Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 06 Şubat 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Emine Hanım'la Haydi Kızlar Okula


Semra Hanım'dan sonra Emine Hanım'ın da özellikle kız öğrencilerin okula gönderilmeleri konusundaki çabaları, takdire şayan. Umarız, bu heyecanları hiç azalmadan devam eder.
Emine Hanım, Başbakan Erdoğan'ın İzmir ziyareti sırasında da boş durmadı. Okula gidemeyen kız öğrencilere yönelik çabalarını sürdürdü. Sarıkız, Karakız ve Rabia'nın okula gönderilmeleri konusunda ailelerini ikna etti.
İzmir, okuma yazma bilmeyenlerin en yoğun olduğu kentlerimizden birisi. İç göçle gelen anne ve kızların pek çoğu okuma yazma bilmiyor. Aslında bu İzmir için büyük bir ayıp. Rahmetli Piriştina ve sivil toplum örgütleri, bu konuda çok çaba harcadı. Ama hâlâ on binlerce hatta yüz binlerce okuma yazma bilmeyen var.
Sarıkız ve Karakız'ın ailesi Tokat'tan, Rabia'nınki ise Siirt'ten göç etmiş. Ekonomik nedenlerle çocuklarını okula gönderemiyorlarmış. Destek sözü verilince ikna olmuşlar... Söz okula gidemeyenlerden açılınca, akla hemen İstanbul Kartal'daki Esra geliyor. Hatırlanacağı gibi ailesi de, Esra da okula sıcak bakmıyor. Gerekçe de başının örtülü olmasına izin verilmemesi. Kaymakam, milli eğitim müdürü defalarca evine gitti ama ikna olmadılar. Oysa Anayasa açık. İlköğretim zorunlu ve parasız. Yani aile ekonomik nedenlerle çocuğunu okula gönderemiyorsa, devletin ona destek olması gerekiyor. Aynı şekilde hiçbir mazeret gözetmeksizin çocukların okula devamlarının sağlanması da anayasal bir zorunluluk.
AKP iktidara gelinceye kadar, çocuğunu okula göndermeyenlere hapis cezası öngörülüyordu. AKP, hapis cezasını kaldırıp yerine para cezası getirdi. Ama o da uygulanmıyor. Sonuçta okumayan kızlar kervanına Esra da katılacak. Bir on yıl sonra da onlar için Haydi Kızlar Okula kampanyası düzenleyeceğiz. O da anne olduğunda okuma yazma bilmemenin ezikliğini yüreğinde hissedecek, çocuklarına karşı mahcup olacak.
Emine Hanım, Esra konusuna mutlaka el atmalı. Aileyi ikna etmeli. Esra okullu olmalı. Yoksa Haydi Kızlar Okula kampanyasının bir anlamı kalmaz.

Eğer eğitim önemliyse...
Başbakan Erdoğan, Türkiye'yi dört ayak üzerinde yeniden inşa etmeye karar verdiklerini, İzmir'de bir kez daha dile getirdi. Neydi bu ayaklar:
Eğitim, sağlık. adalet ve emniyet.
Diğer üç konu da elbette önemli. Ama iyi bir eğitim altyapısı olmadan diğer konularda sonuç alınamayacağını çok iyi biliyoruz. Peki eğitim konusuna yeterince önem veriliyor mu? Evet demek o kadar zor ki... Kaldı ki eğitim konusunu ihmal eden sadece devlet mi? Anne babalar, sivil toplum örgütleri, medya ve de her şeyden önemlisi eğitim kurumları, eğitime ne kadar önem veriyor?
MEB, YÖK, üniversiteler, okullar, halk eğitim merkezleri, kurslar vb. eğitim kurumları, çeşitli nedenlerle eğitime katkıda bulunma yerine birbirlerini yemekle meşguller. Öğretim kadroları da görev aldıkları kurumlardan farklı değil. Onlar da ekonomik koşulları ve çalışma ortamları nedeniyle moral bozukluğu içindeler.
Okul öncesinden üniversiteye kadar köklü bir eğitim reformu gerekiyor. Ama bu konuda ciddi bir ön hazırlık yok. Başbakan'ın söylemleriyle icraatları işte bu noktada örtüşmüyor. Bir yandan eğitim çok önemli diyor, öte yandan en az zaman ayırdığı konu maalesef eğitim. Ekonomide, dış politikada, sağlıkta kat edilen yolun ne kadarı eğitimde alındı? Bunun muhasebesi mutlaka yapılmalıdır. Milli Eğitim Bakanlığı, hem Mumcu hem de Çelik döneminde çok önemli projeler üretti. Ama ne kadarı hayata geçti? Ne kadarından nasıl bir sonuç alındı? Daha da önemlisi, temel sorunların ne kadarı masaya yatırıldı?
Özetin özeti: Üç kız öğrenci okula kavuşturulurken, on binlercesi okuldan kopuyor. Okuma yazma bilmeyen her çocuk, hepimiz için en büyük yüz karasıdır..

aguclu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Taka tuka, tuka taka...
NASREDDİN Hoca'ya sormuşlar:
Melih AŞIK
SEKA'lı arkadaşlar!
"Siyasetçi ka - ti - li yapmayın bizi"
Fikret BİLA
Rice dönemi
ABD Dışişleri Bakanlığı görevini devralan Con...
Hasan CEMAL
Dönüm noktası!
Pazar günkü bu yazımı, Yargıtay Ceza Genel Ku...
Güneri CIVAOĞLU
Kıymayın çocuklara
Geçen hafta pazar günü yayımlanan Şeffaf Oda'...
Can DÜNDAR
Bir hayalin peşinde...
Erzurumlu İbrahim Hakkı Efendi, 1700'lerin or...
Abbas GÜÇLÜ
Emine Hanım'la Haydi Kızlar Okula
Semra Hanım'dan sonra Emine Hanım'ın da özell...
Mehmet Y. YILMAZ
Yeni tip yapılaşma bize neler söylüyor?
Geçenlerde karıştırdığım bir kitapta ilginç b...
Hasan PULUR
Deyimlerin kökeni...
GEÇEN gün birkaç dost oturmuş laflıyorduk. He...
Derya SAZAK
Laiklik
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, TCK 312/2. maddes...
Meral TAMER
Kendinizi yeniden keşfetme seansı
Önünüzde 3 farklı senaryo var. Yapacağınız il...
Ece TEMELKURAN
Ciddiye almayın!
Siyah kadın kapıyı açtı. Açar açmaz kendisini...
Tamer HEPER
Basit iki kural
Bizde (adı biraz daha uzun olan) ateşli silah...
Osman ULAGAY
Greenspan'in analizinden Türkiye'ye dersler
ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Alan Greensp...
Güngör URAS
Yabancılar, Çin'e 560 milyar dolar yatırmış
Biz Çin'i çok nüfuslu, Mao'cu, özel mülkiyeti...
Serpil YILMAZ
Gıda sanayii ve lokal markalar
Uzun bir adı var; İstanbul İhracatçı Birlikle...

© 2005 Milliyet