka bunu görmüş olmalılar ki davet ediyorlar Afrika'daki AIDS sorunundan söz eden Richard Gere'i toplantılarına. Afrika'daki AIDS ilaçlarının fiyatını bir dolar bile artırmayıp binlerce çocuğun ölümüne neden olan insanlar yoksa neden böyle şeyler söyleyen insanları dinlemek istesinler ki? Demek birazcık da olsa vicdan gerekiyor sefasını sürdükleri sistemin yürümesi için. Göstermelik olsa bile...
Peki, acaba sermaye "ikna yöntemiyle" elindekileri dünyanın yoksullarıyla bölüşmeye karar verir mi?
Devrim mi, evrim mi?
İkna yönteminin işe yaramayacağını düşünenler, "başka bir dünya" için ikna yöntemini değil, güçleri birleştirip sermayeyi zorlamanın gerektiğini düşünenler de Dünya Sosyal Forumu'nda bir araya geldiler. Yine Brezilya'da Porto Alegre'de. Onların gündemi de yoksullukla mücadele. "Hangi yöntem daha doğru?" diye düşünenler, karşılaştıranlar olacaktır. Gerek yok bence. İkisi de olsun. Sharon zenginlerle masaya oturup onları azarlasın. Bizim çocuklar da toplantılarını yapsın. Dünyanın böyle bir kıvamı var artık çünkü. Kim ne yapabiliyorsa o! Sistem evrilecek belki, belki devrilecek. Devrilene kadar evrimlesin, demek doğru mu? Bence değil!
ecetem@hotmail.com
|
|