|
Dünya ticaret coğrafyası değişiyor
Erdoğan'ın konuşmasının DVD'si; Clinton, Blair, Chirac ve Lula'nın DVD'leriyle birlikte 60'ar İsviçre Frangı'na satılıyor
Dünya Ekonomik Forumu, her yıl önemli oturumların ve ilginin yoğun olacağını düşündüğü birkaç liderin; Kongre Merkezi'nin 2000 kişilik büyük salonundaki konuşmalarını DVD'ye çekerek satışa sunar. Bu yıl Davos'a gelen 30 kadar devlet başkanı / başbakandan, DVD'si 60 İsviçre Frangı (67 YTL) karşılığı satışa sunulan 9 lider arasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da var. Diğerlerini merak ediyorsanız liste eksiksiz aşağıda:
İngiltere Başbakanı Tony Blair, Fransa Devlet Başkanı Jacques Chirac, Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, Filistin lideri Mahmud Abbas, ABD eski Başkanı Bill Clinton, Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva, Ukrayna Devlet Başkanı Victor Yuşçenko, Çin Devlet Başkan Yardımcısı Huang Yu, Avrupa Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso.
Baş aktör Brezilya
DVD'sinin ilgi çekeceği düşünülen liderlerin Davos'taki mesajları, dünyada yeni bir ticaret coğrafyasının doğacağının müjdesini de veriyor. Lula'nın, pamuğu ya da şekerinden başka satacak hiçbir şeyi olmayan yoksul Afrika ülkeleri adına, Dünya Ticaret Örgütü DTÖ'de son 1,5 yıldır verdiği cesur mücadelenin ve kazandığı davaların meyveleri, yakında alınacağa benziyor.
Blair, -eğer Irak'ta kitle imha silahlarının varlığı konusunda olduğu gibi bu kez de bizi yanıltmıyorsa Davos toplantılarının açılışında 2000'i aşkın katılımcının gözünün içine baka baka zengin ülkelerdeki tarım sübvansiyonlarının bu şekilde devam edemeyeceğini çok net ifade etti:
"Pazarlarımızı açmak zorundayız. Tarım sübvansiyonlarını, pamuk ve şeker gibi tartışmalı ürünleri de içerecek şekilde kısmak suretiyle yoksul Afrika ülkelerinin; kendi ekonomik kapasitelerini değerlendirmelerine izin vermeliyiz."
Davos toplantıları, gecenizi gündüzünüze katıp eksi 19 derecede, karlar arasında bir toplantıdan diğerine koşuşturmayı göze alırsanız, gerek ekonomide gerekse siyasette dünyada önümüzdeki dönemin gündemini yakalamak açısından benzersiz bir fırsat. Bu yıl Davos'ta önümüzdeki 1,5 - 2 yıl için benim koklayabildiğim şu:
DTÖ çatırdar mı?
Dünyada ticaretin serbestleştirileceği yutturmacasıyla 10 yıl önce kurulan DTÖ'de ABD ve AB'nin hep kendilerine yontan dayatmalarının devam etmesi, artık mümkün değil. Dünyanın en büyük barış projesi olan, 470 milyon kişinin barış içinde, üstelik refah düzeyini de arttırarak yaşadığı Avrupa, bu müthiş gücünü en yoksul ülkeler için de kullanmaya, Afrika'ya biraz olsun soluk aldırmaya niyetli görünüyor. Brezilya ve Türkiye gibi 3. Dünya'nın lokomotif ülkelerinin dinamizmi ve zorlaması, Avrupa'nın kıpırdanmasında etkili olmuş olabilir. Daha önce de yazdığım gibi Çin'in büyük talebi sonucu beklenmedik şekilde artan dünya hammadde fiyatları da, hammadde zengini Afrika'yı yeniden cazip kılmış da olabilir.
İyi ki Bush seçildi
Ama bana göre en kışkırtıcı neden, Bush yönetiminin 4 yıl daha ABD'nin başında kalacak olması. Avrupalıların çoğunluğu, Demokrat Kerry seçimi kaybetti diye karalar bağlamıştı. Kerry kazansaydı, Avrupa ile ABD arasında son dönemde soğuyan ilişkilerin yeniden yumuşaması ve sıkı işbirliği mümkün olabilecekti.
İyi ki Bush yeniden seçilmiş. Tüm Avrupalılar Bush'u yeniden seçen Amerikan halkına teşekkür borçlu; Avrupa'nın silkelenmesine vesile yarattığı için...
Davos'ta bugünkü manzara, gazeteciliğe ilk başladığım yıllarda Federal Almanya Başbakanı Willy Brandt'ın başlattığı Kuzey - Güney Diyaloğu'nu çağrıştırıyor.
Avrupa Davos'taki niyetini sürdürürse, değişen dünya ticaret coğrafyasında Türkiye'ye de pay düşebilir.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|