|
 |
|
|
'Mektupları açıklayan suç işler...'
'Latife Hanım'ın mektupları' tartışması, uzmanları böldü. Profesör Kaplan, Atatürk'ü koruyan kanuna göre, mektupların açıklanamayacağını söyledi
TÜRKER KARAPINAR Ankara
Atatürk'ün 2.5 yıl evli kaldığı Latife Hanım'ın günlükleri ve mektupları üzerindeki 25 yıllık yayın yasağının kalkmasıyla başlayan tartışmaya uzmanlar da katıldı. "Aşk mektuplarını açıklamam" diyen Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu, Latife Hanım'ın mektup ve günlüklerini içeren 2 çuvalın mühürlerinin söküldüğünü ve kendisinden başka belgelerin içeriğini bilenin olmadığını söyledi. Özel ifadeler taşıyan metinlerin açıklanması kararını Latife Hanım'ın mirasçılarının vereceğini söyleyen Halaçoğlu, "Atatürk'e gönderilen mektuplar bizde değil, muhtemelen Cumhurbaşkanlığı'nda bulunuyor. Bizde sadece Latife Hanım'a ait olduğu bilinen evraklar var" dedi.
3 koruma alanı var
Ankara SBF'den Medeni Hukuk Profesörü İbrahim Kaplan, İsviçre Medeni Kanunu şerhleri içinde "gizli, ortak, duygusal" olmak üzere 3 koruma alanının bulunduğunu vurguladı. Vücut dokunulmazlığı, cinsel yaşam, yakın arkadaşlarla ilişkiler gibi konuların bu alana girdiğini anlatan Kaplan, Türk Medeni Hukuku'nda da bu özgürlüklerin korunduğuna dikkat çekti.
Soruşturma başlatılır
25 Temmuz 1951 tarihli Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun'un, Atatürk'ü tahkir ve kötülemeyi 3 yıl hapisle cezalandırdığını kaydeden Kaplan, şunları söyledi: "Mektupları kaleme alan, evlilik, tanışma ve boşanmaya kadar giden ilişkilere değiniyor olabilir. Mektuplarda, onların manevi kişiliklerini, şerefi, haysiyeti ve itibarı zedeleyebilecek ifadeler olabilir. Dolayısıyla bunları açıklayan, suça iştirak etmiş olur. Kanuna göre, mektuplar açıklandığı anda savcılar resmen soruşturma başlatmak zorundadır. Mektuplar kaybolsa dahi açıklanamaz."
Ortada utanılacak bir şey yok
HACETTEPE Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümü'nden Prof. Dr. Mehmet Derviş Kılıçkaya, Kaplan'ın aksine şu görüşü dile getirdi: "Latife Hanım'ın bir kadın olarak olaya yaklaşımı duygusaldır. Özel hayatı incelendiğinde, Atatürk'e yazdıklarının onun manevi şahsiyetini, itibarını, şerefini, şahsiyetini tahkir edecek nitelikte olmadığını düşünüyorum. Atatürk'ün özel hayatı ve Cumhuriyet dönemi hiçbir zaman karanlık olmadığı gibi Atatürk de hiçbir zaman utanılacak bir şey yapmadı. Bu nedenle belgelerin kamuoyuna açıklanmasında hiçbir sakınca görmüyorum."
Ata'nın boşanma mektubu
12 TEMMUZ 1975'te cilt kanserinden vefat ettikten sonra Aralık 1976'da kamu görevlileri huzurunda Latife Hanım'ın odasına girildi. Odada bulunan belgeler Türk Tarih Kurumu'na teslim edildi. Aralarında, Atatürk'ün Latife Hanım'a yazdığı etkileyici boşanma mektubunun da bulunduğu 2 büyük torbadaki evrak için Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesi, 1980'de, "25 yıl gizli tutulacaktır" kararına vardı. Karara, Latife Hanım'ın akrabalarının avukatı tarafından, kişiye özel belgelerin yayımlanmaması koşulu da koyduruldu. 25 yıldır saklanan belgeler arasında Latife Hanım'ın eski harfli 178 sayfalık anı defteri, Atatürk'ten Latife Hanım'a 4 mektup, 3 telgraf, Latife Hanım'dan Atatürk'e 20 mektup ve 2 telgraf da var.
|
|
|

|