|
"Küresel ısınma" bizim de sorunumuz
Son yıllarda Batı dünyasında "küresel ısınma" diye bir sorundan söz ediliyor. Biz, konuya yabancı olduğumuzdan, bunu sadece Batılıların sorunu olarak görerek, fazla ilgilenmiyoruz. Halbuki bu sorun bizim de sorunumuz... "Yavuuu... Kış geldi... Kar yüzü göremiyoruz... Yavuuu... Yağmur yağmaz oldu... Yavuuu... Bu havalar neden değişti..." diyoruz ya... İşte bütün bunlar "küresel ısınma"nın sonucu.
Önce konuya yabancı olanlara küresel ısınmanın ne olduğunu özetleyeyim: Kömür ve petrol (doğalgaz dahil) gibi toprak altında oluşan yakıtlara "fosil yakıtlar" deniliyor. Bu yakıtlar otomobillerde, evlerde, enerji santrallarında, sanayi tesislerinde kullanılınca, havaya "karbondioksit" gazı salıyor. Bu gaz atmosferde bir tabaka oluşturuyor. Bir anlamda dünyanın çevresini cam ile kaplıyor. Güneş ışınlarını yeryüzüne hapsediyor. Hani, sebze ve çiçek yetiştirilen üzeri naylon veya cam ile kaplı seralar var ya... İşte o biçim... Seralar nasıl ısıyı hapsediyor ise, bu gazların neden olduğu tabaka da aynı işi yapıyor. Onun için buna "sera etkisi" adı veriliyor.
Sera etkisi nedir?
Fosil yakıtların dünyayı çevrelemesi sonucu ortaya çıkan "sera etkisi", dünyada ısının artmasına, iklimin değişmesine, fırtınalar esmesine, su baskınlarına, kuraklığa neden oluyor.
Sanayileşme ve zenginleşme, fosil yakıt tüketiminin, dolayısıyla da havaya salınan karbondioksitin miktarını artırıyor.
Dünya nüfusunun 2 kat arttığı dönemde, havaya salınan karbondioksit miktarının 4 kart arttığı hesaplanıyor.
Ülkeler 1997 yılında Kyoto'da toplandı. Sera gazlarının azaltılması için bir protokol hazırlandı. Bu protokolde, sera etkisi yapan gazların salınım miktarının 2008 - 2012 yılları arasında 1990'daki seviyesinin yüzde 5.2 altına düşürülmesi öngörülüyordu. Şimdiye kadar (Türkiye dahil) 126 ülkenin imzaladığı sözleşme, 16 Şubat 2005'te yürürlüğe girecek. (Bu sözleşmenin Türkçe metnini, www.gezegenimiz.com internet sitesinde bulabilirsiniz.)
Havaya salınan toplam sera gazının yüzde 36'sını havaya salan ABD ise, "zorlayıcı bulduğu için" Kyoto Protokolü'nü imzalamıyor.
Isınma çok önemli
Geçen hafta, Londra'daki "Türkler" sergisi vesilesiyle iki İngiliz milletvekili ile yemek yeme imkÉnım oldu. 17 yıldır parlamentoda olan İşçi Partisi'nin kadın milletvekili (Lewisham Deptford temsilcisi) Joan Ruddock, Türkiye'nin AB üyeliğinden, Irak ve Afganistan gezilerinden, savaştan, fakirlikten söz ediyordu. "Size göre bugünlerde dünyanın en önemli sorunu nedir?" diye sordum... "Şu günlerde değil, önümüzdeki dönemde de dünyanın en önemli sorunu küresel ısınmadır... Çünkü küresel ısınma dünyanın yapısını değiştirecek. Harplere, fakirliğe çare bulunabilir. Ama dünyanın yapısı bozuldu mu, hiçbir şey yapılamaz" dedi. İşçi Partisi Milletvekili (Aberdeen temsilcisi) Frank Doran da aynı görüşü savunuyordu.
Gene geçen hafta, Davos'ta dünyanın önemli sanayicilerinin ve zenginlerin katıldığı toplantıların açılış konuşmasında İngiltere Başbakanı Tony Blair, en önemli sorunlar olarak küresel ısınmayla yoksul ülkelerin sorunlarını çözme sorumluluğundan söz etti. Aynı günlerde Brezilya'da Porte Alegre'de toplanan solcuların ve fakirlerin temsilcileri de küresel ısınmanın fakirlik ve açlık ile mücadele kadar önemli bir sorun olduğuna işaret ediyordu.
guras@milliyet.com.tr
|
|