|
 |
|
|
TÜBİTAK'tan YÖK'e cevap var
Türkiye'nin en saygın olması gereken kurumlarının içinde YÖK ve TÜBİTAK da yer alıyor. Yargıtay ve Genelkurmay neyse, YÖK ve TÜBİTAK da o.
Türkiye'nin geleceğine yön veren bu iki kurumumuz, bilindiği gibi uzun süredir birbiriyle kırgın. YÖK Başkanı Teziç, hatırlanacağı gibi önceki hafta Üniversitelerarası Kurul toplantısında yaptığı konuşmada, TÜBİTAK yönetiminin yasal bir statüsünün olmadığını, aldıkları kararların geçersiz olduğunu ve üniversitelerin onlarla temas içine girmemesi gerektiğini oldukça sert bir şekilde dile getirmişti.
YÖK Başkanı Teziç'in bu katı tavrının ne anlama geldiğini TÜBİTAK Başkan Vekili Nüket Yetiş'e sorduk. Anlattıkları ilginçti. İşte bunlardan bazı satırbaşları:
Yasalara aykırı bir konumumuz kesinlikle söz konusu değildir.Bunun aksini beyan etmek, doğru ve iyi niyetli değildir. Bizim hiç kimseyle kavgaya niyetimiz yok. Ne YÖK ne de başka bir kurumla polemiğe gireriz.Türkiye, bilim ve teknolojik üretkenlikte çok zaman kaybetti. Elbirliğiyle bu süreyi telafi etmeliyiz.YÖK Başkanı Sayın Teziç, her ne kadar üniversitelere TÜBİTAK'la işbirliğine girmeyin dese de, çok sayıda üniversitemizle ortak çalışma içerisindeyiz. Elimizdeki kaynakları üniversitelerimizle paylaşmak istiyoruz.Gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında bugüne kadar hukuki açıdan hiçbir sorun yaşamadık. Bundan sonra da yaşanacağını sanmıyoruz. Kaldı ki, yeni TÜBİTAK yasası da çok yakında TBMM'ye gelecek. Evet, YÖK ile TÜBİTAK arasındaki son durum bu. Peki bu iki kurum arasındaki gerginliğe üniversiteler nasıl bakıyor? Her şeyden önce bu gerginlikten hiç hoşnut olmadıklarını söylememiz gerekir. Bizim ekonomik desteğe ihtiyacımız var. Para da TÜBİTAK'ta. YÖK ile TÜBİTAK arasındaki kavga bizi ilgilendirmez görüşündeler...
TÜBİTAK sahipsiz
TÜBİTAK, daha önceki hükümetler döneminde başbakan yardımcılarından birisinin görev alanındaydı. Şimdi ise direkt Başbakan Erdoğan'a bağlı. Ama Başbakan Erdoğan'ın gündemi öylesine yoğun ki, TÜBİTAK'a ayda yılda bir ancak sıra geliyor. Çok kısa sürede çıkabilecek bir TÜBİTAK yasasının bu kadar gecikmesi ve TÜBİTAK'ın YÖK'ün gözünde gayri yasal duruma düşmesi hep bu ilgisizlikten. Türkiye adına her türlü bilimsel toplantıya katılan ve her türlü uluslararası anlaşmayı imzalayan TÜBİTAK'a karşı yapılan böylesine eleştiriye, herkesten çok, o kurumdan sorumlu devlet adamının yani Başbakan Erdoğan'ın cevap vermesi gerekirdi. Ama TÜBİTAK'a ayıracak zamanı yok. Siz, Erdoğan'ın bugün Bill Gates ile yapacağı toplantıda söyleyeceklerine bakmayın. Önemli olan neler söylediği değil, bu konuda bugüne kadar ne yaptığı. İşte bu yüzden daha önce de birkaç defa dile getirdiğimiz gibi yeni bir hükümet revizyonunda, yükseköğretim ve bilimden sorumlu bir bakanlığın ihdas edilmesinde sonsuz yarar var. Böylesi bir bakanlık, elbette bu kurumların özerkliğine gölge düşürmez. Düşürmemeli de. Onun görevi müdahale değil, bu kurumların saygınlığını artırmak ve sorunlarını kısa sürede çözmek olmalıdır.
Özetin özeti: TÜBİTAK ve YÖK ile ilgili söylenecek, yazılacak onlarca dosya var. Alın birini, vurun diğerine. Başlarındaki ve kurullarındaki isimler bugün var, yarın yok. Ama her iki kurum da var olmaya devam edecek. Bu nedenle kişiler yüzünden kurumlar daha fazla yıpratılmamalıdır...
aguclu@milliyet.com.tr
|
|
|

|