|
Kurultay / Futbol
Şu en kötü halindeki CHP bile, Türkiye'nin - hâlâ - güvencesidir. Türkiye'nin, kurumları "geometrik dizi" ritmiyle AKP kapsama alanına girerken, CHP bu coğrafyanın dışında kalmak için direnebiliyor.
AKP'ye diğer muhalefet partileri de teslim olmuş değiller ama onlar birer "sağ" parti...
AKP ile kesişen daireler gibi ortak zihniyet alanları var.
Atatürk devrimleri ile - tam - örtüşmeyen alanlar bunlar...
Son kurultay ve yükselen Sarıgül dalgası, CHP'ye de o zihniyetin sızıntıları olduğunu gösterdi...
Ama CHP direndi...
Bu bağlamda, Baykal'ın tutar tarafı olmayan son zamanlardaki söylemlerinden, bence - sadece - biri için "önemli ve gerçekçi" denebilir.
Kurultay konuşmasındaki şu sözleri:
"Türkiye'nin her tarafından uyarılar geliyor. Aman CHP'ye sahip çıkın diye... Hatta bizim dışımızdakilerden, yani CHP'ye mesafeli olanlardan, diğer siyasi partilerden de aynı uyarıları aldık..."
Gerçekten, Atatürk ve devrimlerinin, Cumhuriyet ilkelerinin, kurumların AKP tsunamisi altında kalma sürecinde, Atatürk CHP'sinin direnebilmesi önemli.
Çünkü... CHP, laik Türkiye'nin "kök hücresi" gibidir.
Kandaki "kök hücreleri" bedenin neresinde yıkıntı varsa, o dokunun hücresine dönüşür ve çoğalarak yeni ve aslına uygun temiz dokuları oluşturur.
Laik Türkiye'nin "kök hücresi" CHP, yitirilmemeli...
O nedenle de "Baykal-Sarıgül mücadelesinde, asıl kaybeden CHP oldu... CHP, Sarıgül'ü değil, kendini tasfiye etti" gibi yorumlara katılmıyorum.
Deniz Baykal değil
Bu mercekten bakılırsa, sorun, Deniz Baykal'ın yönetimde kalması değil.
Çünkü... CHP'nin "kök hücre" işlevi, Baykal ile başlamadı ki...
Atatürk ve onun devrimleriyle başladı, o zihniyetin devamı oldu.
Kurultay tribünlerinde, Baykal'a karşı olan ama Atatürk ilkelerine sımsıkı bağlı Zülfü Livaneli, Hasan Fehmi Güneş, Kemal Derviş, Hurşit Güneş ve diğerleri de aynı "kök"ten...
Şunun şurasında Baykal daha ne kadar CHP'nin başında kalır?
Yerini, gene aynı "kök" değerlere sahip gençler alacaktır.
Başka zihniyetle CHP dokuları uyuşmaz.
CHP'ye sahip çıkmak ve zihniyet sızıntılarından korumak görevdir.
Her kurum düşse bile, CHP "kök hücre" olarak dokuları yenileyebilir.
Zamanla halk yığınları, elbette AKP dışında seçenekler de arayacaklardır.
Demokrasinin doğasında var bu.
CHP'nin kendi özgün kimliği ile sağlam durması, çoksesli ve çok partili demokrasinin de güvencesi olabilir.
..........
Ayrıca...
Böyle özgün kimliğini koruyan bir CHP, AKP'yi de, uçlara daha fazla savrulmalar yapmaktan alıkoyacaktır. AKP'nin, kendi yapısındaki çevre/radikal dinamiklere karşı CHP mendireğine ihtiyacı var.
Kötü bir maç
Dünkü kurultaya gelince...
Çok kötü, hatta berbat bir maç izlemiş futbol yazarı gibi hissediyorum kendimi.
Bu denli düzeyini yitirmiş bir kurultay yaşamadı CHP.
Görüntülere bakarak, "Bunlar mı Türkiye'nin güvencesi?" denebilir.
Hayır...
"Onlar" değil, CHP'nin kendisi güvence... Kişiler gelir geçer.
..........
O nedenle kötü maçın oyuncularını, kalitesiz oyunun eleştirisini yazmayan ama futbolun gerçeklerini, kulübün sağlam kalması gereğini ve gelecekteki yerini yazan spor yazarı arkadaşlarımız gibi bir CHP yazısı yazdım.
g.civaoglu@milliyet.com.tr
|
|