|
 |
|
|
"Einstein yılı" da nereden çıktı demeyin
Satır Arası / Deniz Sipahi
Almanya, 2005'i "Einstein yılı" olarak kutluyor. Bilim dünyasını "devrimci" teorileriyle alt üst eden bu dehanın onurlandırılmasına yönelik "Einstein yılı"nı Başbakan Gerhard Schröder başlattı.
1879'da doğduğu Alman topraklarından 1933'de Naziler yüzünden kaçan ve doğduğu topraklara bir daha dönmeyen fizik biliminin bu dehası; kongreler, toplantılar, sergiler ve orijinal gösterilerle anılacak, dehanın eserleri, düşünceleri ve kişiliği anlatılacak.
Almanya, bağrından çıkan bu "hür fikirli, barış yanlısı, dünya vatandaşına" duyduğu minnet ve saygıyı böylece göstermek istiyor.
Daha profesör değilken, 1905'de, yani yüzyıl önce ilk "devrimci" makalelerini yayınlayan Einstein, ışığın hem dalga, hem de parçacık olarak hareket ettiğini söyledi.
1921'de bu teoremiyle Nobel Ödülü'nü kazanan Einstein, böylece özellikle radarların geliştirilmesini sağlayan yolu açan adam oldu.
* * *
Bilim adamı, atom ve moleküllerin varlığını teorik olarak kanıtladı, zaman ve uzayın mutlak değerler olmadığını, bunların gözlemciye bağlı (izafi kavramlar) olduğunu gösterdi.
Ünlü fizikçi, çok geçmeden bugün pek bilinen E=mc2 formülünü ortaya attı ve enerjiyle kütle arasındaki bağıntıyı ortaya koyarak, nükleer bomba yapımına kapıyı araladı, ancak kendisi bomba yapımına karışmadı.
Einstein, asıl ününe 1919 yılında güneş tutulması esnasında ışık teorisinin doğrulanmasıyla kavuştu. Büyük fizikçi, birinci büyük savaşın bitmesiyle barışçıl çabalarına daha da hız verdi, hatta bir ara insan hakları adlı örgüte başkanlık etti.
İşte bu barışçıl özelliği ve Yahudi kökeni yüzünden Nazilerin hışmına uğrayan bilim adamı, Berlin'deki evi Nazilerce yağmalanınca çareyi Almanya'yı terk etmekte buldu. Öğretmenlik yapmak için ABD'ye sığındı.
* * *
İki kez evlenen Einstein, çok sayıda kadınla da gönül ilişkisine girdi.
Güzel keman çalan bilim adamı, 76 yaşında anevrizma yırtılması sonucu hayata gözlerini yumdu. Naaşı yakılan ve külleri açıklanmayan bir yerde doğaya saçılan ünlü fizikçinin beyni, bilimsel araştırmalar için halen ABD'de muhafaza ediliyor.
"Einstein yılı" olması nedeniyle Almanya'daki birçok gazete ve dergi sayfalarında Einstein'ı konu alıyor; bilim adamlığından özel yaşantısına kadar değişik konularda yüzyılın bu önemli beynini yeni nesillere tanıtmaya çalışıyor.
Belki şimdi içinizden şöyle diyeceksiniz.
"Bir Pazar günü nereden çıktı bu Einstein..."
Almanların Die Zeit dergisinde Einstein'ın söylediği bazı sözlere de yer vermiş.
"İki şey vardır ki, ucu bucağı yoktur. Biri evren, diğeri insanın ahmaklığı..." diyen de Einstein, "Tanrı zar atmaz..." diyen de.
* * *
Ben ise Einstein'ın şu sözüne dikkat çekmek istiyorum.
"Karıma, hiç izne çıkarmadığım müstahdem gibi davrandım..."
Evliliğin aşkı öldürdüğü, ilişkiyi bitirdiği söylenir ya...
Bunu yapan işte buna benzer görüşler değil midir?
İzne çıkarılmayan müstahdem...
Unutulan sevgili...
Hatırlanmayan özel günler...
Nasıl olsa hep yanıbaşında olacakmış hissi...
Bu düşüncelerimi kadın, erkek ayrımı yapmadan yapıyorum.
Einstein olmanız, olmamanız...
Deha olup olmamanız...
Türk, Alman, İngiliz vatandaşı olmanız...
Farketmiyor...
Sadece bakış açısı...
Evet Einstein, yüzyılın en önemli bilim adamlarından biri ama bu pazar Eintein'ın bu sözü üzerine bir yazı yazmak istedim.
"Einstein yılı" kutlu olsun.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|