Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 31 Ocak 2005 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Savaş ve barış!

Gülü-yorum / Çağlayan Bilgen

RUS Yazar Toltsoy'un ünlü "Savaş ve barış" kitabından söz edecek değilim.
Tahmin ettiğiniz gibi CHP'nin olağanüstü kurultayından söz edeceğim. Gerçekten de CHP'nin olağanüstü kurultayı, adı gibi "olağanüstü" oldu.
Çünkü "olağandışı" olaylar yaşandı.
Devleti kuran parti olmakla övünen CHP'nin tarihine "kara leke" sürüldü.
CHP'liler hafta sonu çevik kuvvet polisleri arasında yaptıkları kurultayda, yedi ay önce tel örgüler arasında, dipçik gölgesinde geçen kurultaya şükretti.
Hafta sonu yapılan kurultayda CHP'ye yakışmayan, istenmeyen görüntüler oluştu.
Hafızalardan silinmeyen MHP kongresindekine benzer olaylar yaşandı.
Plastik sandalyeler havada uçuştu, yumruklar konuştu, kanlar döküldü.
Kurultaydaki çirkin görüntüler, futbol sahalarında yaşanan şiddet görüntülerini aratmadı. Ülkeye demokrasiyi, barışı getirmeyi vaadeden partinin üyeleri birbirine girdi.
Sanki savaş yapıldı. Ülkeye demokrasi getirmeyi vaadeden partinin genel başkanının, ne kadar demokratik (!) olduğu görüldü.
Adeta "tahammüllsüzlüğün anıtı" dikildi.
Yine her zaman olduğu gibi medya "günah keçisi" yapıldı, suçlandı.
Kurultayda ortaya çıkan tablo, "üçüncü yol" diyenleri haklı çıkardı. Partinin gerçekten de bir barış projesine ihtiyacı olduğunu söyleyenleri yanıltmadı.
Kısacası perşembenin gelişinin, çarşambadan belli olduğu görüldü.
İzmir delegasyonun çoğu bu kavganın içinde yer almayarak, salonu terketti ve ne kadar "barışçı" olduklarını gösterdi.
Peki bundan sonra ne olacak?
Artık macun tüpten çıktı...
Önümüzdeki sonbaharda yapılacak olağan kurultaya kadar bu tartışmalar bitmez.
Bence asıl kavga bundan sonra başlayacak.,


DYP'de sanal örgüt!
Yönetim Kurulu toplantısını Bergama'da yapan DYP İzmir İl Başkanı Turan Arınç, artık parti içi kavgaları bir kenara bırakıp, iktidara gelmek için çalışmak gerektiğini söylüyor ve "AKP'nin alternatifi DYP" diyor.
Gerçekten de bu gidişle Türkiye'de "Sağın alternatifi yine sağ olacak" gibi görünüyor.
Nitekim DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, "yarın seçim olacakmış gibi hazır olun" talimatını vermesi üzerine bütün örgütlerde hummalı bir çalışma başlamış durumda.
Ancak bu çalışmalar, DYP İzmir'de iki ayrı koldan yapılıyor.
Yani mevcut il yönetiminin dışında, kendilerine "idealist grup" adını veren bazı DYP'liler, adeta il örgütü gibi çalışıyor.
Aralarında eski il başkanlarından Kani Aydoğdu, İrfan Keskin, bir dönem il başkanlığına aday olan avukat Tarcan Ülük ile partili Ziya Nazlı, Mehmet Topbaş ve Durmuş Demirel oldukça yüklü miktarda para harcayarak "dypizmir.com", "dypizmir.net", "dypizmir.org" ve "adaletpartisi.org" un isim haklarını satın almış. Dokuz Eylül Üniversitesi ve profesyonel bir şirketle anlaşma yaparak "dypizmir.com" adı altında bir de web sitesi oluşturmuş.
Sitede il, ilçe yöneticilerinin yanı sıra kadın ve gençlik kollarının, milletvekillerinin ve belediye başkanlarının isimlerine yer verilmiş.
Partinin tüzük ve programı konulmuş.
Günlük hava durumu, döviz kuru ve çeşitli haberlerin verildiği sitede ayrıca bir de forum köşesi hazırlanmış.
Buraya ayrıca "DYP İzmir'de nasıl başarılı olur?", "İzmir'in en etkili yönecisi kim?", "Ahmet Özal hangi partide siyaset yapmalı?", "CHP Genel Başkanı kim olmalı?" ve "Göztepe'nin toparlanması için ne yapılmalı?" gibi sorular konulmuş.
İdealist grubun öncülüğünü yapan Avukat Tarcan Ülük, yaptıkları çalışmaların partinin tüzük ve programına uygun olduğunu söylüyor ve şöyle diyor:
"Biz partimizin İzmir ve ilçelerinde tekrar birinci parti olması için çalışıyoruz. Genel merkezin tüm Anadolu'da sanal ortamda örgütlenme ve veri tabanı oluşturmak için çalışma başlattığını duyduk. Bunun için sayın genel başkanımız Mehmet Ağar ile görüştük, kendisine bilgi verdik. Bizim ayrımız gayrımız yok. Oluşturduğumuz sanal merkezde 26 milyon adet elektronik posta adresi ve İzmir'de de bir milyon 820 bin adet cep telefonuna ulaşacak veri tabanı var. Günde 2 milyon adet elektronik posta atma kapasitesine sahip veri tabanındaki e-postalar mesleklerine göre bölünmüş durumda. İstendiği anda özel günlerde, her meslek grubuna e-posta atılabilecek. (Örneğin: gazeteciler gününde, tıp bayramında, öğretmenler gününde v.s). Web sitemiz partimizin hizmetindedir. Bir çekişme veya siyasi rant peşinde değiliz."


ÖZLÜ SÖZ
BİLGİNİN efendisi olmak istersen, çalışmanın kölesi olmalısın.
Balzac

İl başkanı diyor ki...
DYP İl Başkanı Turan Arınç ise yapılan bu "sanal atak" hakkında kendisine bilgi verilmediğini söylüyor.
Web sitesinden genel başkanın bilgisinin olduğunu doğrulayan Arınç, "Bana göre yapılan bu girişim çok yanlış. Arkadaşlarımızın amacı üzüm yemek değil, bağcıyı dövmektir. Bu arkadaşlar, parti için değil, kendi siyasi gelecekleri için bunu yapıyorlar. Biz de teknolojiyi kullanmaktan yanayız. Biz de web sitesi oluşturacağız" diyor.
Bakalım DYP'deki bu "sanal kavga" ne kadar sürecek hep birlikte göreceğiz.

cbilgen@milliyet.com.tr



EGE
Savaş ve barış!
Eksik olan o son vuruş
Onun hayatı kitap
Vergi mükellefinin 'dini bütünü' makbul





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Çağlayan Bilgen
Bülent Buda
Sirel Ekşi
Reşat Yörük

© 2005 Milliyet